Ara


Savaşı renkler kazanacak
Umut Kaygısız, Deniz Eldam'ın öykü kitabı, Gözlerin Karanlığa Alışınca üzerine yazdı: “Küçük küçük söylüyor, büyük büyük anlatıyor. Düşlerin gerçeklere üstünlük kurmaya başladığı yerde sönen mumlara omuz veriyor kıymetli yazar.” Korkar insan önce. Korkmaz mı hiç karanlık yüzünü kaplayınca? Çığlık atsa olmaz. Boşluğa bırakır nefesini. Bir umut. Bir ses. Bir karşılık için. Nereye çevirse başını, orada biter kafasının içinde dağ gibi büyüttükleri. Biraz zaman biraz sabır. Titrey

Litera
14 saat önce


Bir meşe ağacına armağan edilen hikâyeler
Mine Erdem, Murat Şahin Öcal'ın kitabı, Gece Trapezcileri üzerine yazdı: "Murat Şahin Öcal'ın Gece Trapezcileri, kendine özgü metaforları, nahif dili ve insana dokunan hikâyeleriyle okuru gündelik hayatın görünmeyen yaralarına yaklaştırıyor." Gece Trapezcileri; Murat Şahin Öcal’la tanıştığım, sıcacık, bizden bir öykü kitabı. Âdetimdir, birini ilk kez okuyacaksam önce kendisini ve diğer eserlerini araştırırım ki onu daha iyi anlayayım. Anladım. Kitap daha ön sözünde “ithaf edi

Litera
4 gün önce


Kalbin yorulduğu yerde başlayan hikâyeler
Oğuzhan Duman, Canan Sancak’ın ikinci kitabı Kalp Bir Kastır Yorulur üzerine yazdı: "Kalp Bir Kastır Yorulur, yüksek sesli dramlar yerine eksiltili anlatımın ve şiirsel ayrıntıların gücüyle okurunu derin bir duygusal iklime davet ediyor." Kalp Bir Kastır Yorulur, çağdaş Türk öykücülüğünde atmosfer ve duygu merkezli anlatının dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Canan Sancak, olay örgüsünden çok karakterlerin iç ritmine ve zihinsel iklimine

Litera
5 gün önce


İnsanlığın milyonlarca yıllık kabusu: Bütün Yarınlar
Umut Kaygısız, C.M.Kösemen’in yazıp resimlediği kitabı, Bütün Yarınlar üzerine yazdı: "Bütün Yarınlar, insanlığın Mars'a uzanan yolculuğunu spekülatif evrim, kozmik savaşlar ve unutulmuş uygarlıklarla birleştiriyor. Belleğin, dönüşümün ve hayatta kalma içgüdüsünün izini süren roman, okuru zamanın ve insan olmanın anlamı üzerine düşünmeye davet ediyor." Kafamızın içinde zaman. Çiviyle çakılmış gibi öylece duruyor. Bir ileri, iki geri. Sonra tekrar bir ileri. Olduğun yerde kal

Litera
7 Haz


"Orada kalan, kalmayı seçen ya da buna zorlanan kadın"
Gülsel Ceren Güneş, 2026 Uluslararası Booker Ödülü finalisti Geriye Kalan Kadın üzerine yazdı: "Kadınların zor hayatları, ostaynitasların öldürülen kimlikleri, bastırılan hayalleri zar zor var olmaya devam ediyor. Karabash bu gerçekliği malzeme olarak alıyor ama romana dönüştürürken onu hem büyütüyor hem de içeriden kırıyor." 2026 Uluslararası Booker Ödülü finalisti Geriye Kalan Kadın, Arnavutluk geleneğindeki "yeminli bakireler" üzerine kurulu bir roman. Jüri, romanı "acı an

Litera
3 Haz


Ya o deveyi gütmezsek!
S. Serdar Yegül yazdı: "Han Kang’ın Vejetaryen ve Marie Darrieussecq’nun Dişi Domuz romanları, insan olmanın biyolojik değil toplumsal bir statü olduğunu gösterirken, sınırların dışına çıkan bedenlerin nasıl dışlandığını çarpıcı biçimde ortaya koyuyor." Han Kang’ın Vejetaryen ve Marie Darrieussecq’nun Dişi Domuz romanları, “İnsan doğuştan mı insan olur, yoksa toplum sınırları içinde kaldığı sürece mi insan sayılır?” sorusunun peşine düşer. Bu doğrultuda, insan bedeninin yalnı

Litera
30 May


Kötü tohumları kim eker?
Nilay Kaya, "Aklı gidik, tersine-klasikleri" akademiye inatla sokmaya çalışan bir akademisyen olarak bu yazıda Tersine Kitap tarafından yayımlanan William March imzalı Kötü Tohum adlı romana odaklanıyor. "William March, gündelik Amerikan banliyö yaşamının güvenli atmosferini psikolojik gerilimle birleştirirken, kötülüğün sonradan mı öğrenildiği yoksa insanın doğasında mı bulunduğu sorusunu roman boyunca sürekli canlı tutar." "Bakışın hep aynı yöne odaklandığı yerde aradığımız

