Ara


Yaratıcılık Ritüelleri 76 Didem Kazan Sol: "Yazı, ben bıraktığımda geri dönüyor"
"Bazen tek bir kişinin 'devam et' demesi, birçok kapalı kapıdan daha etkili olabiliyor. " Yazarların yazma deneyimlerine odaklanan Yaratıcılık Ritüelleri'nde Semrin Şahin'in bu haftaki konuğu Didem Kazan Sol Yaratıcı sanatlarda akışta kalmanın, kendimizi yaratma anının içinde tutarak, sürüklenmeden kalabilmenin ne kadar zor olduğu bilinen bir gerçek. Bizi “an” a döndürecek bazı küçük totemler, seremoniler, bazı ritüellerin olmasının yaptığımız çalışma üzerinde odağımızı canlı

Semrin Şahin
3 gün önce


Anne, hafıza ve şiirin kolektif bahçesi
Orhan Aytuğ Tolu, Haydar Ergülen’in son şiir kitabı cömert gül üzerine yazdı: "Haydar Ergülen’in anne sevgisi izleğinde yazdığı şiirler; fedakârlık, vefa, çocukluk, zamanın hızlı akışı ve değerler ağı etrafında gelişiyor." Haydar Ergülen’in son şiir kitabı cömert gül , Kasım 2025’te Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlandı. Önceki şiir kitaplarının ilk sayfasında yer alan “Nar’ın Babası” notu, bu kitapta yine ailevi bir ilişkiye işaret edecek şekilde uyarlanıyor: “Nazlı G

Litera
3 gün önce


Yaratıcılık Ritüelleri 75 Abdullah Ataşçı: "Yazıyı, madenciliğe benzetebiliriz."
"Sessizlik, ferahlık, düzen ve temizlik önemli ama yazma arzusunun, bütün alışkanlıkları aşan müthiş bir gücü var." Yazarların yazma deneyimlerine odaklanan Yaratıcılık Ritüelleri'nde Semrin Şahin'in bu haftaki konuğu Abdullah Ataşçı Yaratıcı sanatlarda akışta kalmanın, kendimizi yaratma anının içinde tutarak, sürüklenmeden kalabilmenin ne kadar zor olduğu bilinen bir gerçek. Bizi “an” a döndürecek bazı küçük totemler, seremoniler, bazı ritüellerin olmasının yaptığımız çalışm

Semrin Şahin
10 Mar


Kendi kelimelerimizi aramaya davet
Demet Eker, Ayşen Yenilmez’in romanı, Çürümüş Kelimeler üzerine yazdı: "Romanda karakterler, kelimelerle şekillenir, kelimelerle yaralanır ve nihayet kelimelerle iyileşme yoluna girerler. Bu bağlamda roman, kurgusal bir metin olmaktan öte, dilin çeşitli boyutlarını sorgulayan felsefi bir metin olarak da okunabilir." Çağdaş Türk edebiyatında dilin toplumsal ve psikolojik işlevlerini irdeleyen eserler, genellikle iletişimsizlik tematiğini merkeze alıyor. Ludwig Wittgenstein'ın

Litera
3 Mar


Yarım kalanların rüyası: Müzeyyen’in hafızasında zaman ve acı
Havva Evin Akay yazdı: "Sema Öztürk, ilk kitabı Müzeyyen’in Rüyaları ’nda yarım kalmışlıkları, hafızanın inatçı izlerini ve insanın iç dünyasındaki kırılmaları berrak, içli ama ölçülü bir anlatımla kurarak dikkat çeken bir öykü evreni inşa ediyor." “Bazı rüyalar geçmişte gömülememiş cenazelerdir.” Sema Öztürk’ün kaleme aldığı Müzeyyen’in Rüyaları ; Aralık 2025’te basılan, içinde on üç öykü bulunan çiçeği burnunda

Litera
1 Mar


Köhne: Yazgının ve yorgunluğun romanı
Nezihat Keret, Ethem Baran’ın Köhne romanı üzerine yazdı: " Köhne , taşrayı anlatırken yalnızca bir coğrafyayı değil; insanın içindeki yıpranmayı ve kabullenişi de görünür kılıyor. Yazar, yerel olanı evrensele yaslayarak, okura kurtuluş vaat etmeyen gerçek bir hayatla baş başa bırakıyor." Çıplak doğan şehirler vardır. Onların ilk kundağı, masalların içinden süzülen ve saf ritmiyle fısıldayan ninnilerdir. Köhne , işte böyle bir şehrin tek kelimeye sığmış bir yankısı. Orta Ana

Litera
27 Şub


Bastırılan, yadsınan ve inkâr edilenle yüzleşmeye yapılan bir çağrı
Zeynep Tandoğan, Irmak Zileli'nin romanı, Şimdi Buradaydı üzerine yazdı: "Zileli’nin tekil zihnin ürkütücü kalabalığının edebi metne nasıl dönüştüğünün en iyi örneklerinden birini ortaya koyduğunu düşünüyorum. Romanı klasik anlatının dışından, girizgâhsız, şimdinin olan ve olacak olanın orta yerinden başlıyoruz okumaya." Irmak Zileli’nin Şimdi Buradaydı romanı, psikolojik-polisiye türün olanaklarını psikanalitik bir anlatı düzleminde yeniden kuruyor. Romanın anlatıcısı bi

