Urla’da keyifli bir kültür durağı: İki Kitap Urla
- Seda Aksoy Evren

- 2 saat önce
- 3 dakikada okunur
Seda Aksoy Evren, Litera Edebiyat için bağımsız kitapçılarla yaptığı söyleşilere, İki Kitap Urla ile devam ediyor. "İnsanların iyi kitaplara, iyi sohbetlere ve birbirini tanımayan insanların aynı masa etrafında buluşabildiği yerlere hâlâ ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Çünkü bizim de ihtiyacımız var."

İki kuzenin uzun zamandır hayalini kurduğu hem büyüklerin hem çocukların kitaplarla farklı bir bağ kurduğu keyifli bir kitapçı burası.
Son yıllarda özellikle gastronomi alanında ön plana çıkan Urla’da açılan “İki Kitap Urla” kültürle temas etmek isteyen herkese kapılarını açmış. Atölye programları öyle çeşitli ki buraya gelip de sıkılmanız çok zor bir ihtimal.
Hem kafe hem atölye açarak hayallerinin peşinden giden sevgili Ezgi ve Umut ile yaptığımız sıcak sohbet için teşekkür ederiz.
“İki Kitap Urla” fikri ilk ne zaman oluştu? Kuruluş hikâyenizi duymayı çok isteriz.
İki Kitap'ı kuzenimle birlikte kurduk. Aslında ikimizin de yıllardır sürdürdüğümüz işlerimiz var ve hala da onlara devam ediyoruz. Pek çok kişi, işimizi bırakıp kitapçıdan para kazanmayı mı düşündünüz diye soruyor. Bu soru sadece bizi gülümsetiyor çünkü İki Kitap bizim için her şeyden önce inanarak çıktığımız bir yol. Kendi işlerimizi sürdürürken bir yandan da bu hayali büyütmeye çalışıyoruz.
Fikir ise uzun zamandır aklımızdaydı. Biz çocukların ve yetişkinlerin kitaplarla bağ kurduğu, bir araya geldiği, sohbet ettiği bir yer hayal ediyorduk. Urla'nın böyle bir buluşma noktasına ihtiyacı olduğuna inandık.
O günden beri de öğrenerek, değişerek ve her gün biraz daha büyüyerek yolumuza devam ediyoruz.

“İki Kitap Urla” dendiğinde en çok hangi özelliğiyle akıllara gelmesini istersiniz?
İnsanların aklına önce sıcak bir yer gelsin isteriz.
Kapısından çekinmeden girilen, "Bir kahve içeyim, biraz kitaplara bakayım," denilen, çocukların rahatça dolaşabildiği, insanların sohbet etmek için uğradığı bir kitapçı...
6 aylık yolculuğumuzda oluşan müdavimlerimizin tek söylediği şey “burası evimiz gibi”.
Henüz yolun başındayız ama tam da hayal ettiğimiz gibi ilerliyoruz.
Türkiye'de bağımsız bir kitapçı açmak gibi iddialı bir işe girişmenin ne gibi zorluklarını yaşıyorsunuz?
Kolay olduğunu söyleyemeyiz. Kitap sektörünün içinde olan herkes bugünün koşullarını biliyor. Maliyetler artıyor, internet satışlarıyla rekabet etmek zorlaşıyor.
Bir de Urla'nın kendine özgü bir dinamiği var. Son yıllarda haklı olarak gastronomisiyle öne çıkan bir ilçe. İnsanlar çoğu zaman güzel bir yemek ya da keyifli bir hafta sonu için geliyor. Biz de zamanlar bu hikâyeye kültür tarafında küçük bir katkı sunacağımıza inanıyoruz. “Bu hafta hangi yazar geliyor?" ya da "Hangi atölye var?" sorularının da konuşulduğu bir Urla kitapçısı hayal ediyoruz.
Bu kolay olur mu bilmiyoruz ama insanların iyi kitaplara, iyi sohbetlere ve birbirini tanımayan insanların aynı masa etrafında buluşabildiği yerlere hâlâ ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Çünkü bizim de ihtiyacımız var.

Mekânınızda bir hafta nasıl geçiyor? Bize anlatır mısınız?
Aslında hiçbir haftamız birbirine benzemiyor.
Bazı günler oldukça hareketli oluyor, bazı günler daha sakin geçiyor. Ama bizi en çok mutlu eden şey, her geçen hafta daha fazla tanıdık yüz görmeye başlamamız. Kahvesini içmeye gelenler, yeni çıkan kitaplara göz atmadan gitmeyenler, bilgisayarını açıp birkaç saat çalışanlar, çocukları atölyedeyken kendine vakit ayıran ebeveynler...
Etkinlik günlerinin ise bambaşka bir havası oluyor. Çocuk sesleri yükseliyor, uzun masaların etrafında kitaplar konuşuluyor, bazen bir yazarı ağırlıyoruz, bazen bir öykünün peşine düşüyoruz.
İki Kitap'ın her gün aynı olmasını istemiyoruz zaten. Değişsin, dönüşsün ama insanların "Bir uğrayayım." dediği bir yer olmaya devam etsin istiyoruz. Müdavimlerimizin yavaş yavaş oluşması da galiba bunun en güzel göstergesi. Atölyelerimizi, yazar etkinliklerimizi planlarken de doğru kişilerle bir araya gelmeyi hedefliyoruz.
Çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak isteyenlere tavsiyelerinizi alabilir miyiz?
Bence çocuklara kitap okutmaya çalışmaktan önce, kitaplarla güzel bir ilişki kurmalarını sağlamak gerekiyor.
Çocuklar bizim söylediğimizden çok yaptığımızı görüyor. Evde kitap okuyan bir anne baba, birlikte kitapçıya gitmek, aynı hikâye üzerine konuşmak, çocuğun kendi kitabını seçmesine izin vermek... Bunların etkisi tahmin edilenden çok daha büyük.
Biz çocukların okumayı sevmelerinin, kitaplarla kurdukları duygusal bağ sayesinde mümkün olduğuna inanıyoruz. Kitap bir görev olmaktan çıkıp merak edilen, paylaşılan ve keyif alınan bir şeye dönüştüğünde, okuma alışkanlığı da zaten kendiliğinden geliyor.



































Yorumlar