Ara

Kendisiyle konuşan roman : Hisli Kirpi

İlhami Algör'ün yeni romanı Hisli Kirpi üzerine Mert Bakıcı yazdı: "Hisli Kirpi kendisiyle konuşan, bu konuşmalarda okuyucuyu yaşama dair derin sorgulara/muhakemelere iten bir metin olmasının yanı sıra ince duyarlılıkların, hassas ilgilerin ve gündelik hayattaki zarif detayların romanı."

Mert Bakıcı

İlhami Algör’ün yeni romanı HisliKirpi, edebiyat okurlarıyla buluştu. Eser, İlhami Algör’ün Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku (Kıyı Yayınları, 1995), Albayım Beni Nezahat İle Evlendir (Dost Kitabevi, 2000), Kalfa İle Kıralıça (Merkez Kitaplar, 2005) ve İkircikli Biricik (İletişim Yayınları, 2015)’ten sonra yayımlanan beşinci romanıdır.


Hisli Kirpi, tıpkı diğer İlhami Algör romanlarından alışageldiğimiz üzere akıcı, mizahi ve damakta başka bir tat bırakan diliyle karşımıza çıkmaktadır. Yazarın ironiyi fazlasıyla etkin bir biçimde kullanması, güttüğü üslup ve estetik kaygısını da kanıtlar niteliktedir. Algör’ün ironi yüklü dili ve söylemek istediklerini oldukça çarpıcı bir şekilde ifade etme yetisi yazarın her romanında gözlemlenebilir bir olguyu meydana getirmektedir. İlhami Algör için ‘az sözle çok duygu anlatan yazar’ tanımlamasını yapmak gayet mümkündür; romanlarında kurgudan ziyade üslup ve dilin kıvraklığı sarmalar okuru. Bu bağlamda yazarın metinleri yoğun birer anlatı sıfatını kazanmaktadır, Hisli Kirpi de onun diğer romanları gibi hacimsel olarak kısa; ancak okuruna yansıttığı dertler/meseleler nezdinde dolgun bir kimliktedir.

Eser, okuyucusunun metin içindeki bir karakterin yazma serüvenine, yaratım sürecine tanıklık etmesine vesile olması bakımından üstkurmaca bir yapıya erişmektedir. Nitekim Hisli Kirpi’de Abidin adlı anlatıcı karakter, romanın başat kişisidir ve bir metin kaleme almaktadır; bu sebeple de üstkurmaca, okurunu yazma ve karakter yaratımı faaliyetine ortak etmektedir. Aynı zamanda kendi yaşadığı muhitten, “Aziz Bura” isimli mahalden kesitler/görüntüler sunan Abidin, gündelik hayatına, yaşayışına da ayna tutmaktadır. Bu çerçeveden bakıldığında Hisli Kirpi, katman katman açılan bir teknikle var edilmiş durumdadır. Romanın anlatıcı karakteri “Kirpi saçlı adam” yani Abidin, kafasında hikâyesini nasıl şekillendireceğine dair soru işaretleri barındıran, yazma ve edebî yaratım eyleminin hudutlarında kararsızlıkla gezinen bir adamdır. Bu sebeple kurmaya çalıştığı evrenin merkezinde Nezihe Hanım adlı bir kadın karakter bulunmaktadır; kirpi saçlı adam veya Abidin onu muhtelif varsayımlarla vücuda getirmeye çalışırken daimi olarak içsel konuşmalar gerçekleştirir. Böylelikle kurmacanın büyüsü, romanın baş karakteri kirpi saçlı adam Abidin’in zihninden halka halka genişleyerek okura sirayet eder.


“Hikâyeniz Nezihe Hanım, hikâye denilebilirse eğer, el yazısı ile yazılı olarak masada yatıyor. Bilgisayara aktarmam gerek. Sonunu bağlayıp dergiye göndermem gerek. Çalışmaya gönlüm yok. Gönlüm seher yeli gibi esmek istiyor fakat karşılığı yok. Hava almanız bahanesi ile sizi yaz gecesi terasa çıkardım. Açık ve bulutsuz gökyüzü, yıldızlar, yıldızlı semalardaki haşmet... Ve ne tesadüftür ki terasın diğer köşesinde sizin gibi yıldızlara bakan bir adam. Sizi rahatsız etmeyecek birine benziyor. Acaba aranızda bir tanışıklık?...” (s. 22)


