Ara
  • Litera

Lawrence Ferlinghetti hayatını kaybetti

Beat Kuşağı'nın öncüsü, City Lights Kitabevi'nin kurucusu, efsanevi yayıncı, efsanevi şair Lawrence Ferlinghetti 101 yaşında hayata veda etti.

San Francisco'nun şair-i azamı, yazar, yayıncı, ressam ve aktivist Lawrence Ferlinghetti hayatını kaybetti. 1919'da New York'ta doğan, Columbia Üniversitesi ve Sorbonne'da eğitimini tamamlayan Ferlinghetti, 1951 yılında San Francisco'ya yerleşti. Şehirdeki hatta ülkedeki bütün kitapçıların hafta içi saat beşte kapanmasını, hafta sonu ise hiç açılmamasını büyük bir eksiklik olarak gören şair 1953 yılında arkadaşı Peter Dean Martin'le birlikte City Lights Kitabevi'ni kurdu. Kitabevinin amacı edebiyatla ilgilenenlerin toplanabileceği bir kültür merkezi yaratmak, edebiyatı herkes için erişilebilir kılmaktı. İki yıl sonra, sıradışı, muhalif ve radikal sesleri cesaretlendirebilmek amacıyla kurdukları yayınevi Kerouac, Ginsberg, Paul Bowles, Gary Snyder ve Gregory Corso gibi yazarların kitaplarını edebiyat çevreleriyle buluşturdu.

1955'te arkadaşı Kenneth Rexroth vasıtasıyla gittiği Six Gallery'deki bir etkinlikte Allen Ginsberg Howl'u okuyordu. Hemen ertesi gün Ginsberg'e telgraf çekerek şiiri yayımlamak istediğini bildirdi. Howl'un yayımlanmasının ardından hem Ginsberg hem de Ferlinghetti hakkında "kitabın müstehcen içeriğinden" dolayı dava açıldı.

O günlerde büyük yankı uyandıran bu dava esnasında pek çok edebiyat eleştirmeni ve yayıncı tanık kürsüsüne çıkarak, şiirin edebi değerlerini savundular, en sonunda şiirin müstehcen olmadığına karar verilerek yazar ve yayıncı suçsuz bulundu. Bu davanın ardından Beat şairleri edebiyat sahnesindeki yerlerini sağlamlaştırarak hem Amerikan hem de dünya edebiyatında çığır açan bir akıma öncülük ederken, Ferlinghetti de aktivist kimliğiyle ülkenin en önemli ifade özgürlüğü savunucularından biri oldu.


Kendini "İlk Beat değil de, son bohem" olarak tanımlayan Ferlinghetti, hayatı boyunca yazdığı elliden fazla kitabıyla, kitapçılık anlayışını değiştiren City Lights Kitabevi'yle, altkültüre ve görmezden gelinenlere fırsat tanıyan yayıneviyle, öncülük ettiği Beat kuşağıyla, asla vazgeçmediği muhalif ve aktivist kimliğiyle edebiyata emsalsiz katkılar sundu. Başarılarıyla gurur duyup duymadığını soran bir muhabire şöyle cevap veriyordu bir röportajında: "Bilmem ki. 'Gurur' çok bencil bir kelime. Mutlu desek daha iyi. Tabii mutluluğun anlamını tanımlamaya kalkışmadığınız sürece."