Ara

Dickens'tan Žižek'e yürümenin edebi tarihi

Yürümenin felsefesi ve tarihine ilişkin külliyata yepyeni bir kitap eklendi. Matthew Beaumont, geçtiğimiz aylarda yayımlanan kitabı The Walker: On Losing and Finding Yourself in the Modern City'de edebiyattaki flanörlerin izini sürerek bir yandan da şehrin sokaklarındaki dönüşümü sorguluyor.

Modern şehrin sokaklarında dolanmak, A noktasından B noktasına gitmenin biraz daha fazlasıdır, bize kim olduğumuzu ve nerede bulunduğumuzu anlama imkânı verir. Matthew Beaumont geçtiğimiz aylarda Verso Books tarafından yayımlanan The Walker'da, on dokuzuncu yüzyıldan itibaren edebiyatta yer bulan flanörlerin peşine düşüp okuru dolambaçlı bir yolculuğa sürüklüyor. St. James Park ve Piccadilly'de dolaşırken hatıralarını tazeleyen Mrs Dalloway, Poe'nun Londra sokaklarında dolanırken yolunu hep kalabalıkların arasına düşüren kahramanı, Dublin'de gezintiye çıkan Leopold Bloom gibi pek çok edebi karakter aracılığıyla şehirde yürümenin siyasetini ve şiirselliğini sorguluyor.

GÖRSEL: Gustave Caillebotte, Jour de pluie à Paris, 1877

Charles Dickens, Edgar Allan Poe, André Breton, H. G. Wells, Virginia Woolf, Jean Rhys, Ray Bradbury gibi yazarların izinde edebiyat tarihinin labirentlerinde dolanan Beaumont bir yandan da sitüasyonistlerden, David Harvey ve Slavoj Žižek gibi düşünürlerden yola çıkarak şehirlerin metropollere dönüşmesiyle sosyal adaletsizliğin sokaklarda iyice görünür olmasına, bohem-burjuvaların yataklarında uykuya çekilirken yoksulların ve evsizlerin sokakları yeniden ele geçirmesine, kamusal alanların özelleştirilerek günümüz insanının bir şekilde ekonomik, politik ve toplumsal tecrite sürüklendiğine ve flanörlük hevesinin köreltildiğine değiniyor.




kulturagif.gif

1/2

1/2

Mail listemize kaydolmak için:

  • White Facebook Icon

reklam, sponsorluk ve işbirliği için bize ulaşın