Elif Şafak lehine karar: Yargıtay, Bit Palas davasındaki hükmü bozdu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Elif Şafak’ın Bit Palas romanının Mine Kırıkkanat’ın Sinek Sarayı adlı eserinden intihal edildiği iddiasıyla açılan davada, Şafak ve Doğan Kitap aleyhine verilen mahkeme kararlarını oy birliğiyle bozdu. Kararda, davanın romanın yayımlanmasından 19 yıl sonra açılması ve sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesi üzerinde duruldu. Hukuki süreç ise yeniden değerlendirilmek üzere devam ediyor.

Yazar Elif Şafak’ın 2002 yılında yayımlanan Bit Palas romanıyla ilgili intihal davasında yeni bir gelişme yaşandı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Mine Kırıkkanat’ın 1990 tarihli Sinek Sarayı adlı eserinden intihal yapıldığı iddiasıyla açtığı davada, Elif Şafak ve yayınevi Doğan Kitap aleyhine verilen mahkeme kararlarını oy birliğiyle bozdu.
Karar, Türk edebiyatında eser sahipliği, telif hakları ve edebî benzerlikler üzerine yürütülen tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Dava nasıl başlamıştı?
Mine Kırıkkanat, kendi romanı Sinek Sarayı ile Elif Şafak’ın Bit Palas adlı eseri arasında benzerlikler bulunduğunu ileri sürerek 2021 yılında dava açmıştı. Kırıkkanat, iki romanın adları, kurguları, karakterleri, mekânları ve anlatım özellikleri arasındaki benzerliklerin intihal oluşturduğunu savunmuştu.
İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporunu esas alarak Bit Palas romanında yüzde 5 oranında intihal bulunduğu sonucuna ulaşmış; Elif Şafak ve Doğan Kitap aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmetmişti. Davalıların istinaf başvuruları da reddedilince dosya Yargıtay’a taşınmıştı.
Yargıtay kararında hangi noktaya dikkat çekildi?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, incelemesinde davanın açılma zamanını ve sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesini gündeme aldı. Daire, Bit Palas romanının 2002 yılında yayımlanmasına karşın davanın 2021 yılında açılmış olmasının, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Bu ilke, bir kişinin bildiği veya bilmesi gereken bir hak ihlaline uzun süre sessiz kalmasının, koşullara göre daha sonra aynı hakka dayanarak talepte bulunmasını sınırlayabilmesini ifade ediyor. Ancak bu durum, tek başına her davada hak kaybı doğduğu anlamına gelmiyor; somut olayın koşullarının değerlendirilmesi gerekiyor.
Yargıtay, söz konusu ilke çerçevesinde tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi gerektiği hâlde bu inceleme yapılmadan karar verilmesini hukuka aykırı buldu. Böylece Elif Şafak ve Doğan Kitap aleyhine verilen önceki kararlar bozuldu.
Hukuki süreç yeniden değerlendirilecek
Yargıtay’ın bozma kararı, ilk derece mahkemesinin daha önce verdiği hükmün geçerliliğini ortadan kaldırırken dosyanın yeniden değerlendirilmesinin önünü açtı. Dolayısıyla karar, intihal iddiasının esası hakkında verilmiş kesin bir hüküm olarak değerlendirilmemeli.
Yargıtay ayrıca Mine Kırıkkanat’ın, Elif Şafak ve Doğan Kitap’a 40 bin TL duruşma vekâlet ücreti ödemesine hükmetti.
Doğan Kitap, kararın ardından yaptığı açıklamada gelişmeyi edebiyat ve yayıncılık dünyası açısından önemli ve sevindirici olarak değerlendirdi. Yayınevi, hukuki sürecin bundan sonraki aşamalarını takip edeceğini ve Elif Şafak’ın haklarını savunmayı sürdüreceğini bildirdi.
Yargıtay’ın bozma kararı, yalnızca iki yazar arasındaki hukuki anlaşmazlık bakımından değil, edebî eserlerde benzerliklerin nasıl değerlendirileceği ve telif haklarının hangi koşullarda ileri sürülebileceği açısından da önem taşıyor. Dosyanın yeniden görülecek aşamalarında verilecek karar, edebiyat ve yayıncılık dünyası tarafından yakından izlenecek.




































Yorumlar