• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Hadi Hikâyemi Sen Yaz!

Sevim Şentürk yazdı: "Bir kitap düşünün, içinde kelimeler yok. Ama resimlerine bakıp hikayesini görebiliyorsunuz. İşte Timaş Çocuk’tan çıkan Benim Adım Mavi, böyle bir kitap. Rengi mavi olduğu için akran zorbalığına maruz kalan bir arının hikâyesini etkileyici çizimlerle minik okura ulaştırıyor. Yani evrensel bir dil kullanıyor!"


Sevim Şentürk


Sessiz, sözsüz ya da yazısız... Böyle adlandırılıyor kelimelerin dile gelmediği, sadece resimlerin konuştuğu sessiz kitaplar... İki kapak arasındaki duyguları renkler, karakterleri çizgiler belirliyor. Bir metinle değil; görsellerle ulaşıyor okuyucuya yazarın anlatmak istedikleri. Ama kurguyu siz kelimelere döküyorsunuz, dil bariyeri olmadan! Çünkü bütün çocuklar sessiz kitapları okurken aynı dili kullanıyor; resimlerin alfabesini yani...


“Konuşursam beni sadece İngilizce bilenler anlayacak ama sessiz bir filmi herkes anlayabilir ve dünya Amerika’dan ibaret değil!” diyen Charlie Chaplin’i hatırlayalım. Sessiz sinemaya adım attığında gelen eleştirilere böyle cevap vermişti. Son yıllarda çocuk kitapları yayıncılığında da trend hâline gelen sessiz çocuk kitapları, aynı evrensel tavrı gösteriyor dünyaya. Çeviri engeli olmadan tüm çocuklara ulaşıyor hikâyeler. Fakat, bu alanda verilen yayınlar dünyada hızla yaygınlaşsa da, Türkiye’de hâlâ az ilgi görüyor. Yayınevlerinin listesinde ya da raflarda, sayılı sessiz kitap var.


Yazısız kitap tercih etmek de zorlanan toplumumuza rağmen, Timaş Çocuk, risk almış ve görselleriyle büyüleyen sessiz bir kitap basmış: Benim Adım Mavi.



Arılar Mavi Olur mu Hiç!

Kendini "Mavi" hisseden herkese ithaf edilen kitap, Irene Guglielmi adında İtalyan bir çizere ait. Mavi bir arının, alışılmışın dışındaki rengi yüzünden ötekileşmiş hissetmesini ve maruz kaldığı dışlanmışlığı Irene Guglielmi, kelimeleri kullanmadan; ama sanki kelimeleri kullanmış gibi çizgileriyle anlatmış. Tam burada, bir dipnot geçmek isterim: kitap hakkında değerlendirme yazmadan hemen önce, biri beş diğeri 8 yaşında olan çocuklarımdan, farklı zamanlarda, Benim Adım Mavi’yi resimlere bakarak benim için kelimelere dökmelerini istedim. Ve çizerin ürettiği bu sessiz kitabın, İtalya’dan Türkiye’ye geliş sebebini, böylece daha iyi hissettim. Kızım da oğlum da sanki kelimeler varmış gibi resimlere bakıp kitabı okudular. Üstelik kurguları, görsellerden bağımsız değildi. Kısacası 2021 SBC, Sessiz Çocuk Kitapları Yarışması Gıanni De Conno Ödülü finalisti ve kazananı olmak gibi iki muteber ödüle layık görülen bu kitap ve kitabı keşfedip çocuk edebiyatı raflarımızda yer almasını sağlayan editörü Sevde Tuba Okçu her türlü övgüyü hak ediyor kesinlikle.


