• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

“Hayallerim, ölümsüzlük kadar gerçek”

Mahmut Yıldırım, Burcu Ünlü ile ilk öykü kitabı Kapanda Bir Hayal üzerine söyleşti



Kapanda Bir Hayal, görünmeyen, görmezden gelinen, yok sayılan bir avuç insanın oluşturduğu minik bir ülke benim için.


Öykülerinde iletişimsizlik, aile içi psikolojik şiddet gibi sosyal problemleri, güçlü bir ironi ve mizah kullanımıyla ele alan Burcu Ünlü, dildeki titizliğiyle de dikkat çekiyor. Başta Sözcükler, Ecinniler, Kırık Saat olmak üzere çeşitli dergilerde öykülerine rastladığımız Ünlü ile 2021 yılında İthaki yayınlarından çıkıp kısa sürede 2. baskıya ulaşan ilk kitabı Kapanda Bir Hayal ve öykü yolculuğu üzerine konuştuk.


“Kapanda Bir Hayal” adlı ilk öykü kitabınızdan ve kendinizden bahseder misiniz? Okurlarınızı neler bekliyor?

Kendimden bahsetmekten pek hoşlanmadığım için sorunun o kısmını es geçiyorum izninizle. Kapanda Bir Hayal, görünmeyen, görmezden gelinen, yok sayılan bir avuç insanın oluşturduğu minik bir ülke benim için. Bu ülkede isyan ediyorlar, sitem ediyorlar, deliriyorlar, gülüyorlar, var olduklarını göstermekten hiç çekinmiyorlar. Sevgisizlikle süslenmiş sözde kutsal aile kavramını büyük bir boşluktan aşağı itiyorlar. Tek bir role sıkıştırılan kadının (annelik), karı-koca kavramının yarattığı öfkeyle arada kaynayan çocukların yaşamak zorunda kaldığı hayatlar, adaletsizlik, nefret, sevgi gibi birçok konu önce kelimelerde yer buluyor sonrasında ise ses olup yükseliyor. Okuyucu bunların hangisine karşılık verir, hangisini alıp bağrına basar, hangisini elinin tersiyle iter bilemiyorum.


Tamamen mizahi bir izlek etrafında şekillenen öyküler kaleme alıyorsunuz. Bu tema özelinde bir eser ortaya koymanızdan konu açalım isterim.

Tamamen mizahi bir izlek etrafında şekillenen öyküler kaleme aldığımı söyleyemem aslında. Trajediler içerisinde koca bir komedi barındırır. Bu günlük hayatımızda da böyledir. Felaket bu, diye gördüğümüz olayları birkaç gün sonrasında kahkahalar atarak anlatır ya da hatırlarız. Her şeyin fazlasıyla dramatize edilmesinden hoşlanmıyorum ama dramı tamamen yok saymak da mümkün değil elbette. O yüzden mizahla harmanlamayı tercih ediyorum diyebilirim. Kışın sonunda mutlaka bahar gelir, düşüncesini benimseyemiyorum belki ama kışı olduğu gibi kabullenip beklenmedik bir günde güneşi yaratmayı tercih ediyorum.


Melisa Kesmez, “Hayat işte. Evde hayal kuruyor, sonra sokağa çıkıyor ve hepsini tek tek gömüyorsun bir yerlere. Hayatın aklındakiyle alakası yok,” der. Hayal, kurgu ve gerçeklik kelimeleri üzerinden öykü dünyanız hakkında neler söylersiniz?

“Hayallerim, ölümsüzlük kadar gerçek,” der Burcu Ünlü. Hayallerin olmadığı bir yaşam düşünemiyorum ama kurgulayabilirim sanırım. Evet, böyle bir öykü yazacağım. Sadece gerçeklerden ibaret, soluk, soğuk ve hissiz bir öykü.

Bazen sadece hayal kurmamızı istedikleri için yaparız bunu. Çocukluğumuzu hatırlayacak olursak, “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuna çoğumuz standart cevaplar vermişizdir. Doktor, öğretmen, polis, pilot… Peki, gerçekten bunların hayalini kurduk mu yoksa sadece büyükleri mutlu edecek cevaplar vermek istediğimiz için mi bu cevapları verdik? Büyüdükçe kurduğumuz hayaller bu kadar basit nitelikte kalmıyor, kişiye ve yaşadığı topluma imkânsız gelecek şeylerin hayali kuruluyor çoğunlukla. Ona ulaşmak için emek harcıyor ya da pes ediyor insan. Kadınların öldürülmediği, çocukların dövülmediği, adaletin herkes için eşit olduğu bir toplumun hayalini kuruyorum ben de. Harcadığım emek ise yazmak, onların sesini duyurabilmek oluyor. Pes eden taraf olmayacağım, buna eminim.


Üslubunuzu belirlerken nasıl bir okur profili hedeflediniz ya da bunu dikkate aldınız mı?

Sipariş üzerine üslup almıyoruz. Şaka bir yana asla böyle şeylerin hesabını yapmadım. Ben her şeyden önce bir okuyucuyum ve böyle küçük şeylerin hesabını yapan yazarların metinlerine denk geldiğimde arkama bakmadan uzaklaşıyorum. Eminim birçok okuyucu da bu şekilde düşünüyor ve o samimiyetsizliği fark ediyordur.


Son olarak “Kapan”da neler saklı? Yazmak istediğiniz konular, teknikler, okuma listeniz vs.?

Yaşadığımız ülkenin de bir “kapan” olduğunu düşünürsek yazılacak daha çok konu var demektir. Virginia Woolf ile arkadaş olsaydık bana bilinç akışı tekniği üzerinde yardımcı olmasını dilerdim belki. Onsuz çok zor olacak ama bu tekniği denemek istiyorum. Okuma listem her zaman çok kalabalık fakat 2022 yılı itibarıyla Hint edebiyatına giriş yapmayı düşünüyor ve deli gibi merak ediyorum. Onun dışında Japon, Latin Amerika ve Afgan edebiyatına büyük ilgi duyuyorum.