Ara


Öykü: Ben Deli Değilim
"Belki de sadece bu geçici yerde oyalanmamız gereken şeyler vardır: Bir şeylere kutsallık yüklemek, yaptığımız işi kutsal görmek..." Yusuf Kırgın Doğru olup olmadığını bilmiyorum ama sanırım hayatımı başkalarını mutlu etmek için yaşadım. Doktor olmayı hiç istemedim. Benim doktor olmama sebep olan babamdı. Belki de kendisi bir hademe olduğu için benim doktor olmamı istedi. Doktorların odalarını, hastane koridorlarını temizlerken, doktorluğun ihtişamına kapılmı

Litera
5 gün önce


Öykü: Bol Suyla
"Acıkmış mıydım? Emin değildim ama bir şeyler yemek, zamanı doldurmanın bir yoluydu." Zeliha Yeşim Günay Gökyüzü gri bir metal rengindeydi. Yağmur iki gündür durmadan yağıyordu. Sadece yağmıyor; her yere sızıyordu. Kaldırım çizgilerini yutmuştu. Suyun nerede bittiği, asfaltın nerede başladığı belli değildi. Yağmurluğun naylonu tenime yapıştığından her hareketimde hışırdıyor, beni olduğumdan daha hantal gösteriyordu. Çizmelerimin içindeki çoraplar terden rutubetlenmişti. Biten

Litera
9 May


Öykü: Yaz Gecesi ve Pasta
"Direkt mutfağa geçiyorum. Severim mutfak sohbetlerini. Dert orada daha rahat anlatılır. Düşünmek için tuvalet, dertleşmek için mutfak." Mehmet Kalender Uzandığım koltuğun köşesinde, başımın ucundaki lambaderin sarı ışığı beni geri çağırıyor. Uykunun kıyısındayım. Annemin sesi geliyor: “Hazal, uyuyor musun? Neyse…” “Işığı aç anneciğim, uyumuyordum. Ne oldu?” “Naciye teyzen rahatsızlanmış yine, Aygül teyzenle hastaneye gidiyoruz, haberin olsun.” Daire kapısının önünden Aygül t

Litera
2 May


Öykü: Eşref Saati
"Yalnızlık güzeldi de böyle zamanlarda yatıştıracak birisi ne iyi olurdu. Kendim söylediğimde sahte görünecek teselli sözleri başkasının ağzında nasıl da ışıl ışıl hakikatlere dönüşür, sakinleştirirdi." Yakup Yılmaz Hikayenin kıvılcımını çakan Elif’e… yalnız küllerinden mi asıl yalnızlığından doğar ankâ Orhan Alkaya Üşenmeyip yukarıdaki markete de gitseydim keşke. Kapağı alüminyum kâğıt olan yeni konservelerden alsaydım böyle olmazdı. Neyse olan oldu deyip, peçete ile sarıyor

Litera
26 Nis


Öykü: Sekans
"Derisi yer yer dökülmüş ceketini burnuma yaklaştırdım. Yüksek binaların sıvasını yapan adamın kokusunu aradım." Tuba Susoy Toprak I- Kadın Kapının açılışıyla irkildim. “Korkma,”dedi, “ ben geldim.” “Seni beklerken içim geçmiş, hoş geldin.” “Hoş bulduk.” “Geciktin.” “Çok iş vardı bugün.” Ceketini çıkardı, benden kalan boşluğa, pencere önündeki koltuğa oturdu.

Litera
1 Nis


Öykü: …ciğim
"Birisi 'Geçmiş olsun,' dedi. Ben atladım hemen 'Sağ ol,' diye. Meğer bana dememiş." İkbal Gemici Nasıl parlak gözleri vardı. Hele bir de güldü mü güneş sönük kalırdı yanında. Ölmeden cenneti yaşamak gibi bir şey. Biçimli ağzının kenarında beliren o iki çizgi başka hiçbir kadında bu denli güzel durmazdı. O güzellikte kaybolmak için hep gülsün isterdiniz. Bir hastabakıcı geldi elinde mavi bir hastane elbisesiyle. “Olmaz,” dedim, “Bu çamaşır suyu lekeli. Giymem ben bunu.” Refak

Litera
24 Mar


Öykü: İnsanlar Gittikten Sonra
"Sanki biri beni bir satır kodun ortasında unutmuş gibi. Etrafımda uzanan şey bir mekân değil; daha çok terk edilmiş bir fikir sanki." Mete Gürkan Bölüm I – “Optimize Edilmiş Yanlışlık” Burada artık zaman yok. Ya da varsa bile, beni ilgilendirmiyor. Bu dijital enkazın merkezinde, adı çoktan silinmiş bir koordinatta asılıyım. Direngen bir sessizliğin derin koordinatında. Ne tam olarak düşüyorum ne de tam olarak duruyorum. Sanki biri beni bir satır kodun ortasında unutmuş gibi.

