2026 NDS Edebiyat Ödülü’nü Clara Dupont-Monod kazandı
- Litera

- 2 dakika önce
- 3 dakikada okunur
2026 NDS Edebiyat Ödülü'nü Fransız yazar Clara Dupont-Monod, Taşların Anlattığı adlı romanıyla kazandı.

Roman İletişim Yayınları tarafından 2024’te yayınlandı.
Eseri Türkçeye kazandıran Bahadırhan Bozkurt ise Lizi Behmoaras Çeviri Ödülü’ne layık görüldü.
Bu yıl on sekizincisi düzenlenen NDS Edebiyat Ödül Töreni Fransız Sarayı’nda, Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi Ekselansları Isabelle Dumont’un yüksek himayelerinde ve Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Sayın Nadia Fanton’un katılımıyla gerçekleşecek.
Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi ile Notre-Dame de Sion'lular Derneği tarafından 2008 yılından itibaren düzenlenen Ödül, dönüşümlü olarak bir yıl Türkçe yazan bir esere, bir sonraki yıl ise Fransızca yazan ve eseri Türkçeye çevrilmiş bir yazarın eserine verilmektedir.
NDS Edebiyat Ödülü Jürisi; yazar, gazeteci ve öğretim üyesi olan, Notre-Dame de Sion mezunu dokuz üyeden oluşmaktadır.
Tara Civelekoğlu (Jüri Başkanı), Yazgülü Aldoğan, Tomris Alpay, Emel Kefeli, Arzu Öztürkmen, Zeynep Sabuncu, Özlem Yüzak, Zeynep Seza Yılmaz ve Bora Gözüdok’tan oluşuyor.
Lizi Behmoaras Çeviri Ödülü:
2026 NDS Liseliler Edebiyat Ödülü, Fransızca yazılmış ve Türkçeye çevrilmiş bir esere verilecektir. Bu çerçevede Jüri, kitabın çevirmenine de bir Ödül takdim edecektir. Bu ödülün amacı, çevirmenlik çalışmasının önemini vurgulamaktır.
Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Jüri Başkanı Lizi Behmoaras’ın anısını yaşatmak amacıyla, Ödül Komitesi bu ödülün “Lizi Behmoaras Çeviri Ödülü” olarak adlandırılmasına karar vermiştir. Ödül ayrıca, Behmoaras ailesi tarafından sunulan bir katkıyla desteklenecektir.
Jüri Ödül alan eseri şöyle tanıtıyor:
« Fransa’nın dağlık yöresindeki bir kasabada yaşayan ve çocuklarından biri engelli olan bir ailenin iç dinamiklerinin, ailenin evinin avlusundaki taşlar tarafından, konunun dramatik yönünü abartmadan, yalın ve aynı zamanda şiirsel, güçlü ve akıcı bir dille anlatıldığı bu eser, doğa ve insan arasındaki gizemli ilişkiyi ve yörenin coğrafi yapısının yarattığı yaban ve büyülü atmosferi ustalıkla aktarması bakımından değerli bulunmuştur. Romanın, ortak bir acının odağında var olmaya çalışan aile bireylerinin deneyimlediği sevgi, nefret, kıskançlık, acıma, hüzün gibi farklı yoğun duyguları anlatıcı olan taşların tarafsızlığı ve sessizliğini gözeterek okura yansıtması da onu öne çıkaran başlıca niteliklerinden biridir. »
Clara Dupont-Monod
1973’te Paris’te doğdu. Edebiyat öğrenimi gördü ve Sorbonne’dan eski Fransızca alanında yüksek lisans aldı. Mezuniyetten sonra Cosmopolitan dergisinde çalışmaya başladı. Ardından Marianne dergisine geçti. Burada kültür sayfasının yayın yönetmenliğine yükseldi. Radyoda, RTL’de söyleşi programları yaptı. Daha sonra televizyonculuğa geçti ve çeşitli kanallarda kültür programları hazırladı, bir yandan da gazetelerde ve dergilerde edebiyat yazıları yazmayı sürdürdü. Medyada kültür alanında yaptığı işlerle elde ettiği başarıların yanı sıra romancı kimliğiyle de tanındı.
İlk romanı Eova Luciole 1998’de yayımlandı. Bunu La folie du roi Marc (2000), Histoire d’une prostituée (2003), Nestor rend les armes (2011), Le roi disaitque j’étais diable (2014), La Révolte (2018) adlı kitapları izledi. Bu kitaplarıyla Fransa’daki önemli edebiyat ödüllerinin, Prix Goncourt’un ve Prix Femina’nın kısa listelerine seçildi.
İletişim Yayınları tarafından Türkçe yayımlanan kitapları: Taşların Anlattığı (2024), Juette’in Tutkusu (2025) ve Yüzleşme’dir (2026). Taşların Anlattığı’yla Prix Femina’yı, Prix Landerneau’yu ve Prix Goncourt des lycéens’i kazandı.
Taşların Anlattığı
Bu roman, bir ailenin Fransa’nın ücra bir köyündeki sessiz sakin hayatının ansızın nasıl dönüştüğünü anlatan dokunaklı bir kitap. Engelli bir bebeğin doğumuyla sessiz hayatları derinden sarsılan bir aileyi odağına alır. Bu kaçınılmaz trajediyi abartıya kaçmadan, incelikli, şiirsel ve sarsıcı bir dille anlatan yazar, kardeşlik bağlarını, kaybın dönüştürücü gücünü ve zamanla kabuk bağlayan yaraları taşların tanıklığında görünür kılar. Taşların Anlattığı, acının içinden filizlenen umuda ve hayatın kırılgan güzelliğine dokunan etkileyici bir anlatı.
Bahadırhan Bozkurt
1972 yılında Bursa’da doğdu. Galatasaray Lisesi ve ardından Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim – Tercümanlık Bölümü’nü bitirdi. Teknik çeviriler yaparak başladığı mesleğinde 2004 yılından itibaren tamamen edebî çeviriye yöneldi. Aralarında Eric-Emmanuel Schmitt, Anna Gavalda, Amélie Nothomb, Jean Teulé’den eserlerin de bulunduğu çok sayıda kitabı Türkçeye çevirdi. Gustave Flaubert’in eseri Madame Bovary çevirisi 2018 yılında yayınlandı. Hâlâ edebî çeviriyi büyük bir tutkuyla yapıyor. Çevirdiği romanların geçtiği şehirlere seyahat etmeyi seviyor.






































Yorumlar