top of page
  • YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara
  • Yazarın fotoğrafıLitera

Şamanlar, Şamanizm, Cadılık ve Büyücülük

Pinhan Yayınları tarafından hazırlanan Sibirya’dan Balkanlara uzanan çok geniş bir hat üzerinde yaşayan çeşitli toplulukların Şamanizm, cadılık ve büyücülük hakkındaki inanışlarından derlenen bu seri kültür tarihine, antropolojiye ve folklora ilgi duyanlar için kapsamlı bir kaynak sunuyor.

Şamanizm, Cadılık ve Şifa

Şamanlar ve cadılar…

Batılı düşünce onları önce şarlatan, sonra Şeytan’ın hizmetkârı olarak damgaladı. Sonunda itibarlarını iade ederek şamanları insanlığın ilk hekimleri ve ilk psikoterapistleri olarak tanıdı. Cadılar ise muhtemelen tarihin ilk eğitimli ebeleri ve otacılarıydı.

Şamanik şifa gerçek mi?

21. yüzyılda Şamanizm insan sağlığına hizmet edebilir mi?

Gerçekte şamanların asıl becerileri nelerdi?

Davulun, bir şamanın en kutsal eşyası olmasının bilimsel açıklaması nedir?

Avrupa cadı mahkemelerinde en çok ebe-cadılar mı yakıldı?

Ebe-cadılar, üreme üzerindeki kadın hakimiyetine indirilen ataerkil bir darbenin kurbanı mı oldu?

Tüm bu inançların ve uygulamaların arkasındaki bilimsel açıklamalar neler?

Bu ciltte toplanmış makaleler, Şamanizm’in bir şifalandırma tekniği olarak işleyişinin ardındaki sosyo-psikolojik etkenleri, kullandığı teknik ve mekanizmaları, güncel bilimsel araştırmaların ışığında açıklıyor. 21. yüzyılda Şamanizm nasıl işimize yarayabilir, sorusuna birbirinden farklı ve kıymetli araştırmacıların elinden çıkmış bilimsel sonuçlarla yanıt veriyor. Bugünkü sağlık sisteminin psikolojik iyileşmeyi öncelemesi gerektiğini, daha bütüncül bir tıp anlayışının insan sağlığı açısından çok daha olumlu sonuçlar doğuracağını, sağlık emekçisi ile hasta arasındaki güvene dayalı ilişkinin iyileşmede büyük ilerleme sağladığını, psikiyatrist ve psikologların mesleklerinin Şamanik geçmişiyle ilgili araştırmaları vasıtasıyla anlatıyor.


Şamanizm ve İslam

“İslamlaşmış Şamanizm” nedir?

Rüyada kut nasıl alınır?

Halk ozanları, âşıklar, geçmişin şamanlarının mirasçısı mı?

Alevi-Bektaşi turnalar semahı eski bir Şamanik gelenek mi?

Bugünkü Türklerin cin inanışları, eski Türklerin ruh inanışları mıdır?

Cinci hocalar ve ocaklıların Şamanizm’le ilgisi ne?

Türkçenin bilinen ilk sözlüğü Dîvânu Lugâti’t Türk eski Türk inançları hakkında nasıl bilgiler içeriyor?

Ortaçağ Türk ve Moğol toplumlarının Şamanik inanç ve gelenekleri neler?

Bugünkü Kazak ve Kırgızların İslam’ı yaşama biçimi köktenci gruplar tarafından nasıl tehdit ediliyor?

Bu makaleler derlemesi, önde gelen Türkolog, Moğolog ve tarihçilerin, dilimize ilk kez çevrilen araştırmaları ışığında, Türk ve Moğol halkları arasında İslam sonrasında Şamanizm’in varlığını nasıl sürdürdüğüne odaklanıyor.


Sibirya'dan Balkanlara Şamanlar ve Cadılar: Cilt I

“Şaman, insanlık tarihinin alelade bir figürü değildir. O, kültürel normlarının dikte ettiği vazifeleri üstlenmiş bir kişidir.”


İki cilt halinde yayınladığımız ve devamını getirmeyi umduğumuz bu derlemeye ilham veren iki isim var: Yüzyılımızın en özgün tarihçilerinden Carlo Ginzburg ve tarihimizin en sıra dışı isimlerinden seyyah Evliya Çelebi. Ginzburg, 1966’da yayınlanan Gece Savaşları adlı muhteşem çalışmasıyla cadılığın ve Cadıların Şabatı inançlarının “bütün Avrasya’ya yayılmış kökenleri” olabileceğini söyleyerek bahsi geçen tartışmayı başlatan kişidir. Evliya Çelebi ise 17. yüzyılda yaptığı geziler ve yazdığı -tamamlanmamış- 10 ciltlik seyahatnamesine, türlü “acaib ve garaib” arasına cadılar ve büyücüleri de dâhil etmiştir. Umulur ki, merakları, araştırmacılıkları ve özgünlükleriyle bu iki isim, ilham oldukları bu derlemenin ulaştığı herkeste yeni ilhamlara, fikirlere ve yepyeni akademik araştırmalara ve çalışmalara vesile olsun.


Sibirya'dan Balkanlara Şamanlar ve Cadılar: Cilt II

“Şamanizmde tehdit dış dünyadan, şamanın, yani doğaüstü bir konuma sahip koruyucunun koruduğu bir topluluğa dışarıdan gelirken; cadı, ‘içerideki düşman’dır.”


Sibirya, “klasik Şamanizmin beşiği”, doğduğu yerdir. Binlerce yıl önce Sibirya-Asya taraflarından boy birlikleri, Karadeniz’in kuzeyine, oradan Balkanlara, Avrupa’nın kuzeyine ve iç kısımlarına kadar göç edip yerleşmiş. Aynı coğrafyadan çıkan Türkler, Altay Dağları çevresinden güneye, buradan İran’a, Anadolu’ya ve Ortadoğu’ya kadar uzanmış. Uzun zaman önce aynı coğrafya ve inanç kaynağından beslendiğimiz kültürlerdense maalesef neredeyse hiç haberimiz yok. Bunların başında Fin, Eston, Saami ve Macarlar olmak üzere Fin-Ugor dilleri konuşan çeşitli halklar geliyor. Sibirya’dan Balkanlara uzanan çok geniş bir hat üzerinde yaşayan çeşitli toplulukların Şamanizm, cadılık ve büyücülük hakkındaki inanışlarını derlediğimiz bu serinin okurlarımızın meraklarını tatmin etmesini, onlarda yeni meraklar uyandırmasını, kültür tarihine, antropolojiye ve folklora ilgiyi artırmasını temenni ediyoruz.


Yazarlar: Carlo Ginzburg, William Monter, Uno Harva, Yu. B. Simçenko, Z.P. Sokolova, Peter Zieme, Roberte N. Hamayon, Dávid Somfai Kara ve László Kunkovács, John Abercromby, L. G. Czigany, Marko Nenonen, Éva Pócs, Rune Blix Hagen, Mirjam Mencej, Adelina Angusheva, Vesna Petreska, Hans Sebald, Emma Wilby

Pinhan Yayıncılık, 2022

Türkçesi: Emek Akman, İlker Artıran, Hayrettin İhsan Erkoç, Gülşah Göktaş, Ceren Deniz, Dila Elmas, Gökçen İleri, Erhan Şen, Songül Köse, Hakan Mutlu, Emre Hepdeniz, Rana Soydan, Tuğçe Belkıs Carfi, Berna Ece Gündüz, Ahmet Güzel, Oğuzcan Acar



コメント