Litera
19 Mar


Öykü: Cüzdan
"Zamanın tek güvenilir yanı, akrebin sekizi, yelkovanın ise on ikiyi gösterdiği o mesai saatiydi zaten." Çilem Kılıç Sabah, eski bir çorap gibi sökülmüş bulutların arasından sızan eksik bir ışıkla aydınlandı. Hava ne tamamen soğuktu ne de tam anlamıyla ılık; insanın içini ne ısıtır ne de üşütürdü, tıpkı onun hayatı gibi. Metin, ayaklarının altına yapışmış çamuru hissederek, dalgın dalgın yürüyordu. Elindeki mavi kapaklı defteri kıvırarak koltuğunun altına sıkıştırmıştı. Bazı

Litera
9 Mar


Öykü: Meditasyon
"Bu kadınları gerçekten anlamıyorum! Geç otur karşıma, sor fikrimi değil mi?! Yok illa böyle tuhaf şeyler yapacaklar." Buse Çetiner Üzer Elimden tutarak beni çalışma odasına götürdü. Ciddi bir konuşma yapacak olmalı. Gülmemeliyim. Bu odanın kasveti beni geriyor. Siyah fon perdeler, bordo koltuklar ve gri duvarlar; insanı her an içine çekecek gibi duran gotik tablolar. Mezarlıktan hallice ürkütücü bir ortam anlayacağınız. Arkasında duvardan duvara ceviz kitaplık bulunan, sü

Litera
26 Şub


Öykü: Döngü
"Kışın yaza bağlandığı o kısa zamanlardan biri. Dünya bir kez daha rengini değiştiriyor." Gülsüme Kılıçarslan Bankta oturmuş Emel’i bekliyorum. Son görüşmemizden kavgalı ayrıldık. Gönlünü almak için buluşmaya ikna ettim. Beklerken etrafı izleyerek zihnimde dolaşan ihtimalleri susturmaya çalışıyorum. Kışın yaza bağlandığı o kısa zamanlardan biri. Dünya bir kez daha rengini değiştiriyor. İnsanlar rengârenk karıncalar misali önümden akıp giderken, yolun karşısındaki bankta esmer

Litera
14 Şub


Öykü: Geleceğin Özlemcisi
"'Hayvan Çiftliği,' şimdiye kadar hiç tatmadığı bir yolculuğa zorla sürüklemeye çalışıyordu onu. Artık kurtlanmamaya!" Nerede değilsem, orada iyi olacakmışım gibi gelir.* George, çılgın adamın tekiydi. Hem de oldu olası öyleydi. Bir yerde altı aydan fazla kalırsa çürüyüp kokuştuğunu düşünen cinsten! Kurtlanıp çıktığı yolculuklarını ya ortalık yemyeşilken yapardı ya da sarı kırmızıya döndüğü zaman yaprakların. “Gitmek mi? Kalmak mı?” diye atılmış yazı tura sonrası yazı da tura

Gönül Malat
13 Şub


Öykü: Islık
"Kendimi dinliyorum, benim içimden bir ben sanki. İçimi kemiren o ikinci ben, bazen gerçek benliğimin önüne geçmeye çalışıyor." İlhan Gerimterli Günlerdir dişlerimin arasından çıkıp dudaklarımda süzülen bir ıslık peydah oldu ki hiç sormayın. Belki de zihnim, fark etmediğim bir yerden kendini dışarı sızdırıyordur. Farkında olmadan bir şarkının ezgilerini çalıyorum. Bazen de anlamsız sesler, buruk melodiler çıkıyor ıslığımdan. Neye denk geliyorlar bilmiyorum. Dinlediğim müzikle

Litera
5 Şub


Öykü: Annemin Ayakkabıları
"Bir nehir, yatağını terk etmişti de suyun yerine boşluk uzanıyordu. Ev, üzerindeki kıyafeti soyunup annemle birlikte gitmişti." Sema Öztürk Annem o gün öldü. Bunu duyar duymaz değil, eve geldiğimde anladım. Bir nehir, yatağını terk etmişti de suyun yerine boşluk uzanıyordu. Ev, üzerindeki kıyafeti soyunup annemle birlikte gitmişti. Kapıdan içeri adım attığımda, doğup büyüdüğüm eve değil, bambaşka bir eve girmiş gibi hissettim. Her şey, olması gerekenden yüzlerce adım geri ç

Litera
29 Oca


Öykü: Duvarda
“Şu yaştan sonra saçlarımı görseler ne olacak, ah gençliğimde göreceklerdi beni, gördüler de ne oldu, ah bahtı yanık eli bozuk Hacer’im ah.” Yeşim Öz Bu sabah yatağından çabuk doğruldu. Gece yatarken gevşettiği beyaz tülbentini düzeltti, sonra çıkartıp bezi kokladı. Rahmetli eşinin yıllarca bıyıklarını taradığı küçük aynaya uzaktan baktı. “Biz ekşimik olmuşuz, tülbent olmuş çok mu?” dedi. Tülbenti fıydırdı, salona çıktığında kış, iyiden iyiye ben geldim diyordu salondaki eşya

