top of page
  • YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

"Burada misafirim"

Nagihan Kahraman, Eiko Kadono'nun 1993 yılında kaleme aldığı, Hayao Miyazaki'nin en ünlü filmlerinden, Kiki ve Sihirde Yeni Bir Sayfa üzerine yazdı: "Evden, dolayısıyla aile ortamından okumak/çalışmak amacıyla -belki de ilk defa- uzaklaşan gençler, geçtikleri içsel yolculuk bakımından Kiki'yle çok benzeşiyor."


1989 yapımı Kiki's Delivery Service adlı film, Japon senarist ve yönetmen Hayao Miyazaki'nin en ünlü filmlerinden biri ve Eiko Kadono'nun aynı adlı kitabının sinema uyarlaması. Kiki adındaki küçük cadı, onlu yaşlarına geldiğinde her cadı gibi seçim yapmak zorunda kalır. Hayatına bir cadı olarak devam edecek midir, etmeyecek midir? Babası cadı olmamasına rağmen annesi gibi bir cadı olmayı seçen Kiki; hayatı öğrenmek, tek başına hayatta kalabilmek için anne ve babasından ayrılarak bambaşka bir şehre gider. İlk kitap tamamen bunun üzerine kurulu; hayatta kalmak, başının çaresine bakmak romanın en temel hedefi. Ayrıca romanın kalanında dayanışma, paylaşma ve kendinden farklı olana karşı hoşgörülü olma gibi izlekler de mevcut.



2022 yılında Kiki'nin Cadı Kargosu adıyla yayımlanan kitabın devamı niteliğinde olan Kiki ve Sihirde Yeni Bir Sayfa ise adından da anlaşıldığı üzere sihir becerilerini geliştirmeyi hedefleyen Kiki'nin Koriko'da, ailesinden ayrı şekilde ikinci yılıdır ve özenle kurduğu kargo işini büyük bir özveriyle sürdürür. Yine pek çok insanla tanışır, pek çok öyküye şahit olur ve anı biriktirir Kiki. Sadece kargo işi yapmakla kalmaz; tanıştığı her insandan muhakkak öğreneceği bir şey vardır bu küçük kızın. Kimi zaman kuyruğunu kaybetmiş bir suaygırını taşır, kimi zaman çok yaşlanmış birine tek kalmış bir elmayı... Taşıdığı her nesnenin arka planda taşıdığı değer onda farklı iz bırakır. Ancak bir noktadan sonra bunu fazla düşünmeye başlar. Aşırı duygusal ve hassas davrandığı için kargolarını aksatmaya varır iş. Kiki artık büyümektedir ve çocuksu hâlleri gün geçtikçe uzakta kalır. Bütün bu süreçte simsiyah kedisi Jiji de en başından beri olduğu gibi yanındadır ne olursa olsun. Fakat birbirlerinin en yakın arkadaşı olan Kiki ve Jiji, büyüdükçe yeni arkadaşlara, yeni ilişkilere ihtiyaç duymaya başlarlar. Bir insanın erginleşmesi esnasında geçtiği yollar ve duygu dalgalanmaları odağa oturuyor ikinci kitapta bu sefer böylece. Hatta annesiyle babasının evine onları ziyarete gittiğinde, hayatına ne yaparak devam etmek istediğini sorgular kendi içinde ve "ev neresidir?"i bir daha düşünür:

"Kiki koltukta ayaklarını uzatmış otururken bir yandan da gözlerini kısmış, tüm varlığıyla bu huzurun tadını çıkarıyordu. Buna rağmen yüreğinin bir köşesinde minik bir pencere vardı ve oradan ise daima Koriko görünüyordu. Ben bu evin dışındaki bir dünyadan buraya, sadece kısa bir süreliğine döndüm. Burada misafirim."(s.291)

İlk kitaptan beri devam eden dayanışma ve paylaşma/yardımlaşma da kitabın ana meselelerinden. Yazar, "Başka bir dünya mümkün" anlayışını merkeze yerleştirdiğinden "dayanışma" romanın anahtar sözcüklerinden biri. Kiki taşıdığı kargolar için herhangi bir ücret kabul etmez. Yaptığı taşıma işini yalnızca başka bir iyilikle takas etmeyi kendine koşul koymuştur. Tüm Koriko şehri de Kiki'nin bu çalışma şeklini özümsemiştir. Bu sebeple "Kiki Şehirli Bir Kız Taşıyor" adlı bölümde "Bu senin payın. Gösterdiğin dayanışma için küçük bir hediye." (s.239) cümlelerini okuyoruz ve kimsenin Kiki'ye harcadığı emek karşılığında para teklif etmediğini anlıyoruz. "Kiki Baston Taşıyor" adlı bölümde de Kiki yaptığı işin karşılığını vermek isteyen yaşlı adama gerek olmadığını söylediğinde, adam küçük kıza şunları söyler: "Olmaz, işini 'dayanışma' ya da 'paylaşma' karşılığında yaptığını duymuştum."(s.177) Bir çocuk kitabı olarak kaleme alındığından vermek istenen mesajların böyle açık olması doğal. Ancak serinin ilk kitabı da ikinci kitabı da çocuklar kadar yetişkin okurlara da hitap ediyor.


İkisi de hayattaki amacımız, kim olduğumuz ve olacağımıza dair oldukça düşündürücü ve önemli eserler. Ayrıca bu fantastik eserde Kiki'nin süpürgeyle uçması, başka bir şehirde kendi ayaklarının üstünde durmayı başarması ve bunu başarıyla devam ettirmesi şüphesiz metaforik bir zemine oturuyor. Bu konuya serinin ilk kitabından bahsettiğim yazımda da değinmiştim.* Fantastik bir dünya içine sindirilmiş temel meselelerin metaforik yolla anlatılması ikinci kitapta da devam ediyor. Evden, dolayısıyla aile ortamından okumak/çalışmak amacıyla -belki de ilk defa- uzaklaşan gençler, geçtikleri içsel yolculuk bakımından Kiki'yle çok benzeşiyor. Bu eserde de hayatında bir dikiş tutturmaya çalışan, şu an yaptığı işi hayatı boyunca devam ettirmek isteyip istemediğini kendi içinde tartan genç olarak çıkıyor karşımıza Kiki. Ailesinden uzaktayken onları hem özleyip hem de ziyaretlerine gittiğinde eskiden yaşadığı eve karşı yabancılık çekmesi de hep bundan. 1993 yılında yazılmış olan bu ikinci kitabı, biz üzerinden otuz yıl geçtikten sonra okuma şansı bulduk. Eser, geçtiğimiz günlerde İthaki Yayınları aracılığıyla raflarda yerini aldı. Çevirisinde ise yine Derya Akkuş Sakaue yer alıyor. Kiki'nin büyüme sancıları ve olgunlaşma sürecinde başka hangi iş alanına yakınlık duyacağını ve "Kiki'nin Cadı Kargosu" tabelasının yanına başka hangi tabelayı ekleyeceğini merak edenlere, Eiko Kadono ile henüz tanışmamışlarsa, serinin iki kitabını da mutlaka öneriyorum. İyi okumalar.


KİKİ VE SİHİRDE YENİ BİR SAYFA

Eiko Kadono

İthaki Yayınları, 2023

Çeviri: Derya Akkuş Sakaue

Comments


bottom of page