Camus’nün Yabancı’sı yeniden perdede: François Ozon’dan absürdün soğuk yüzüne yeni bir bakış
- Litera
- 1 saat önce
- 1 dakikada okunur
Albert Camus’nün edebiyat tarihine yön veren romanı Yabancı, geçtiğimiz günlerde ikinci kez sinema salonlarıyla buluştu. François Ozon’un yönettiği uyarlamada Meursault’ya Benjamin Voisin hayat verirken, film modern sinemanın en çok tartışılan edebiyat uyarlamalarından biri olmaya aday.

Albert Camus’nün 1942’de yayımlanan ve modern edebiyatın temel metinleri arasında kabul edilen romanı Yabancı, geçtiğimiz günlerde yeniden beyazperdeye uyarlandı. Ünlü Fransız yönetmen François Ozon, Camus’nün “absürd” felsefesini merkeze alan bu yeni yorumunda, romanın zamansız sorularını çağdaş bir sinema diliyle yeniden ele alıyor.
Filmde, annesinin ölümüne kayıtsız kalışı ve işlediği bir cinayet sonrası toplum tarafından yargılanışıyla hafızalara kazınan Meursault karakterini, Fransız sinemasının yükselen isimlerinden Benjamin Voisin canlandırıyor. Ozon’un siyah-beyaz estetiği tercih ettiği yapım, romanın duygusal mesafesini ve varoluşsal boşluğunu görsel olarak da pekiştiriyor.
Ozon, uyarlama sürecinde Camus’nün metnine birebir sadakatten ziyade, Yabancı’nın bugün hâlâ neden bu kadar sarsıcı olduğunu sorgulayan bir yaklaşım benimsiyor. Özellikle sömürgecilik bağlamını daha görünür kılan film, romanda arka planda kalan Cezayirli karakterlere de bilinçli bir derinlik kazandırmayı amaçlıyor. Yönetmen, bu tercihiyle Camus’nün metnini günümüz seyircisi için yeniden düşünmeye açıyor .
Film, dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yaptı ve festival gösterimlerinin ardından uluslararası eleştirmenlerin dikkatini çekti. İlk değerlendirmelerde, Ozon’un romanın felsefi ağırlığını sinemaya taşımadaki cesareti ve Benjamin Voisin’in “duygusuzlukla örülü” performansı özellikle öne çıkarıldı. Eleştirmenler, filmin Camus’nün metnine yeni bir yorum getirdiği konusunda hemfikir olurken, uyarlamanın bilinçli olarak “rahatsız edici” bir mesafe kurduğunu vurguladı.
Yabancı, ilk haftalarında özellikle edebiyat uyarlamalarına ilgi duyan izleyiciler için güçlü bir tartışma alanı yaratmış durumda. Camus’nün “hayatın anlamsızlığı” üzerine kurduğu sert anlatı, Ozon’un kamerasında bir kez daha şu soruyu gündeme getiriyor: Toplum, gerçekten suçun kendisini mi yargılar, yoksa ona uymayanı mı?





































