top of page
  • YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara
  • Litera

Sander Yayınları'ndan üç yeni kitap

Görkem Kızıldağ, İntiharsızlık ve (Kazara) Ölümsüzlük’ten sonra Rüyasızlık’ta da okuyucuya tamamlanacak bir hikâye hediye ediyor! Cesur, McGowan’ın öfkesini keşfetmesi ve açıklaması. Büyükler Yıkılıyor, tüm yaşlara uygun bir dünyanın nasıl görüneceğini anlatarak harekete geçme çağrısıyla sona eriyor.


Rüyasızlık / Görkem Kızıldağ

Salt hayatı beklemeli olanca rüyasızlığıyla. Zira rüya yaşanmaz aksine rüya ölünür, bu yüzden o görülebilir bir şey değildir. Ve fakat doğumda olduğu gibi ölüm de öyle ani ve birden olacak ki hayat boyu beklese de insan anlamayacak çünkü büsbütün bir zamansızlık.


Belirsizlikler silsilesinde ve ihtimaller dahilinde bir zorunlu nefes yalnızca geçirilen süre, adına hayat denen. Kişi için bir hayli novum ve fakat biraz absurdum! Bundan mütevellit değil Tanrısal ya da Tanrı’nın ta kendisi; zira ihtimal: Tanrı da bilmiyor kendisini!


64 s.


Cesur-Erkek Dünyasında Kadın Olmak / Rose McGowan

Bizlere kaç kez bir hiç olduğumuz söylendi? Fakat biz hiç değiliz, bizler Anka kuşuyuz ve küllerimizden doğmak huyumuz. İhtiyaç duyduğumuz tek şey birazcık cesaret. Hayatlarımızın akışını değiştirmek gösterebileceğimiz en büyük cesaret örneği.


Adım adım ilerliyoruz, önce yürüyoruz, sonra koşuyoruz. Cesur, çok uzun zamandır susturulmuş bir kadının bağıran sesi olarak karşımıza çıkıyor: Kadın haklarını çok uzun süredir istismar eden bir endüstrinin içeriden görünümü. Hollywood, Rose’un sessiz ve işbirlikçi olmasını böylece yolda kalmasını bekliyordu. O, bunun yerine isyan ederek gerçek kimliğini ve sesini savundu.


Rose McGowan, bir tarikatta doğdu; tarikat, çocuklar ve yetişkinler arasındaki seksi teşvik etmeye başladığında, McGowan’ın babası İtalya’dan kaçarak Amerika’ya geliyor. Rose McGowan çok geçmeden Hollywood’a taşınarak Scream ve Jawbreaker gibi filmlerde başrol oynuyor. Böylece Hollywood’un erkek dünyasında bir kadın olarak kendi yerini bulmaya çalışırken Rose McGowan’ın başına gelenlere şahit oluyoruz.


Çeviri: Burcu Asena Şahin

256 s.


Büyükler Yıkılıyor / Ashton Applewhite

Yirmili yaşlarımda Gotham’da romantizmi yaşayan bekâr bir kadın olarak çok eğlendim. Ama o yılları yeniden yaşamak ister miyim? Çok fazla değil! “Genç olmak harika!” demek, “Yaşlı olmak berbat!” kadar külfetli bir klişe olabilir. Çoğumuzun bir kimlik bulmaya ve geçim kaynağı oluşturmaya çalıştığı dönemi ‘hayatımızın zamanı’ olarak betimlemek buna gölge düşürür.


Büyükler Yıkılıyor, hafıza kaybı, zayıf fiziksel yetenek ve genel olarak çekicilik ve yeterlilik eksikliği de dahil olmak üzere yaşlanmayla ilgili birçok yaygın varsayımı çürütüyor. Yazar ve aktivist Ashton Applewhite, engelli hakları, eşcinsel hakları ve trans hakları dünyada pek çok engeli aşmışken; yaş ayrımcılığını toplumsal olarak onaylanmış son önyargı olarak görüyor.


Ashton Applewhite, birine gerçekte olduğundan daha genç göründüğünü söylemenin bir iltifat olduğu ölçüde, toplumlarda temel olan fiziksel güzellik ve cinsel çekiciliğe ilişkin gençlere yönelik klişeleri hedefliyor. Daha genç biri tarafından, “Yaşına göre harika görünüyorsun!” denildiğinde, iyi bir yanıtın, “Yaşına göre sen de harika görünüyorsun!” olduğunu öne sürüyor.


Çeviri: Nural İdrisoğlu

352 s.



<