Litera
25 Oca


Öykü: Lotus Siyah Açar
"Bilmek ve yapmak arasındaki uçurum, tıpkı göl yatağının şu anki derinliği gibi: Neredeyse ölçülemeyecek kadar sığ, ama yine de içine düşünce boğulabilirsiniz." Işın Güner Tuzcular Belediye başkanı, monitöre gözlerini kısarak baktı, parmaklarıyla masaya sinirli ritimler vuruyordu. "Serhat Karadüş hesabı, son 24 yirmi dört saatte yirmi bir paylaşım yapmış, çok yorum var," dedi hızlıca, ekrandan gözlerini bir an bile ayırmadan. "Hepsinde aynı etiket: #EberÖlüyor." Öfkeyle dosya

Litera
16 Oca


Öykü: Çocuk Adam
"Uyanıkken gerçeği bükebiliyordu ama uyurken gerçeğin gözlerine bakıyor ve yanıyordu. Bu sefer başka türlü olsun istedi. 'Acıya dayanabilirim,' dedi." Burcu Nahmias Kanepede uyumanın hiç iyi bir fikir olmadığını düşünerek uyandı. Telefon çalıyordu. Ekranda annesinin yıllar önce çekilmiş fotoğrafı. “Günaydın annem.” “Nasılsın oğluş?” “Bomba gibiyim,” dedi Emin. “Hadi oradan, daha yeni uyanmışsın. İlaçlarını da içmedin tabii. Saatin kaç olduğundan haberin var mı?” “On biri yedi

Litera
11 Oca


Öykü: Kimlik
"Salim gibiler, dünyaya fırlatılmışlık hissiyle baş etmeye çalışırken o arada boş durmayıp gerek eylem alanlarında gerek sosyal medyada sistemi eleştirmekten geri durmayan tiplerdi." Emir Akköse Salim, buraya öyle böyle, sınır sınır geldikten sonra bir tanıdığının tanıdığıyla kontakt kurup Berlin Neukölln’de bir bara taşındı. Yani sırt çantasını o bara taşıdı. Barın sahibi Teoman (gerçek adı mı bilmiyoruz), yaşı o kadar büyük olmamasına rağmen babacan bir

Litera
8 Oca


Öykü: Yeşim Taşlı İncili Küpeler
"Elli lira para üstü, derken ben, adam yüzüme bakıp 'Para vermediniz ki,' diyor. Bir sıcaklık karnımdan göğsüme, oradan yüzüme doğru yükseliyor." Gülizar Aytekin Küçük bir poşetin içindeler. Hâlâ tamir edilmeyi bekliyor kulak çengeli kopuk olan. Çantaya atıp çıkıyorum. Nakit verirsem küpeyi daha uyguna tamir ettirebilirim. Cüzdanımı yokluyorum, para çekmeliyim. Bankalar sokağının ortasındaki dut ağacı olay yeri bantlarıyla çevrilmiş. Özel güvenlik elemanları bandın dışında di

Litera
4 Oca


Öykü: Oğlan Çocuğuna Saç Gelmez
"Bu hikâyeler öyle akıcıdır ki okur zamanın nasıl geçtiğini anlayamaz ve kendisini bir hafta sonraki müsabaka alanında bulur." Ebuzer Kalender Bir gün kasapla berber oğullarını güreştirmeye karar verir. Kasabın oğlu iridir, berberinki ise cılız. Kasap oğlunun kazanacağından emindir. Hem kasabın oğlu daha önce yörenin ünlü güreşçisi Dalyan Ali Reis’ten eğitim de almıştır. Esnaf taifesi berbere götüyle güler: Neyine güvenirsin a enayi, hiş şuncacık oğlan şu çam yarmasını devire

Litera
2 Oca


Öykü: Satır Arası
"Eskiden serçeler vardı burada. Onlarla birlikte özgürdük. Tavan arasından gelen hızlı kanat sesleriyle uyanırdık. Her tüy bir mevsim, her ses bir çağrıydı. Birlikte çoğalırdık. Sonra insanlar geldi. Sonra gittiler. Hangisi önce oldu, hatırlamak size zor. Ama biz hatırlarız." Ayşe Begüm Çelik Duvar çatlaklarından süzülen sessiz, ince çizgileriz biz. Bu dairenin ses vermeyen, adı olmayan nöbetçileri. Pencerelerden taşan, odalara sinen o soluk ışık gibiyiz. Gitmeyiz. Biri gönde

Litera
22 Ara 2025












