• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Bir mülteci ailenin yolculuğu

İsmail Demir yazdı: "Yazar Margriet Ruurs’un Taştan Adımlar kitabı savaş yüzünden göç etmek zorunda kalan bir ailenin yolculuğunu küçük çocukları Rama’nın gözünden anlatır."

İsmail Demir


Kim evini, doğup büyüdüğü yerleri bırakıp gitmek ister ki? Ama savaş kapınıza dayandıysa, bazen başka yol kalmaz.

Yazar Margriet Ruurs’un Taştan Adımlar kitabı savaş yüzünden göç etmek zorunda kalan bir ailenin yolculuğunu küçük çocukları Rama’nın gözünden anlatır. Suriyeli ressam Nizar Ali Badr tarafından yapılan taştan görsellerin hikayeleştirilmesi ile ortaya çıkan eseri dilimize Sanem Öge çevirmiş ve Nesin yayınevi okurlarla buluşturdu.

Şairin dediği gibi oyunu sever bütün çocuklar.* Ele avuca sığmazlar, hayat onlar için koşmak, eğlenmek, mutlu olmak, oyun oynayarak karnını doyurmaktır. Basit şeylerden büyük mutluluklar çıkarmaktır. Kahramanımız Rama da öyledir. Sokağa çıkıp gülüp oynar, kumlarda koşar, okula gider ve annesinin hazırladığı kahvaltıyı beklerken sabırsızlanır, yaşadıklarının tadını çıkarır.


Büyüklerdeki karamsarlık ve gerçekçilik çocuk ruhuna işlemez. Rama’nın büyükbabası Ledo “kendi şarkılarımızı söyleyip dans edemiyorsak özgür değiliz” dediğinde Rama ona katılmaz. Portakal ağacının altındaki kurduğu mutlu adasında oynamaya devam eder.

Dünyaya hakim olanlar; doğayı talan ederek, savaşlara sebep olarak, felaket ve yıkımlara yol açarak çocuklara oyun oynayacakları bir alan bile bırakmamakta kararlıdır. Evreni yaşanmaz kılmak için elinden geleni yapacak kadar gözü karadırlar. Bu güne kadar egemenlerin çıkar ve rant uğruna çıkmasına sebep oldukları paylaşım savaşlarından en çok etkilenen hiç şüphesiz kadın ve çocuklar olmuştur. Savaşlar sonucunda yaşamlar alt üst olmuş, insanlık ölüm, göç, göçmen, mülteci olgusu ile karşı karşıya kalmıştır.

Rama da ülkesinde ailesiyle birlikte mutlu bir yaşam sürmekteyken bir gün savaş gerçeği ile karşı karşıya kalır. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Sofradaki tabak eksilir, tabakta yemek azalır, kuşlar şarkı söylemeyi bırakır. Bir insan seli yollara düşer. Mutluluklar yerini, giden arkadaşların ardından el sallarken yaşanılan hüzne bırakır. Nasıl ve nereye gideceğini bilemeyen insanlar bakkala giderken ölmeyeceği bir yer aramaya koyulur.

Günlerce aylarca yol alırlar. Rama’nın ifadesiyle dünyanın sonuna varırlar. Yeni umutlara ve düşlere yürürler. Umuda yol alan öykü sonunda bizi barışa, insanlığa, yardımlaşmaya ulaştırır.

Kitabın ortaya çıkış hikayesi de ilginçtir. Çocuk kitabı yazarı olan Margriet Ruurs, internette gezinirken tamamen taşlardan yapılmış resimler görür. Resimlerin sahibi Suriyeli Nizar Ali Badr’dır ve eserlerini ülkesini yutup yok eden eden savaştan etkilenerek üretmektedir. Margriet Ruurs sanatçının eserlerinden etkilenir ve onun taşlarla anlattıklarını kendi metinleriyle bir araya getirme fikrinin içinde bulur kendini. Bir nevi resimlerin dili olmak ister. Teknoloji ve sosyal medya aracılığıyla hiç de kolay olmayan bir şekilde sanatçıya ulaşır. Nizar beraber çalışmayı kabul eder. Kolektif bir çalışmanın sonucunda okuduğumuz eser ortaya çıkar.

Savaşın bir ailenin hayatını nasıl yok ettiğini, yaşanılan zorlukları çocuğun gözünden hiçbir abartıya ve süslemeye kaçmadan sade bir dil ile anlatabilen Taştan Adımlar kitabını; göç, göçmen, mültecilik konularını anlayabilmek ve anlamlandırabilmek için çocuklardan çok yetişkinler okumalıdır.

* Refik Durbaş – Oyun Koyun Çocukların Adını


TAŞTAN ADIMLAR

Margriet Ruurs

Nesin Yayınları, 2017

Çeviri: Sanem Öge

Resimleyen: Nizam Ali Badr