Litera
25 Şub


Yalnızlık: Nasıl da tek başına bir kelime
Hayati Sönmez, Yasin Erol’un İnsan İşi Bir Yalnızlık adlı romanı odağında yazdı: "İnsan İşi Bir Yalnızlık , yazarın düşüncelerinin ötesinde okuru yalnızlık bağlamında farklı ufuklara davet eden, sürükleyen ve üzerinde düşündüren bir roman." İnsanın aklından geçen sessiz bir cümle gibidir yalnızlık; ne tamamen söylenebilir ne bütünüyle saklanabilir. Anlam arayan bir varlığın kaçınılmaz bir eşiği olarak, belki de insanın başkasına duyduğu ihtiyacın en dürüst halidir. Düşünen,

Litera
24 Şub


Binbir ağaç masalları ve etik sorumluluklar
Nilay Kaya, Natasha Farrant'ın Ağaçlarla Konuşan Kız kitabı üzerine yazdı: " Bir kızın en iyi arkadaşı dört yüz yaşında bir meşe ağacı olursa, kesilmek üzere olan bir ağacı kurtarmanın yolu masallardan geçebilir mi? Ağaçlarla Konuşan Kız , doğayı romantik bir dekor olmaktan çıkarıp etik bir muhataba dönüştüren, mit ile bilimi buluşturan ve okuru insan–doğa ilişkisini yeniden düşünmeye çağıran sarsıcı bir anlatı sunuyor." Türk okuyucusunun Kale Kaya Çocukları adlı kitabı il

Nilay Kaya
20 Şub


Yakınlığın içindeki mesafe
Nagihan Denk, Katie Kitamura'nın romanı, Yakınlaşmalar üzerine yazdı: "Modern dünyada insanlar birbirine her zamankinden daha yakın, ama temas neredeyse imkânsız. Yakınlaşmalar, bağ kurmanın, ait olmanın ve mesafenin görünmez biçimlerini sessiz ama sarsıcı bir dille anlatan bir roman." İnsanların çoğu son zamanlarda “kaçıngan”, farkında mısınız? Çünkü insanlar başkalarına yaklaşamıyor, yakınlaşamıyor. Bunu somut anlamda düşünmemek yerinde olacak çünkü tam da fiziksel anlamda

Nagihan Denk
20 Şub


Masumiyet Müzesi’nde zaman akışı
Asuman Kafaoğlu-Büke, Orhan Pamuk’un romanı, Masumiyet Müzesi üzerine kaleme aldı: " Masumiyet Müzesi , yalnızca bir aşkı değil, 70’li ve 80’li yılların donmuş toplumsal ruhunu anlatır." Orhan Pamuk’un yapıtlarının en belirgin özelliklerinden biri çok ince dokunmuş formlarıdır. Sanki yazmaya başlamadan önce zihninde metnin tamamını gördüğünü düşündürür, bir çeşit yerleştirme sanatı gibi kurgusal dokuya sahiptir romanları. Var olan parçaları bir araya getirip şekil verilmiş hi

Asuman Kafaoğlu-Büke
18 Şub


Yaratıcılık Ritüelleri 74 Didem Ünal Demir: "Durmak da yazmaya dahil"
"Masanın başına geçeceğim zamanlarda zihnimi önce doğada boşaltıyorum." Yazarların yazma deneyimlerine odaklanan Yaratıcılık Ritüelleri'nde Semrin Şahin'in bu haftaki konuğu Didem Ünal Demir Yaratıcı sanatlarda akışta kalmanın, kendimizi yaratma anının içinde tutarak, sürüklenmeden kalabilmenin ne kadar zor olduğu bilinen bir gerçek. Bizi “an” a döndürecek bazı küçük totemler, seremoniler, bazı ritüellerin olmasının yaptığımız çalışma üzerinde odağımızı canlı tuttuğuna dair ç

Litera
18 Şub


Yoldan geçen öyküler
Aysun Korkmaz, Nurgök Özkale’nin Başka Bir Günün Sabahında adlı kitabı üzerine yazdı: "Gündelik ayrıntılar üzerinden ilerlerken alt metinde hem şefkatli hem de kararlı duruş var; kentsel dönüşüme, toplumsal körlüğe, sevgisizliğe, şiddete, tahakküme, unutmaya karşı ısrarlı bir vicdana sahip öyküler." Nurgök Özkale’nin Başka Bir Günün Sabahında adlı kitabındaki öykülerin en güçlü yanı serbest dolaylı anlatımın canlılığı ve an’ı büyütüp donduran bir öykü evreni yaratması. Bu e