Nilay Kaya
27 May


Bir kitap hikayesi
Şule Tüzül, Jehan Barbur'un özyaşamöyküsü, Öncesi üzerine yazdı: "Öncesi, huzursuzluktan geçmeden huzura ulaşılamayacağını fısıldayan; insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesini isteyen sarsıcı bir roman" Üç yıl kadar önce, bir yaz sonu, sonbaharın ilk günleri, Jehan aradı. Yeni bir kitaba başladığını ve birkaç aydır çalıştığını biliyordum. Hadi gel bir bak yazdıklarıma, dedi. Huzursuzdu. Bu coğrafyada yaşayan herkes nasılsa o da öyleydi: Kaygılı, umut edebilmek için durmadan ça

Şule Tüzül
22 May


Geleceğin belirsiz ve nihayetsiz kaygısı: Dünyadan Son Gidişimiz
Çağnam Erkmen, Gülhan Tuba Çelik’in dördüncü kitabı, Dünyadan Son Gidişimiz üzerine yazdı: "Haset öyküleri bunlar. Başarı, mutluluk, zenginlik ve ışıltıları tahrip için kör eden aydınlıklarına saklanan sinsilere yeterince yaklaşan, ışığın dibinin her zaman kör karanlık olduğunu bilerek pırıltıyı küçümseyen, onu dışlamak için ona yanaşan cüretkâr karakterler ve peşin yanılgılar. Umut ve akıl asla aynı düzlemde çakışmıyor." Dünyadan Son Gidişimiz, Gülhan Tuba Çelik’in dördüncü

Litera
20 May


Zaferin adı her gece yatağa canlı girmek
Gülsel Ceren Güneş, Berkay Akbudak’ın ilk romanı Bir Paşa Bir Kayıp Kız Bir Genelev üzerine yazdı: “Roman, alışılmamış ölçüde sinematografik bir metin; kitabı okumuyorsunuz da izliyorsunuz gibi. 12 Eylül’ün karanlığında geçen roman, korkuyu yalnızca bir atmosfer değil, yaşayan bir karaktere dönüştürüyor.” Bir Paşa Bir Kayıp Kız Bir Genelev, adı kadar ilgi çekici ve sert bir anlatı. Akbudak, Türkiye ve yurt dışında aldığı sinema eğitiminin izlerini romanın her sayfasına taşımı

Litera
13 May


Mevsim Aynası ve yabancılaşmanın sessiz yankısı
Huban Seda Aras, Emrah Kurul'un romanı, Mevsim Aynası üzerine yazdı: “Kurul, Mevsim Aynası’nda okuru sadece bir karakterin hikâyesine değil; zihindeki kırık aynalardan yansıyan parçalı bir hakikate davet ediyor. Roman, travma, yalnızlık ve suçluluk duygusunu yankılar üzerinden görünür kılarken, anlamın her okurda yeniden kurulduğunu hatırlatıyor.” Kutsal metinleri anlamak için ortaya çıkan yorumbilim, günümüzde de edebî metinleri çözümlemenin en önemli yollarından biridir.

Litera
10 May


Geçmişin yaraları, bugünün ilişkileri
Özge Kara, Merve Küçüksarp'ın romanı, Aşk Acıtır üzerine yazdı: "Roman, bir kadının geçmişle hesaplamasını konu alırken, bir yandan da modern dünyada kadın olmanın zorlayıcı yanlarını ve narsist bir partnerle yaşamanın nasıl bir deneyim olduğunu sorguluyor." Bir zamanlar, aşığın maşuk için gözünü kırpmadan canını bile verebileceği büyük aşkların anlatıldığı diziler, filmler çekilirken, bu bağlamda hikayeler kaleme alınırken, günümüzde artık daha farklı türde hikayelere tanık

Litera
6 May


"Yine de insan kendi hikâyesini kendisi anlatmak istiyor."
Aynur Kulak, Kasım Hasan Ünal’ın ikinci romanı Gömülü Rüyalar Ülkesi odağında yaşam ve ölüm aksında geçmiş travmalar, tekinsizlikler, gizemler sarmalında gitmek, uzaklaşmak, başka bir hayata geçmek, sonsuz kurtuluşa erişmek, ilişkiler, suçluluk duygusu, rüya ile gerçeklik arasındaki sınırlarda mistisizm ve rivayet temalarının ön plana çıktığı çerçevede kapsamlı bir inceleme yazısı kaleme aldı. Kasım Hasan Ünal’ın Nemesis Yayınları tarafından yayımlanan ikinci romanı Gömülü Rü

