Ara


Öykü: Ne diyordun?
"Pardon, seni duyamadım, demek yerine, olabilir dedim." Burcu Aydoğan Söylediklerini anlamıyorum, dedim. Karşımdaki sandalyede, gözlerimin içine bakarak, ara vermeden konuşmaya devam etti. Onun yerine, dikkatimi etrafıma dolan rüzgâra verdim. Rüzgâr, elbisemin eteğinden içeri girdi. Bacaklarımın üst kısmında gezindi. Ürperdim. Temasının serinliği hoşuma gitti. Nefesimi tuttum, gözlerimi yavaşça kapatıp geri açtım, nefesi bıraktım. Gülümsemek uygunsuz kaçabilirdi, derin iç çek

Burcu Aydoğan
22 Eyl


Öykü: Tek Bir Damla Bile
"Soğuk havanın burnumdan geçişiyle boğazım donsun, yüzüme batan kar taneleri dilimi koparsın da gıkımı çıkarmayayım. Gözlerim kapalı nefeslendim, beynim uyuşana kadar bekledim." Nurhan Şahinkaya Öleceği günü takvime kırmızı kalemle işaretledi. Ve son noktayı koydu kayınpederim. Sesi titremiyordu, “Bu kadar,” dedi, “yeterince yaşadım.” Odadaki herkes suspus, ama başlar eğilmiyor, gözler dolmuyor, mimikler değişmeden dümdüz ona bakılıyor. Ortada dehşet bir durum yok sanki, öyle

Litera
14 Eyl


Öykü: Halının Kıvrık Ucu
"İnsan dünüyle yaşar mı arkadaş. Siz bana bugün nerede olduğunuzu söyleyin bir bakalım. Ben de yaptıklarımı sayayım." Burçak Sınmaz Bazı bedenler bir kez doğmakla yetinmez ya, değiştiğimizde geride bıraktığımız kişi ölmüş mü olur? Kalkıp pencereyi açmalı. Bu halının ucu da. Nem mi var bu evde de kıvrılıyor böyle. Defterlerimizin kıvrık uçlarına ataç takardık. Açmamalıydım telefonu. Avuçlarım, ensem, memelerimin arası ter içinde. Ne oluyor bana. Ellerimin tersiyle boynumu iki

Litera
8 Eyl


Öykü: Otuz Dokuz
“İlk başladığımda kokudan yiyemiyordum. İnsan her şeye alışıyor.” Hande Sarı Güneş doğuyor, geceden kalan koyu tonlar gökyüzünden yavaşça siliniyordu. Araç yoldaydı. Metal kafeslerin telleri kasislerde sarsılıyor, bagajdaki ağır koku bulduğu her boşluktan içeri sızıyordu. Islak bez, çamaşır suyu, idrar. Geçmiş günlerin kalıntısı. Murat dirseğini cama yaslamıştı. Simidin kalan son parçasını ağzına attı, çiğnedi.“İlk başladığımda kokudan yiyemiyordum. İnsan her şeye alışıyor.”

Litera
31 Ağu


Öykü: Yarım Tarih
"Kalemin bir yıl ileri gitti. Üstünü çizmedin, yanına doğru yılı yazdın. İki tarih yan yana kaldı." Aynur Türk Makinenin pedalına bastın. İğne indi, kalktı, indi. Üçüncü inişte titreşim şakağına vurdu. Gün böyle açıldı. Dükkân sokaktan iki basamak aşağıda. Duvarın dibindeki ince tuz izi her yıl bir parmak yükseliyor. Sen her yıl aynı yerden siliyorsun. Sabah ışığı vitrin camının alt köşesinden girip tezgâhta avuç içi kadar bir yer tutuyor; gün boyunca makasın sapına doğru kay

Litera
23 Ağu


Öykü: Kaçıncı Yalnızlık
"Yokluğunun istilası sarıyor içimdeki tüm cepheleri." Nezihat Keret Dayanamıyorum! Tamı tamına koca üç ay geçti. Bu kayıtsızlık artık taşınmıyor. Günlerdir süren sessizlik de öyle… Bir haftadır içimde büyüyen tedirginlik korkuya dönüşüyor; kaybetme korkusuna. Yan masalarda sabah simidi eşliğinde paylaştığımız dertler, Erguvan gölgesindeki şarkılar çok geride kaldı. Hatta verdiğimiz sözler de… Hatırlar mısın, baharın son günleriydi. Sanat galerisinde dolaşırken birbirimizi bı

