• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

2021’de Belma Fırat'ın en sevdiği kitaplar

Belma Fırat, 2021'de okuyup tavsiye ettiği kitapları Literaedebiyat ile paylaştı: 2021 yılında birbirinden değerli kitaplar okudum. Türkçe edebiyat eserlerinden dikkatimi çekenler üzerine inceleme yazıları kaleme almaya gayret ediyorum. Yazdığım inceleme metinlerinde de birçok kuramsal çalışmaya referans veriyorum. Bu nedenle Litera için aşağıda hazırladığım seçkiyi, okuma ve yazma sürecimle bağlantılı olarak önemsediğim çeviri edebiyat eserleri ile sınırladım.




Bu bağlamda, yıl içerisinde; toplumsal dönüşümler, sınıf çatışması, yoksulluk, göçebelik, yersizyurtsuzluk, sınırlar, savaş, insan-doğa ilişkisi, antroposen kavramı, transhümanizm, zihin-beden ilişkisi, feminizm ve kuir düşünce ekseninde bir okuma hattı kurmaya çalıştım.



Seneler: Annie Ernaux, çeviri: Siren İdemen, Can Yayınları

Gayrişahsi otobiyografi olarak adlandırdığı Seneler romanında Ernaux, kendi öznel zamanının değişen ruhuyla, kolektif zamanın değişen ruhunun kesişimselliğinde, ikinci dünya savaşının bitiminden günümüze Fransa tarihini; toplumsal olanın bireysel hayatlarımızdaki izdüşümünü, ustalıkla kurduğu dil ve estetik yapıyla ele alıyor.



Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz: Ocean Vuong, çeviri: Deniz Koç, Harfa Yayınları

Vietnam doğumlu Amerikalı yazar Vuong; savaş, göç, yoksulluk temaları etrafında kurduğu otobiyografik romanında, mektup türünün imkânlarından yararlanarak bir yandan çocukluktan gençliğe geçişini, cinsellik ve cinsel yöneliminin keşfi bağlamında anlatırken bir yandan da yersizyurtsuzluk ile dil ilişkisini, dilin yitimini, dilinden koparılmayı edebiyatın yazınsal uzamında kurduğu yetkin bir dille anlatıyor.



Eddy’nin Sonu, Édouard Louis, çeviri: Ayberk Erkay, Can Yayınları

Fransız işçi sınıfından gelen Louis, otobiyografik romanı Eddy’nin Sonu’nda, ötekileştirme, homofobi, ırkçılık, zorbalık, sınıf ayrımcılığı, yoksuzluk temalarını kendi hayatının izdüşümleri üzerinden öznel ve sarsıcı bir dille anlatıyor.



Küçük Bir Ayrıntı, Adania Shibli, çeviri: Mehmet Hakkı Suçin, Can Yayınları

Filistin doğumlu Shibli’nin romanı Küçük Bir Ayrıntı, İsrail-Filistin hattında geçen iki parçalı bir anlatı. İlk bölümde 1949 tarihinde İsrail Filistin savaşı döneminde çöldeki İsrail askerlerinin kurduğu kampta geçen bir olay öyküleştiriliyor. Günümüzde geçen ikinci bölüm ise, ilk bölümde anlatılan olaya dair bir makaleye rast gelen ve İsrail bölgesinde yaşayan Filistinli bir genç kadının, ayrıntılardan yola çıkarak, makalede anlatılan olayın arkasındaki hakikatin peşine düşmesini anlatıyor. İşe giderken geçilen kontrol noktaları, sınırlar, yaşadıkları bölgelere göre hiyerarşik olarak ayrıştırılan, özgürlük, hareket alanları sınırlandırılan insanlar ve karanlıkta bırakılan, erişilmez kılınan ayrıntıların hakikatimiz ile ilişkisi üzerine düşündüren bir roman.



Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde, Olga Tokarczuk, çeviri: Neşe Taluy Yüce, Timaş Yayınları

İnsan doğa ilişkileri üzerine bir roman. Polonya’nın bir köyünde avcılara savaş açan Janina’dan bir alıntı ile kitabı özetlemek isterim: “‘Hayvanlar, yaşadıkları ülke hakkındaki gerçekleri gösterir,’ dedim. ‘Hayvanlara olan yaklaşım yani. İnsanlar Hayvanlara vahşice davrandıklarında, hiçbir demokrasi biçimi onlara yardımcı olmaz, aslında hiçbir şey yardımcı olmaz.’” s.118



Taştan ve Kemikten, Bérengère Cournut, çeviri: Ekin Özlü Akseki, Can Yayınları

Cournut’un, Arktika’da yaşayan avcı göçebe İnuit toplumu üzerine yaptığı uzun araştırmalar sonucu yazdığı roman. İnuitlerin doğa insan ilişkileri, gelenekleri, şaman kültürü, ölüm yaşam döngüsüne ilişkin inançları, haksızlıkla mücadele ve hakikatle kurdukları ilişkide “ezgi”nin yeri üzerine uzun uzun düşündüren bir anlatı. Günümüzde endüstrileşmiş hayvan tüketimi, zevk ve spora dönüşmüş avcılık, insanın insan olmayanlar üzerinde kurduğu hegemonya karşısında, bir yandan hayatta kalmak için hayvanları avlarken bir yandan da onlarla ortak yaşam alanı kuran, onları ruhani eşleri olarak gören İnuit toplumundan öğreneceklerimiz var.



Vejetaryen, Han Kang, çeviri: Göksel Türközü, April Yayıncılık

Bir gün aniden vejetaryen olmaya karar veren bir kadının eşi ve ailesine karşı mücadelesi, zorla besleme gibi şiddet eylemlerine karşı direnci, doğaya karışıp onun uzantısı olma, çiçeklenme özlemine dair bir roman.



Beyaz Veba: Karel Capek, çeviri: Arzu Eylem, NotaBene Yayınları

Beyaz Veba, dünyayı saran ölümcül hastalığın çaresini bulan gecekondu doktoru Galen’in tedaviyi dünya barışının sağlanması için bir nevi “ütopik şantaj”a dönüştürerek; iktidar, sermaye ve bilim ittifakına karşı verdiği savaşı anlatan bir tiyatro oyunu. Capek, uyumsuz tiyatro ekolünü çağrıştıran ironik diliyle pandemi döneminde yaşadıklarımızı yeniden düşünmek için bir olanak sağlıyor.



Frankissstein, Jeanette Winterson, çeviri: Pınar Kür, Kafka Kitap

Jeanette Winterson’un, kurgusunu, feminist ve kuir bir perspektifle Mary Shelley’in Frankenstein romanıyla harmanladığı Frankissstein, yapay zekâ, transhümanizm, akışan cinsellik kavramları etrafında örülmüş bir anlatı. Frankissstein, bir yandan zihin-beden ikiliği bir yandan da toplumsal cinsiyet üzerine okuyucuları düşünmeye davet ediyor.



Klara ile Güneş, Kazuo Ishiguro, çeviri: Lâle Akalın, Yapı Kredi Yayınları

Ishiguro, duyu, algı, zihin, beden ve ölüm üzerine uzun uzun düşündüren bir yapay zekâ anlatısı kuruyor. Yapay zekâ bir makineye indirgenebilir mi, yapay zekâ bir benlik algısına sahip midir, yapay zekânın dış dünyadaki verileri kayda geçirme ve algıya dönüştürme biçimi ile insanınki arasında nasıl bir ilişki kurabiliriz. Yapay zekâ hissedebilir mi, hisleri öğrenmek ve yaşantılamak arasında bağlantı kurabilir miyiz, vefat eden bir varlık olarak insan ile yapay zekânın ölüm ile kurduğu ilişki, yapay zekâ vekâleten ölebilir ya da yaşayabilir mi ve benzeri sorular etrafında dallanıp budaklanan bir soru yağmuruyla okuyucuyu karşı karşıya bırakıyor. Klara ile Güneş, bir yandan Kant’ın Saf Aklın Eleştirisi bir yandan da Heidegger’in Varlık ve Zaman eserleriyle birlikte düşünme imkânı barındırması bakımından heyecan verici bir okuma serüveni oldu benim için.