Kare ve sert kapak formunda, büyük boyutlarda basılan, Benim Adım Mavi görsel şölen tadında. Sayfadan sayfaya geçerken doğanın akışını seyrediyor, çizgilerde kayboluyorsunuz. Uzun yazılardan sıkılan, hikâyenin akışına odaklanmayıp sayfadaki resme takılan ve orada uzun uzun kalıp sorular sormak isteyen, hatta yazarın değil kendi hikayesini anlatan tüm minikler çok sevecek mavi arının yolculuğunu. Sayfalarda harfleri değil; doğanın renklerini görecekler. Hitap edilen yaş aralığı hesaba katarsak, bu sayede, 1- 6 yaş arası çocuklar, okuma yazma bilmelerine gerek kalmadan, herhangi bir yakınına ihtiyaç hissetmeden, sahip oldukları kitabı kendileri okuyabilecekler. Sessiz çocuk kitaplarının bir amacı da bu değil mi? Görsel algılama, resim okuma becerisini artırma, hafıza geliştirme gibi yeteneklerini güçlendirirken özgürlüklerini kazanacak ve bireysel okuma becerisi kazanabilecekler. Yeni nesil annelerin kaçırmayacağı bir fırsat; bir kitapla kapsayıcı eğitimin zenginliklerinden faydalanacaklar.


Mavi Arı’nın Kendini Sevme Yolculuğu

Sessiz kitapların her ne kadar kelimeleri olmasa da çizer; resimlerini zihninde belirlediği bir hikaye üzerine yapıyor. Tıpkı mavi arının duygusal hayat yolculuğu gibi... İtalya’da deniz manzaralı bir kasabada, Biscegli’de yaşayan, kitabın yaratıcısı İrene Guglielmi, çizgileri kadar hayal gücü de güçlü bir yazar. Benim Adım Mavi’de, resimleri gelişigüzel değil, kurgu dâhilinde aktarıyor kitaba.


Bilirsiniz arılar sarıdır! Fakat bu kitapta bir istisna var. Rengi mavi. Bu arı, farklı olduğu için kolonisi tarafından dışlanıyor. Alay malzemesi oluyor. Hatta belki diğerleri onun bir arı olduğunu, bal yapabileceğini düşünmüyor. Bu duruma çok üzülse de ormanı keşfe çıktığında arı olmayan; ama kendisiyle aynı renkte olan farklı türde böcek ve hayvanlarla tanışıyor. Yaşamak, mutlu olmak için illa kolonisine ihtiyacı olmadığını fark ediyor.


Sözün özü; çizer daha doğrusu sözcükleri olmayan yazar Guglielmi, çocukların büyürken karşılaşacağı pek çok sorunu, içine gireceği duyguları ve bunların çözümlerini mavi arının günlük hayatının resimleriyle minik okuyucusuna aktarıyor, yalnız olmadıklarını onlara hissettiriyor.


KUTU: Sessiz Kitaplar, Göçmen Çocuklar İçin de Önemli!

Göç, geçmişte olduğu kadar bugün de dünyanın gündeminde. Hayat şartları, savaşlar, ekonomik ve siyasî sebepler nedeniyle insanlar, ülkelerini bile değiştirebiliyorlar. Böyle durumlarda en çok çocuklar zorlanıyor. Bilmedikleri bir coğrafyada, bilmedikleri bir dil ile tutunmaya çalışıyorlar. Okulda, parkta iletişim kuramadıkları için yalnızlık çekiyorlar. İşte, sessiz kitaplar ise dili olmadığı için göçmen ve yerliler arasında birleştirici etki sağlıyor; eğitimde! Benim Adım Mavi kitabının doğduğu topraklarda, İtalya’da, sırf bu sebeple sessiz kitaplardan oluşan bir kütüphane kurulmuş. Göçmen çocuklar, dil engelini aşana kadar bu kitaplardan faydalanabiliyor, yerli çocuklarla sessiz etkinliklere katılabiliyorlar. Türkiye’nin de, son yıllarda farklı millet ve kültürlerden göç alan bir ülke olduğu düşünürsek sessiz çocuk kitaplarının her geçen gün artarak raflarda yerini alması gerekir.


BENİM ADIM MAVİ

İrene Guglielmi

Timaş Çocuk, 2022

36 s.