Litera
14 Şub


Yaratıcılık Ritüelleri 73 Hande Ortaç: "Yazı teknem ilhamla değil bilek gücüyle yürüyor."
"Edebiyatı içinde yaşadığım dünyayı anlama, algılama ve karşısında durduğum her şey için bir direniş alanı olarak görüyorum." Yazarların yazma deneyimlerine odaklanan Yaratıcılık Ritüelleri'nde Semrin Şahin'in bu haftaki konuğu Hande Ortaç. Yaratıcı sanatlarda akışta kalmanın, kendimizi yaratma anının içinde tutarak, sürüklenmeden kalabilmenin ne kadar zor olduğu bilinen bir gerçek. Bizi “an” a döndürecek bazı küçük totemler, seremoniler, bazı ritüellerin olmasının yaptığımız

Litera
13 Şub


Belleğin ve aile iktidarının kıyısında
Deniz Zeka, Meltem Sezen Kılıç, Ayfer Tunç'un kitabı, Annemin Uyurgezer Geceleri üzerine yazdı: "Ayfer Tunç’un anlatısı, yalnızca bir kadının “unutamama” hâlinin psikolojik portresi değil; aile kurumunun, kadınlık rolünün ve belleğin toplumsal baskı mekanizmalarıyla nasıl iç içe geçtiğini gösteren güçlü bir roman." Ayfer Tunç, Annemin Uyurgezer Geceleri ile okurunu yeniden bireysel hikâyelerin ardında saklanan toplumsal gerçekliklerle yüzleştiriyor. Tunç’un anlatısı, yalnızc

Litera
12 Şub


Hakikati tozlu yollarda aramak
S. Serdar Yegül, John Fante’nin Toza Sor romanı üzerine yazdı: "Roman, hakikati pırıl pırıl yollarda değil, çölde kaybolma tehlikesi dahi olan tozlu yollarda aramak gerektiğini hatırlatır" Hayatın hakikatini en iyi kimler bilir? Güçlüler mi, güçsüzler mi? Toplumun merkezine yerleşmiş olanlar mı, kenarına süpürülmüş olanlar mı? Başarı hikâyeleri mi, başarısızlık hikâyeleri mi? İşte John Fante’nin Toza Sor romanı (1) bizi tam da bu sorularla yüzleştirir. Modern kentler modern

Litera
9 Şub


Bastırılmış duygular ve travma eşliğinde yarım kalan inisiyasyon
Selma Hangül, Başar Yılmaz'ın romanı, Yaşadığımız Evler üzerine yazdı: "Yazar, genel olarak sağlıklı bireylerin sağlığını kaybetmesi üzerinden izlediğimiz anlatı akışını tersine çeviriyor ve engelli bir kardeşle aynı evde yaşayan "normal" bir çocuğun hayat istasyonlarının peşine düşmemizi sağlıyor." Emil Cioran, doğmuş olmanın sakıncası fikrinden yola çıkarak, bu dünyada olmak başlı başına bir arızadır, der. Ona göre insanın acısı toplumsal değil, ontolojiktir. Dünya yanlış

Litera
8 Şub


Sessiz kırılmaların kitabı: Ağaç Gölgesi
Gülsel Ceren Güneş, Cemre Öğün’ün ilk kitabı, Ağaç Gölgesi üzerine yazdı: "Kitabı, az zamana sığdırılabilecek kısa bir öykü kitabı gibi değerlendirirseniz incelikle kurulmuş metaforları ve anlamları kaçırabilirsiniz." Dijital ve basılı öykü dergilerinde bir süredir adını ve eserlerini sıkça gördüğümüz Cemre Öğün’ün ilk öykü kitabı Ağaç Gölgesi ; gündelik hayatın içinde sessizce biriken kırılmaları merkeze alan bir kitap. Kitapta, büyük olaylardan çok küçük çatlaklarla ilgilen

Litera
5 Şub


Anlamakla sevmek arasında uzun ince bir yol hikâyesi
Şule Tüzül, Irmak Zileli'nin Eşik adlı ilk romanı üzerine yazdı: "2012 Yunus Nadi Roman Ödülü'ne layık görülen Eşik, büyürken anne ve baba arasında, toplum ve aile arasında, politikayla yaşam arasında, her türlü çatışmanın arasında kalan çocukların hikâyesi." Büyüme hikâyelerinin hepsi hem birbirine benziyor hem de her biri biricik. İnsanı neyin nasıl inşa ettiğini okuyoruz çünkü bu hikâyelerde. Edebiyatın en çok işlenen konularından biri. Okurlar olarak da çok seviyoruz bu

Şule Tüzül
4 Şub


Yaratıcılık Ritüelleri 72 / Hakan Bıçakçı: "Kendimi rutinlerine bağlı memur sanatçılara yakın görüyorum"
"Yazmak son derece soyut bir uğraş, o nedenle ne yaptığını bilememe, tam olarak emin olamama hali eşlik ediyor çalışma sürecine." Yazarların yazma deneyimlerine odaklanan Yaratıcılık Ritüelleri'nde Semrin Şahin'in bu haftaki konuğu Hakan Bıçakçı. Yaratıcı sanatlarda akışta kalmanın, kendimizi yaratma anının içinde tutarak, sürüklenmeden kalabilmenin ne kadar zor olduğu bilinen bir gerçek. Bizi “an” a döndürecek bazı küçük totemler, seremoniler, bazı ritüellerin olmasının yapt

Semrin Şahin
2 Şub













