• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara
  • Litera

Bir ada ve deniz hikâyesi

Deli İbram Divanı, çağdaş öykücülüğümüzün ilk akla gelen isimlerinden Ahmet Büke’nin romanda da ne kadar mahir olduğunu gösteren, uzun yıllar akıllarda kalacak, konuşulacak bir eser.


"Fabrikanın bacasının tüttüğü ilk gün başladılar can almaya. Dişlerine kan değmiş kurt sürüsü gibi denize daldılar. Yaş almış demediler, küçük demediler, yavrulama zamanı demediler. Köstence’nin göğü yağ kokusuyla doldu. İnsanlar öğürerek gezer oldu. Süngüyle vurmak başka ama tüfekle avlanmak dayanılır değildi. O tarraka, o gümbürtü! Dağlara kaçtım kaç defa. Mağaralara girdim. Solucanlarla çıyanlarla geçirdim günlerimi. Ama sabah olup gün doğunca o sesler yine her yanı tutuyordu."


Deli İbram Divanı, öykücülüğümüzün yaşayan büyük ismi Ahmet Büke’nin romanda da ne kadar mahir olduğunu gösteren, uzun yıllar akıllarda kalacak, konuşulacak bir eser. Ege insanının doğayla, tarihle, efsanelerle beslenen hayatı, coğrafyamızın kangren olmuş adaletsizlik, gelir eşitsizliği sorunlarıyla harmanlanıyor, bir ada ve deniz hikâyesi olarak biçimleniyor. İzmir’in de yer yer karakter olarak belirdiği bir dönem romanı olan Deli İbram Divanı, deniz edebiyatımızın klasikleri arasına girmeye aday.


Deli İbram Divanı, 12 Kasım 2021'de çıkıyor.


1970 Manisa doğumlu olan Ahmet Büke, 1997 yılında İzmir Dokuz Eylül üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünden mezun oldu.


2008 yılında Alnı Mavide kitabı ile Oğuz Atay Öykü Ödülü'nü, 2011 yılında Kumru'nun Gördüğü ile Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazanmıştır.


DELİ İBRAM DİVANI

Ahmet Büke

Can Yayınları, 2021