• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

2021'de Melike Uzun'un en sevdiği kitaplar

Melike Uzun, 2021'de okuyup tavsiye ettiği kitapları Literaedebiyat ile paylaştı



Güneş Kalır Bir Başına

Ömer Erdem’in son şiir kitabı Ekim ayında yayımlandı. Yazan her kişinin takip ettiği, yeni kitabını beklediği şairler ve yazarlar vardır. Ömer Erdem benim için onlardan biri. Son kitabını da merak ve sevinçle aldım. Merakım biraz da bu şiirlerin salgın hastalık, kapanma, karantina dönemlerinde yazılmış olduğunu tahmin ettiğimden, dönemin onun yazdıklarına yansıyıp yansımadığı düşüncesinden kaynaklanıyordu. Gerçekten de Ömer Erdem’in Evvel, Kireç, Kör, Pas kitaplarındaki şiirden hem estetik hem de konu itibariyle farklı bir mecraya yöneldiğini fark ettim. Öncelikle günlük hayat dizelere diğer kitaplarından daha fazla sızmıştı. İç dil imgesel dilden daha öndeydi. Bu, içimize her zamankinden fazla yöneldiğimiz bir dönemin beklenen, güzel sonucu. Ölümle güneşin yan yana geldiği şiirlerden oluşuyor Güneş Kalır Bir Başına. Salgın derken, pahalılık derken, korku, endişe, kaygı derken “güneşe çok işin düştüğü sabahlarda” okunması gereken şiirler bunlar.

Güneş Kalır Bir Başına, Ömer Erdem, Everest Yayınları, Ekim 2021


Kundalini Yoga Psikolojisi

Sanırım Jung ve Jung’tan esinlenen tüm psikolojik öğretiler, yoga, meditasyon çok kişinin gündemine girdi. Ya da ben baş edemediğim birçok sorunun çözümü değil ama sorunlar karşısında güçlü kalma yöntemi olarak keşfettiğim meditasyondan sonra herkesin bu konuyla ilgilendiğini düşünmeye başladım. Jung’un fikirlerini Doğu ezoterizmiyle yoğurması bir yana, doğrudan Kundalini Yoga adını taşıyan kitabı yayımlanınca hemen okudum. Kitap Jung’un dört konferans metninden oluşuyor. Konuşma metni olduğu için soru ve cevaplar da yer bulmuş. Çakralar, Hint sembolizmi ve duygular arasındaki ilişkinin yorumlarını merak edenlere ve Jung külliyatını takip edenlere öneriyorum.

Kundalini Yoga Psikolojisi, Carl Gustav Jung, Çev. Burcu Tümkaya, Pinhan Yayıncılık, 2021


Seneler

Seneler bu yıl beni en etkileyen kurmaca oldu. Toplumun ve toplumsal yapının, değişimin dokusuyla bireysel tarihin dokusunun iç içe geçmesi; kadın kahramanın iç dünyasının dönüşümünün, iç dünya ile dış dünyanın çatıştığı, kesiştiği alanların kelimelerle kurulan üçüncü bir dokuya yayılması bu yapıtı oldukça özgün bir anlatı haline getirmiş. “Ve biz yaşlı olmayacaktık.”diye çıkılan yolda yaşlanmanın hikâyesi olarak da okunmaya değer.

Seneler, Annie Ernaux, çev. Siren İdemen, Can Yayınları, 2021


Şal

Felaketlerin, toplumsal travmaların nasıl anlatılacağı meselesi benim için hep güncel. Cynthia Ozick holokostun dile dökülmeyi güçleştiren, imkânsız kılan ağırlığını bir nesneyi simgeleştirerek vermiş. Şal, acının ve özlemin simgesi, roman boyunca işleniyor. Romanda geçen “Annelik felsefeden keskin bir kopuştur.”cümlesini de buraya iliştirmek isterim.


Cynthia Ozick, Çev.Esra Birkan, Nebula Kitap, 2018


İsa’nın Çocukluğu

Coetzee’yi neden takip ettiğimi burada anlatmama gerek yok. Yeni kitabını çevrilir çevrilmez okudum. Yazarın her kitabında Utanç’ı ararım ve bulamam, ancak tüm kitaplarındaki ortak olan yön beni çeker. Bu yön her zaman, hikâyeye eşlik eden bir düşüncenin, tartışmanın olmasıdır. Ancak bu romanda, belki de üçleme olarak tasarlandığından, alttaki tartışmayı okumak çok kolay olmadı. Bu kitabın bir giriş olduğunu, sonlarda yavaş yavaş kavramaya başladığımız köksüzlük, kimsesizlik, yabancılık tartışmasının devam kitaplarında daha da açılacağını düşündüm. Benim için yılın mutlaka anılması, okunması gerekenlerinden biri İsa’nın Çocukluğu.

İsa’nın Çocukluğu, J.M Coetzee, Çev. Bülent O. Doğan, Can Yayınları, Haziran 2021