Aynur Kulak
27 Nis


Stoner: Savaş günlerinde ikinci kez keşfedilmeyi hak eden bir modern klasik
Egemen Özdemir, John Williams’ın neredeyse yarım asır sonra dilimize çevrilen romanı, Stoner üzerine yazdı: "Stoner, savaşlar, ekonomik zorluklar ve gelecek bilinmezliği ile örselenen insana, bu yoğun kuşatma altında devam ettirmeye çalıştığı yaşam yolculuğunun bir benzerini bundan yıllar önce benzer duygularla devam ettiren insanların varlığını göstermesiyle, ikinci kez keşfedilmeyi bekliyor." “Savaş yılları birbirine karışıp bulanıklaştı ve Stoner o yılları, şiddetli ve ner

Litera
25 Nis


Zamanın değişmeyen rengi: Altın sarısı
Burcu Karakoç, Latife Tekin'in son romanı, Para Gürültüsü üzerine yazdı: "Yaşamın tek gayesi para kazanmak olunca insanın varlığı ve doğa, sermayenin dışında kalan değersiz fazlalıklara dönüşür." Paranın icadından bugüne, başta ekonomi olmak üzere sosyal, politik, kültürel birçok alanı çok boyutlu değiştirdiğine hepimiz aşinayız. Fakat para dünyanın her yerinde ekonomik ilişkilerde kullanılan ödeme aracı olmanın artık çok çok ötesinde. Bir ülkenin, bir halkın, bir grubun veya

Burcu Karakoç
22 Nis


Hepsi ama hepsi… Yalnızca şiir bedene tam gelebilsin diye
Umut Kaygısız, David Szalay'ın 2025 Booker Ödülü'nü kazanan romanı, Beden üzerine yazdı: "David Szalay, insan doğasına dair derin izler bırakan bu romanında, dile getirilmeyen, görünür olsalar bile onlara ad vermekten ısrarla kaçındığımız dürtülerimizi tüm çıplaklığıyla döküyor sayfalara." Bedenin bizde çağrıştırdıklarıyla ne başlar ne de biter hikâye Belki de o yüzden hafifliyor sesimiz. Televizyonu susturmak yerine, yutuyoruz ya bütün kelimeleri. Kendimizi duymayalım diye.

Litera
21 Nis


Kapitalizmin ölüm belgesi mi, değişim anatomisi mi?
Gülsel Ceren Güneş, Yanis Varoufakis'in kitabı, Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi? üzerine yazdı: "Kitap, çağımızın ekonomik dönüşümüne hem analitik bir çerçeve hem de okunabilir bir anlatı sunuyor." Kurgu dışı bir kitabı elinize aldığınızda başlık, çoğu zaman bir açıklama görevi görür. Varoufakis'in son kitabının başlığı ise bir meydan okuma: Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi? Bence "Kapitalizmin ölümü" lafı, fazla aşınmış ve anlamını kaybetmiş bir kavram. O

Litera
19 Nis


Yalnızlığa müsaade yok
Umut Kaygısız, Gaye Keskin'in kitabı, İçimdeki Kilitleri Tek Tek üzerine yazdı: "Duygusal çözülmeler ve psikolojik altyapılardan beslenme önceliği konusunda en ufak bir taviz vermeden, akıcı olay anlatımlarının ön plana çıkması Keskin’in yoğurt yeme biçimi." Çok sessizsin. Çünkü biraz üşümüşsün. Gerçek ısınmanın düşüncelerle başlayacağına olan inancın, derini kaplayan onca şeye duyduğun teslimiyetten daha fazla. Çok içine kapanıksın bugün. Dün de öyleydin, yarın da farklı olm

Litera
17 Nis


Kanarya Adaları'nda cinsiyet ve turizm belası: Yaz Köpekleri
Nilay Kaya, Andrea Abreu'nun romanı, Yaz Köpekleri üzerine yazdı: " Yaz Köpekleri , çocukluk ve ergenlik arasındaki o dar geçidi, alışıldık nostaljik tonlardan tamamen uzak bir şekilde anlatıyor: Ne masumiyet yüceltiliyor ne de yaşananlar yumuşatılıyor." Tenerife’de doğan, Kanarya Adaları’ndan genç yazar Andrea Abreu, gazetecilikten gelen dili ve yerel ağızlara yaslanan anlatımıyla dikkat çeken bir isim. 2020’de yayımlanan ilk romanı Panza de burro ile kısa sürede uluslarar

Nilay Kaya
14 Nis


Farklı olanı bastırmak üzerine
S. Serdar Yegül, Han Kang’ın Vejetaryen romanı üzerine yazdı: " Vejetaryen , yalnızca bir bireyin psikolojik çözülüşünü anlatmakla kalmaz; aynı zamanda insanın doğayla kurduğu kontrol etme ilişkisini ve toplumun birey üzerindeki görünmez baskılarını da anlatır." Bir insan yaşadığı toplumdan neden sessizce çıkıp gitmek ister? Yoksa toplum mu onu dışarı iter? Bu soruların cevabını Han Kang’ın Vejetaryen romanında arayabiliriz. Sahneden çıkmak mı, itilmek mi? Roman üç bölümden o

Litera
11 Nis