Litera
10 Ağu


Öykü: Pembe Bornoz
"Bak, bu zor bir mücadele! Dayan! Sakın ipin ucunu bırakma!" Sinem Beyaztaş Rüzgâr, penceredeki tül perdeyi usulca koltuğa doğru uçurdu. Denizden esen rüzgârları hatırlattı. Uzandığı üçlü salon koltuğundan tavana bakan kadını bir an gülümsetti. Kadının aklında, internette karşısına çıkan bir fotoğraf vardı: Bir duvar yazısı. Sabah kalkıp işe gidememesine üzüldü bu sefer de! Kıpırdandı. Ağrıyan sırtı yine kendini hatırlattı. Banyoda geçirdiği ka

Litera
3 Ağu


Öykü: Sıcağı Sevmiyorum
"Rodos heykelinin imkânsız olduğu günlerden, yolculuklara çıkan ve okumayı seven kıza sarılıyorum." Banu Semizoğlu Her şeyi topladık mı? Bir şey unutulmadı, değil mi? Sıcakta arabanın arkasına gidip gelip eşyaları yerleştiriyoruz. Güneş, tenime değdiği anda yakıyor. Eskiden sıcak sevmediğimi bilmezdim. Onu sevip sevmediğimi kendime hiç sormamıştım. Sıcağı da diğer her şey gibi kabullenmiştim. Lisede, yaz aylarında fabrikada mevsimlik işçi olarak çalıştığım günler. Sıcağı sev

Litera
26 Tem


Öykü: Melankoli
"Bugün okula gitmesek, şu parkta biraz otursak olur mu?" Cem Alan “Bak,” dedi. “Çiçekler birbirleriyle bilek güreşi yapıyorlar!” Güneş, yüzündeki tüm detayları ortaya çıkarmıştı; önce sarı tüyleri ve cilt lekeleriyle gözüme bir an tatlı bir yabancı gibi görünen oğluma, sonra ise parmağıyla işaret ettiği yöne, rüzgârdan birbirlerine sarılıp dans ediyormuş gibi gör

Litera
15 Tem


Öykü: Şans Topları
"Halâ çok güzel ve hayata karşı umut beslerken burası onun verimli toprağı değildi, ikimizin de değilse burası kimindi?" Handan Aycan Olanlar benim suçum değildi, babamın bir ayyaş olması, annemin evde kocasını bekleyen kadından başının çaresine bakan kadına evrilmesi, hiçbirinde suçum yoktu. Liseyi bitiremeyişimde de benim suçum yoktu. Lise ikide babam ölmüştü, iyi de olmuştu, yaslandığım dağım, yıkılmaz kalem falan değildi o. Benim babam boş bira şişeleriydi, sürekli tıngır

Litera
23 Haz


Öykü: Kaburga
"Bizim bir kurtuluşa ihtiyacımız var, bütün inceliği ve zerafeti şiddette olan bir kurtuluşa." Onur Güzeldiyar Hayat bir çabadır intihar etmemek için dediler, güldüm, inanmazsınız diye düşündüm. Aslında hepsi çok basit bir hikaye... Bizim bir kurtuluşa ihtiyacımız var, bütün inceliği ve zerafeti şiddette olan bir kurtuluşa. Bazen kıpırtısız, durgun, hatta gülümser görünürken bile tüm insanlığın içinde çalkantılara yol açacak denli sarih bir kurtuluşa. Sarsacak, huzuru bozacak

Litera
20 Haz


Öykü: Çocuk Gibi
"Birbirini bir zamanlar çok seven, şimdiyse birbirine değer veren, birbirini değiştirmeye çalışmadan kabul eden iki eski dost. Böyle yaşlanabilirdik." Yelin Bilgin Yaşlı bir çocuğum ben, çocukların en yaşlısı Ağzımda sakız tatlısının hiç eksilmeyen tadı Sevilince kendimi tadıyorum bir de Kendime dönüşüyorum - Ah içimin derin rengi Yoğun kokusu - Edip Cansever, Cemal'in İç Konuşmaları/I Bir çılgınlık anımda hayatıma girmiş, çıkmak bilmemişti. Bizi neyin bir araya getirdiğini

Litera
18 Haz


Öykü: Açlığın Hazzı
“Şu açlığa bir alışamadın.” Anıl Çağal Keşke şöyle güzel bir kuru fasulye ve pilav olsaydı da yeseydim. Kaç gündür yoğurt ekmek ya da Kemal’in dayısının arada getirdiği üzümleri yiyorduk. Tabii üzümü de boş boş değil ekmeğin arasında... Bunu ev arkadaşım Kemal’den görmüştüm ilk ve şaşırmıştım. Artvinliydi, bir köylüydü. Doğu Karadeniz’de böyle ilginç yemekler atıştırmalıklar bir hayli fazlaydı. Arazi yapısı gereği dağda bayırda köylü halk ne bulursa onu değerlendirmeyi öğrenm