Roman boyunca yazma edimini, çabasını sürdüren Abidin, Nezihe Hanım’ı düşsel surette yaratırken âdeta bir ressam edasıyla resmeder kişisel çevresini ve yaşantısını. Nitekim “Şuraya bir deniz yapalım.” (s. 7), “Şuraya ne yapalım? Açık denize bakan tepeler yapalım.” (s. 22), “Şuraya ne yapalım? Yatağında uyumakta olan kirpi saçlı bir adam yapalım” (s. 65), “Şuraya ne yapalım? Parçalı bulutlu, yer yer mavi bir gökyüzü yapalım.” (s. 77) gibi örneklerle çoğaltılabilecek cümleler kirpi saçlı adamın gündelik hayatı (yaşadığı çevre olan Aziz Bura, oradaki insanlar, o insanlarla ilişkileri, evinde geçirdiği zaman, yaptığı işler vs.) ve kurmaca evrenindeki kadın karakteri Nezihe Hanım arasında bir köprü görevi üstlenmektedir. Bu bağlamda roman altı bölüme ayrılmaktadır, bu bölümler “Turunculu takdim”, “Tırhandil’li takdim”, “Çelişkili takdim”, “İtiraflı takdim”, “5 numaralı takdim” ve “Nihai takdim” şeklinde sıralanabilir. Her bölüm kendi içinde kirpi saçlı adamın yaşantısından el alan parçalara taksim edilerek sunulur ve bu bölümlerin hepsinin içerisinde yer alan “Notlar”, kirpi saçlı adam Abidin’in Nezihe Hanım’ı hikâye etme gayretini akseder. Bölümlerin alt başlıkları olan “Notlar”, “Güneş”, “Masa”, “Deniz”, “Gün”, “Rüzgar” gibi kısımlarda ise Nezihe Hanım’la kirpi saçlı adamın hayatları kesişir; Abidin Nezihe Hanım’a kendi geçmişinden ve bugününden görüntüler taşır, anlatır ve bazen de cevap alır. Nezihe Hanım, Abidin’in/kirpi saçlı adamın kurgusunun içinden onun hayatına, geçmişine uzanır; monologlar diyaloglara, anlatıdaki zamanlar birbirine karışır.

Roman boyunca kirpi saçlı adamın Nezihe Hanım’ı yazarken onunla konuşmalarını okuruz. Bu eksende Nezihe Hanım, kurgunun içinden sıyrılarak etten kemikten bir insanmışçasına ‘hisli kirpi’ olan Abidin’le sohbet etmeye dahi koyulur; ancak eser aslında bir hikâye kaleme alan kirpi saçlı adamın kendisiyle konuşmalarından/monoloğundan ibarettir. Abidin’in Nezihe Hanım’la konuşma gerçekleştirdiği ilk satırlarda daha önceki sayfalarda belirttiği kendi düşüncelerine atıf yapması söz konusu durumu kanıtlamaktadır. Nezihe Hanım’ın “Kısmet. Bir ara, ‘Burcum evliliğe uygun değilmiş,’ dediniz? Ne burcu o?” (s. 41), “Var bir düğün takıntısı sizde. İspanyol paça yılları mı?” (s. 42), “Ihlamur kokulu” (s. 42) gibi sorularında/sözlerinde geçen burcun evliliğe uygun olmadığı meselesi, İspanyol paça yılları ve ıhlamur kokulu yaz gecesi ifadeleri, hisli kirpi Abidin tarafından romanın ilk bölümde kullanılan kalıplardır. Yazarın kurmaca evreninde can vermeye çalıştığı bir kadın karakterin yalnız yaşayan yazarla konuşması, eyleme katılması 2012 yapımı Amerikan romantik komedi-drama türündeki Ruby Sparks (Türkçe ismi ‘Hayalimdeki Aşk’ olmuştur) filmini anımsatmaktadır. Ruby Sparks’ta da olay örgüsü Calvin isimli genç yazarın oldukça başarılı, parlak bir kariyere sahip olduğu dönemin ardından özgüveninin zedelendiği; kendini yapayalnız ve ilhamını yitirmiş hissettiği günlerde bir aşk romanı kurgulamasıyla başlar. Romanı üzerinde çalışırken bir sabah gözünü açtığında yazdığı Ruby karakterinin kanlı canlı karşısında belirmesiyle gelişir. Nezihe Hanım ise kirpi saçlı adam Abidin’in satırlarında var edilmeye çalışılan, kurgusu üzerine düşünülen bir karakterdir. Abidin, Nezihe Hanım hakkında kararsızlıklarla ve gelgitlerle savrulurken düşüncelerini, kişisel hatıralarını “Nezihe Hanım” hitabıyla ortaya serer. Bir zaman sonra da Nezihe Hanım’la diyaloğa girişir; kirpi saçlı adam/yazar Abidin kurduğu kadın karakterle kendisini öylesine içselleştirir ki bir yerden sonra Nezihe Hanım ona kadın hikâyeleri anlatmaya başlar.


“(...) Kirpi saçlı, Nezihe adlı bir kadına dair bir hikâye yazmaya çalışıyor fakat tereddütler, sorular arasında bocalıyor: “Yavruağzı renkli elbiseyi hazır mı almış, kendisi mi dikmiş?”, “Bir erkek, bir kadını ne kadar, nereye kadar yazabilirmiş?”, “Yazamayışını mı yazsaymış?” ” (s. 26)


Sonuç olarak Hisli Kirpi kendisiyle konuşan, bu konuşmalarda okuyucuyu yaşama dair derin sorgulara/muhakemelere iten bir metin olmasının yanı sıra ince duyarlılıkların, hassas ilgilerin ve gündelik hayatta küçük görünen önemli, zarif detayların romanı. Eser, Birhan Keskin’in Kargo şiirinde yer alan dizelere gönderme yaparken aslında adı geçen şiir ile bu romanın birbirlerine ne kadar koşut bir duygunlukla meydana geldiğini fark ettiriyor. İlhami Algör, nevi şahsına münhasır zeki, nüktedan ve capcanlı diliyle okurunu bir duraktan alıp başka başka diyarlara götürüyor; havaya atıp tutuyor sonra fırlatıyor... HİSLİ KİRPİ

İlhami Algör İletişim Yayınları, 2021 100 s.