top of page
  • YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Manganelli dünyasından sembollerle dolu iki roman.

20. yüzyıl İtalyan edebiyatında dilde deneyselliğe açık, dışavurumcu bir yazar olarak öne çıkan Giorgio Manganelli'nin iki kitabı okurlarla buluştu.


SON BATAKLIK

Çeviri: Ada Albayrak


Giorgio Manganelli’nin 1990’daki ölümünden hemen önce tamamladığı bu son romanı, Platon ve Jung kesişimi bir metinle, ne günah işlediğini bilmeyen bir adamın peşinden “girmesi zor, çıkması imkansız” bir yer olarak betimlenmiş bir bataklığa taşıyor okuru. “Son Bataklık” olarak anılan bu “çamur diyarı” daimi bir “devinim” ve “başkalaşım” içinde hem “başlangıç” hem de “son” olduğunu düşündürüyor. Kötücül bir tanrı tarafından yaratılmışa benzeyen bu korkunç, tiksinti verici ama bir o kadar da büyüleyici dünyada, isimsiz yolcu ve can yoldaşı atı bir sığınak bulacak mıdır? Yoksa tüm bu yaşananlar, sanrılar içindeki bir adamın sayıklamalarından mı ibarettir?


TİRANA ÖVGÜ

Çeviren: Burcu Yılmaz


20. yüzyıl İtalyan edebiyatında dilde deneyselliğe açık, dışavurumcu bir yazar olarak öne çıkan Giorgio Manganelli, Tirana Övgü’de sözü, yazmaktaki tek amacı “para kazanmak” olan Soytarı’ya veriyor. Yazarın daha önceki eserlerinde de kendini gösteren Soytarı, bu sefer romanın başından sonuna kadar sahnede. Kendi “tiranik” Tanrı-editörünü arayan ve onu eseriyle ilgili ikna etmeye çalışan Soytarı, bir yandan da tüm tiranlarla dalga geçiyor. İçinde başka romanların izlerini de barındıran bu metin, varoluşun ve yaratılışın doğasını sorgularken, bir yandan da gerçek tiranın kim olduğuna dair sorular ortaya atıyor. Editörle okurun birbirinin yerine geçtiği, yazarın da onları eğlendirmekle görevli bir soytarı kimliğine büründüğü, Manganelli dünyasından sembollerle dolu bir roman.


-gamma.jpg
bottom of page