Litera
15 Haz


Öykü: Komşu komşunun külüne muhtaç
“Kırılgan bir nokta arıyorum sözlerinde, duruşunda ama zırhsız bir alan bırakmamış gibi kendisine.” Nafiye Gölbaşı Tam tuvalete girdim, zil çaldı. Onlar gelmeden girer, çıkarım diye düşünmüştüm ama zamanı iyi ayarlayamadım. Tüh! Kapıyı açıyor bizim adam. Ben kaldım içerde. Gelenler yeni komşularımız. Klozete kâğıtları doldurup, ses çıkarmamaya çalışıyorum onlar salona girene kadar. Oğlanın öğlen mesaj attığını, akşama uğramak istediklerini söylemişti bizimki. Kaynaşmak için

Litera
14 Haz


Öykü: Kavanozdaki Erikler
"Eve döndükleri o gün farkına varmıştı aslında. Ayaklarının altından dönmeyi sürdürmüştü dünya." Erdi Ülküseven Adımları kata varınca yavaşladı. Kapının önünde kımıldamadan durdu bir süre. Soluğunu dizginledi. Fotosel söndü, karardı her yer. Bir ses, bir işaret bekledi. Gelmedi. Anahtar şıngırdayarak birkaç sefer döndü kilitte. Kapı gıcırdayarak aralandı. Tepedeki lambanın ölgün ışığı içeriye düştü. Eli soğuk duvarda gezindi. Lambanın düğmesi, ayrılmadan önce çıkardığı terlik

Litera
4 Haz


Öykü: Spartaküs Ölmeli
"Belki de insanoğlu olarak hazırlıklıydık bu duruma; en azından bilinçaltımızın bir yerlerinde, gün yüzüne çıkmasından korktuğumuz için ustalıkla sakladığımız, hatırlamamak için de epey çaba sarf ettiğimiz böylesi bir tehlikenin varlığından haberdardık." Çağdaş Turan O yıl, ben de dâhil olmak üzere olur olmadık yerde Eylül ayına methiyeler düzenlerin, yağmur sonrası etrafa yayılan toprak kokusunun güzelliğinden, süzüle süzüle yere düşen sararmış yaprakların yarattığı melankol

Litera
24 May


Öykü: Ben Deli Değilim
"Belki de sadece bu geçici yerde oyalanmamız gereken şeyler vardır: Bir şeylere kutsallık yüklemek, yaptığımız işi kutsal görmek..." Yusuf Kırgın Doğru olup olmadığını bilmiyorum ama sanırım hayatımı başkalarını mutlu etmek için yaşadım. Doktor olmayı hiç istemedim. Benim doktor olmama sebep olan babamdı. Belki de kendisi bir hademe olduğu için benim doktor olmamı istedi. Doktorların odalarını, hastane koridorlarını temizlerken, doktorluğun ihtişamına kapılmı

Litera
13 May


Öykü: Bol Suyla
"Acıkmış mıydım? Emin değildim ama bir şeyler yemek, zamanı doldurmanın bir yoluydu." Zeliha Yeşim Günay Gökyüzü gri bir metal rengindeydi. Yağmur iki gündür durmadan yağıyordu. Sadece yağmıyor; her yere sızıyordu. Kaldırım çizgilerini yutmuştu. Suyun nerede bittiği, asfaltın nerede başladığı belli değildi. Yağmurluğun naylonu tenime yapıştığından her hareketimde hışırdıyor, beni olduğumdan daha hantal gösteriyordu. Çizmelerimin içindeki çoraplar terden rutubetlenmişti. Biten

Litera
9 May


Öykü: Yaz Gecesi ve Pasta
"Direkt mutfağa geçiyorum. Severim mutfak sohbetlerini. Dert orada daha rahat anlatılır. Düşünmek için tuvalet, dertleşmek için mutfak." Mehmet Kalender Uzandığım koltuğun köşesinde, başımın ucundaki lambaderin sarı ışığı beni geri çağırıyor. Uykunun kıyısındayım. Annemin sesi geliyor: “Hazal, uyuyor musun? Neyse…” “Işığı aç anneciğim, uyumuyordum. Ne oldu?” “Naciye teyzen rahatsızlanmış yine, Aygül teyzenle hastaneye gidiyoruz, haberin olsun.” Daire kapısının önünden Aygül t

Litera
2 May


Öykü: Eşref Saati
"Yalnızlık güzeldi de böyle zamanlarda yatıştıracak birisi ne iyi olurdu. Kendim söylediğimde sahte görünecek teselli sözleri başkasının ağzında nasıl da ışıl ışıl hakikatlere dönüşür, sakinleştirirdi." Yakup Yılmaz Hikayenin kıvılcımını çakan Elif’e… yalnız küllerinden mi asıl yalnızlığından doğar ankâ Orhan Alkaya Üşenmeyip yukarıdaki markete de gitseydim keşke. Kapağı alüminyum kâğıt olan yeni konservelerden alsaydım böyle olmazdı. Neyse olan oldu deyip, peçete ile sarıyor

Litera
26 Nis









