top of page
  • YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara
  • Yazarın fotoğrafıLitera

Masum bir çocuğun diktatöre dönüşümü

Aziz Gökdemir, İmparatora Veda adlı romanında, Muradlar’ın tarihini, son hünkârın doğumundan ölümüne dek sene sene mercek altına alıyor.

Alışılmışdışı bir padişah: Adidas eşofmanlı, Ray-Ban gözlüklü; modern, ılımlı, yenilik sevdalısı. Yalnızca şiire değil, polisiyeye de meraklı. Şehrin damlarına tırmanan, cevval, alışılmışdışı bir kadın: İfe. Ve esrarlı bir alfabeyle yazılmış, alışılmışdışı bir elyazması. Mutlak hâkim padişah, bir hikâyenin sonunu öğrenebilmek uğruna, kendisine başkaldırmaya cesaret eden tek kadınla işbirliği yapmak zorunda.


Masum bir çocuğun diktatöre dönüşümünü, gücün insanı nasıl zehirlediğini, yalnızca görüntüde modernleşebilmiş bir halkın üzerinden anlatıyor; değişimin kodlarını, yedek şehzadelerin hapsedildiği kafeslere, mezarlıklara, bilinmeyen bir alfabeye gizliyor.


“Sıcak sarı bir ışık yayılıyordu dükkândan, önünde uzanan ıslak taşları benek benek aydınlatıyordu; başını kaldırmıyordu İfe, sadece yürüyor, o an aklına düşen iki dizeyi mırıldanıyordu: ‘Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda / Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı.’ Bir şey istiyordu, bir kıyamet. Ne istediğini bilmiyordu, kopup kaçmak belki, bir şekilde. Gövdesi bir koza olsa, yırtıp onu. Ama nereye? Evli evine derler ya, tam da öyle gidiyordu işte, koşa koşa, bir kez daha şu etrafındaki silik siluetler ordusu gibi mağlup, yorgun, hatta harap. Sokaklar günün son hamallarına kalacaktı birazdan, sağlı sollu kapılardan çıkıp mesailerinin son süprüntülerini götüreceklerdi, tanzifat ameleleri de sokaklara atılmış büyüklü küçüklü çöpleri toparlayacaktı. Sonrasına karanlık hâkim olacaktı, bir de eli sopalılar, köpekler, kediler. Kör ışıklı gaz lambaları, yeni yeni onların yerini almaya başlayan yirmi mumluk sarı sıcak ampuller, ısındıktan sonra türküsünü söyleyen veya bültenini okuyan tek istasyonlu radyo. Gazocağında kısık ateş; sımsıkı örtülü perdeler, kenarlarından kanayan evler.”


Aziz Gökdemir, 1967’de doğdu. Robert Kolej ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okuduktan sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne yerleşti. Şirin ve sorunlu bir kasaba olan Washington DC’de 1990’lı yıllardan bu yana yaşamını editör olarak sürdürüyor. Aynı zaman aralığında Aras Yayıncılık’la birlikte altı kitaplık William Saroyan dizisini yönetti, Saroyan’ın Türkiye’de tanınmayan önemli öykülerinin yanında ilkgençlik yıllarında yazılmış şiir ve öykülerin de ilk kez Türkçeye kazandırılmasına katkıda bulundu. Agos, Armenian Weekly, Cumhuriyet, E, Notos, Öykü Gazetesi, Öykülem ve Sarnıç Öykü’de yazı ve öyküleri yayımlandı. İç İçe Geçmiş İstanbul Öyküleri (1998) ve Gökyüzü Defni (2013) adlı iki kitabının yanı sıra Bağzı Şeylere Öyküler (2013), Öyküden Çıktım Yola (2014) ve Kısa Film Öyküleri (2017) adlı seçkilerde yer aldı. İlk kitabının kapanış öyküsü, Almanya’nın Sesi Radyosu’nun 1997 Edebiyat Yarışması’na katılan kayda değer metinleri yayımladığı Yaşam İzleri (1998) / Lebensspuren (2000) adlı derlemelerde de yer aldı. Son kitabı, İtalya’da iki dilde yayımlanan Narrazioni notturne a Villa d’Este / Este Sarayı’nda İhtiyar Heyetiyle Bir Öykü Akşamı’dır (2017).


İMPARATORA VEDA

Aziz Gökdemir

İthaki Yayınları, 2023

Tür: Roman

408 s.

Comments


bottom of page