top of page
  • YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Hayatı tırmalayan kadınlar

Selma Tonay Elhan, Benan Bilek'in yeni romanı, Punta; Bir Meyhanenin Romanı üzerine yazdı: "Yazar öykülerinde olduğu gibi yalın bir dil ve gerçekçi diyaloglarla, zaman zaman gösterilerinde kahkahalar attıran üslubuyla, sizi adım adım sona hazırlıyor. Belki son değil yeni bir başlangıç, kim bilir?"


Selma Tonay Elhan


Hızına yetişmekte zorlandığım, çalışkan, üretken bir kadın Benan Bilek. Elekleri, kasnakları renk renk işledi, iplerle resimler yaptı, boncuklarla süsledi, sonra çinilere el attı, paylaştı, kahkahalarını stand up gösterileri ile başka kadınlara bulaştırdı ve hep yazdı. Öykü kitabı “Gece Tuşları” geçtiğimiz yıl 2. baskısını yaptı. Bu yıl yeni öykü kitabı “Çin Çin Çini Mini Hanım” okuyucularla buluştu. Ortak kitap projelerine de öyküler yetiştirirken araya bir de roman sığdırdı. 

Benan Bilek’in Yediveren Yayınları’ndan basılan kitabı “Punta; Bir Meyhanenin Romanı”, İzmir’in, Alsancak’ın, kadınların, bir annenin, kızın, arkadaşların, sevgililerin romanı. Punta, görünenin ardında saklı olanın romanı. Kızı Neşem’e ithaf ettiği romanın editörünün de Hakan Akdoğan olduğunu belirtelim.

Benan Bilek iyi bildiği yerden başlamış yazmaya. Hayata tutunan, kendi ayakları üstünde duran, ne istediğini bilen kadınlardan. Bilek, her ne kadar ana karakter Punta meyhanesi dese de başrol kadınların. Erkekler yardımcı oyuncu. Kadını destekleyen, nerede duracağını bilen, saygıda kusur etmeyen, hayatı onlar için kolaylaştırmayı üstlenen erkekler var bu romanda.

Bir de Alsancak var Punta meyhaneyi bağrına basan. Alsancak sokakları, simgesi haline gelen farklı mekânları ile el sallıyor okuyucuya. Hele İzmirli iseniz ve uzun yıllarınız Alsancak’ta geçtiyse özlemle arıyorsunuz eski Alsancak’ı. Sabahları gevrek aldığınız Zeynel’in fırınına, öğle aralarında dergilerin, kitapların arasında kahvenizi yudumlarken nefeslenebildiğiniz Yakın Kitabevi’ne, Sevinç’in karşısındaki çiçekçiye gülümseyip yazarla birlikte selam veriyor, ara sokaklarda geceyi bekleyen barların önünden geçip denize ulaşıyorsunuz.

Meyhaneye sadece içki içmek için mi gidilir? Kutlamaya gidilir, arkadaşlarla felekten bir gece çalmaya, bazen unutmaya, bazen anlamaya, susmaya gidilir. Siz susarsınız, içli bir keman ya da kanunun telleri anlatır sizi. Şefi, garsonu, işletmecisi tanıdık bir yüz görmenin mutluluğu ile karşılıyor ve sadece birkaç kelime ile anlıyorsa neden geldiğinizi, iyi hissetmek için de gidilir. Ya da yüzleşmek için gerçeklerle, dökmek için eteklerindeki taşları, sırf konuşmak, anlatmak için gidilir. Ne amaçla giderse gitsin herkese ev sahipliği yapan bir mekân Punta. Sadece işletmecisi Asuman’ın değil, mutfak ekibinin, hanendenin, saz heyetinin, şefin, tüm çalışanların, müdavim müşterinin de evi, yuvası Punta.


