• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Bütün kuşakları etkileyen bir yazar; Boris Vian

Boris Vian'ın ölümünden sonra dostları sayesinde imha edilmekten kurtulan sekizinci romanı Kızıl Ot, kalbi zayıf olanların uzak durması gereken, sert ama eğlenceli bir macera Çıtırlar Farkında Değil ve ırkçılığa karşı yazılmış bir ağıt Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır kitapları İthaki Yayınları ile okurları ile buluşuyor.


Otuz dokuz yıllık renkli ve verimli yaşamı boyunca romanlar, şiirler, şarkılar yazan, trompetten ve cazdan vazgeçmediği gibi oyunculuk, şarkıcılık, mucitlikten de geri kalmayan ve doğal bir oyunbozan olan Vian’ın meslek hayatında Fransız Standartları Enstitüsü’nü seçmiş olması belki de sanat dünyasının en parlak ironilerinden biridir. Dönemin diğer bazı isimleri gibi doğaçlama yaşayıp eser veren Vian bugün asıl olarak yazar kimliğiyle ve antimilitarist bakış açısıyla tanınıyor.


Wolf icat ettiği makine sayesinde geçmişini tekrar yaşayabilecek hatta istediği hatıralarını silebilecektir. Ailesinin, aldığı eğitimin, dinle ve toplumla ilişkilerinin bıraktığı psikolojik travmalardan kurtulabilir de “kafasını boşaltabilirse” mutlu olabilecektir belki. Fakat elbette boş bir kafanın da yaratacağı başka sorunlar vardır.


Sağlam bir psikanaliz karşıtı olan Boris Vian, ölümünden sonra dostları sayesinde imha edilmekten kurtulan sekizinci romanı Kızıl Ot ile unutmanın zor olduğu acılarımızla yüzleşmenin ne anlama geldiğini sorguluyor.


Otuz dokuz yıllık renkli ve verimli yaşamı boyunca romanlar, şiirler, şarkılar yazan, trompetten ve cazdan vazgeçmediği gibi oyunculuk, şarkıcılık, mucitlikten de geri kalmayan ve doğal bir oyunbozan olan Vian’ın meslek hayatında Fransız Standartları Enstitüsü’nü seçmiş olması belki de sanat dünyasının en parlak ironilerinden biridir. Dönemin diğer bazı isimleri gibi doğaçlama yaşayıp eser veren Vian bugün asıl olarak yazar kimliğiyle ve antimilitarist bakış açısıyla tanınıyor.


Francis Deacon çocukluk arkadaşı Gaya’nın düzenlediği maskeli baloya katılır. Partide, arkadaşının eşcinsel bir uyuşturucu satıcısı ve çete üyesi olan Richard Walcott’la evleneceğini öğrenir. Partiye kadın kılığında katılan Francis, tanınmayacak olmanın verdiği güvenle bu tehlikeli uyuşturucu çetesini ortadan kaldırmaya çalışır.


Boris Vian’ın Vernon Sullivan adıyla yayımladığı Çıtırlar Farkında Değil yazarın çoğu eserinde olduğu gibi, kalbi zayıf olanların uzak durması gereken, sert ama eğlenceli bir macera.


Boris Vian’ın eserlerini de kendisini de kalıplara sığdırmak zordur. Bu, büyük ölçüde hayatında “bütün insan” rolüne uygun, bilinçli bir duruş sergilemesinin sonucudur. Vian mühendis olarak eğitilmişti ama caz onun diniydi, trompet ise enstrümanı. Beyni her zaman bir şeylerin hazırlığındaydı ve bunun iyi bir nedeni vardı. Jazz Hot dergisinde, “Shakespeare’i ele alın,” diye yazmıştı.


“O çoktan ama çoktan ölmüş. Çürümüş de çürümüş. ... Ama baksanıza, bizde onun oyunları var, yani voilà.”


Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır romanı Mezarlarınıza Tüküreceğim’in zorunlu devamıdır. Lee, beyaz derisi sayesinde beyazların arasına girip onlara karşı beslediği amansız intikam susuzluğunu gideren sahici bir siyahtı. Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır’daki Dan ise bir beyazdır fakat kanı bakımından siyah olduğuna inanır. Beyazlara duyduğu kini yaptığı işle, kötü şöhretli bir gece kulübünün kabadayısı olmakla yüceltir.


Vian’ın Vernon Sullivan imzasıyla yazıp kendini kitabın çevirmeni olarak gösterdiği bu roman, ırkçılığa karşı yazılmış bir ağıt…


Boris Vian, mühendis, gazeteci, oyun yazarı, şair, müzisyen, oyuncu, roman yazarı. 1920’de Ville d’Avray’de doğdu. Lise yıllarında cazla ilgilenmeye başladı. 1946’da Les Temps Modernes’e katıldı. Aynı yıl Vernon Sullivan takma adıyla yayımlattığı Mezarlarınıza Tüküreceğim romanı büyük gürültü kopardı. Ardından kendi adıyla imzaladığı Günlerin Köpüğü geldi. 1947’de çıkan Pekin’de Sonbahar, İonesco ve Que­neau etkileri taşıyordu. 1952’de, birinci sınıfların okutmanı olarak içinde yer alacağı Le Collège de Pataphysique’de Queneau’yla yeniden buluşacaktı. Tabou isimli ünlü kulüpte trompet çalıyor; Saint-Germain-des-Prés’nin en ilgi çekici isimlerinden biri haline getiriyordu. Vernon Sullivan adıyla yayımlatacağı son romanı olan Ve Tüm Kötüleri Öldürecekler, 1948’de çıktı; bunu 1953’te Yürek Söken izledi. Gebermek İstemem adlı şiir kitabı (1962’de yayımlandı), müzikli oyunları, iki operası, film senaryoları da vardır. Birkaç filmde de oynamıştır. 1959’da, otuz dokuz yaşındayken, ciğerlerinde su toplanması nedeniyle Paris’te öldü.