Hayatı boyunca güçlü olmak zorunda kalmış Asuman’ın mekânında buluşan dört kadının hikâyelerini öğreniyoruz her buluşmada. Asuman’ı, kızını, kıdemli çalışanlarını da azar azar anlatıyor Benan Bilek, tıpkı masaya getirilen mezeler gibi tadımlık. Karakterler geçmişleri ya da birbirleriyle hesaplaşırken arkada bir kanun taksim geçiyor, hanendenin seslendirdiği şarkılarla dile geliyor masanın etrafında buluşanların ruh halleri. Bazı bölümlerin sonunda yer alan QR kodları okutarak şarkıları dinlemeniz de mümkün. Yazarımız mezeleri de unutmamış, meraklı okuyucuya bir güzellik yapmış; denesin diye masaya konan tüm mezelerin tariflerini kitabın sonunda paylaşmış.

Geçmiş ağır bir yük. Kimi sırtında taşıyor her gün Sisyphos gibi, kimi derin bir çukura gömüp yoluna devam ediyor. Bazen bir el uzanıyor, birlikte yürümeyi seçiyor kimi. Kimi tek başına hayata meydan okuyor. Asuman, Katre, Selda, Leto, Pelin ve Gamze’nin tercihlerle ya da zorunluluklarla şekillenen hayatlarına konuk oluyor, biraz da George, Ecir ve Halil’i tanıyoruz Punta’da. Asuman’a, Selda’ya, en çok da Leto’ya bir yandan kızıyor, bir yandan da anlayış gösteriyoruz.

Bir meyhaneyi mesken edinen bu kadınlar kim? Tek başına bir kadın neler yapabilir? Tırnaklarıyla var ettiği her şey elinden kayıp giderken ne kadar ileri gidebilir? Dört duvar, bir çatıdan ibaret bir mekân ne zaman bir yuva olur içinde saklananlara? Geçmiş ile hesaplaşamayanlar devam edebilir mi yollarına? Yıkım mıdır her hesaplaşma? Tüm bunları anlatıyor Benan Bilek ilk romanında. Farklı karakterleri Punta’nın çatısı altında topluyor. Ağır kadife perdelerle dışarıdan ayırdığı mekânında geçici mutluluklar hediye ettiği masalarda okuyucuyu da ağırlıyor. 

“Biz buraya gelenlere sıyrılmak istedikleri dünyadan farklı bir dünya sunmak için varız. Kapıdan girenler hem o dünyada olacaklar hem de dışında kalabilecekler. Tam bir çizgi... Müzik ve lezzetlerden oluşan bir çizgi bu… Burada müzik kesilirse hayatın sesi duyulmaya başlar.” (s.162)

Okuyucu bu sesi duyuyor. Bir gece limandaki patlamanın ardından müziğin zorunlu olarak sustuğu Punta’da hikâyenin kahramanlarıyla birlikte okuyucu da kapanmayı deneyimliyor. Salgın döneminde zorunlu olarak kapandığımız evlerin sıkıntısı çöküyor üzerimize.

Hayatın dayattıkları ile tek başına mücadele edebilen, başkalarına hesap vermeyen, kendi gerçeğinin peşinden giden, çalışan, ara sıra geceleri arkadaşları ile dışarı çıkıp kadeh tokuşturan, tanıdık İzmirli kadınların hikâyeleri okuyucuyu sürüklüyor. Aslında Asuman’ın dediği gibi “Hayatı tırmalayan kadınlar” demek daha doğru olacak ki “tırnakları kalınlaşmış” bu kadınlar her yerde kendilerini var etmeye çabalıyor.

Punta’da ne olacağını kitabın başından tahmin etseniz bile nasıl sorusunun cevabını öğrenmek istiyorsunuz. Ve o cevap sonuna kadar gizli kalıyor. Zaman zaman geçmişe dönüşler ve şimdiki zamanda ilerleyen kurgu romanın kolay okunurluğunu sağlıyor. Yazar öykülerinde olduğu gibi yalın bir dil ve gerçekçi diyaloglarla, zaman zaman gösterilerinde kahkahalar attıran üslubuyla, sizi adım adım sona hazırlıyor. Belki son değil yeni bir başlangıç, kim bilir?

Merak edenler ya da o havayı solumak isteyenler, hikâyeyi Benan Bilek’ten dinlemek için “Punta”ya rezervasyon yaptırabilir.


PUNTA: BİR MEYHANENİN ROMANI

Benan Bilek

Yediveren Yayınları, 2023

272 s.


Comments


bottom of page