Ara

Çevirmeni anlatıyor: Don Kişot Hakkında

Don Kişot'un yeni bir kısaltılmış versiyonunu çeviren Süleyman Doğru, çeviri sürecini anlattı: "Don Kişot’un kısaltılmış versiyonları arasında nitelikli bir metnin daha ivedi bir eksiklik olduğunu görüp şu an için eserin özünü barındıran, omurgasını teşkil eden nitelikli bir metin yayınlamaya karar verdik."


Süleyman Doğru

Don Kişot hem kurgusuyla hem de anlatım biçimiyle modern romanın ilk örneği kabul edilir; birçok eleştirmene göre bütün romanlar, daha geniş anlamıyla modern edebiyat ondan doğmuştur. Ondan önce, hatta ondan sonra da yeryüzünün birçok yerinde yapılan daha ziyade sözlü nadiren yazılı edebiyat hep belli kalıpların içine sıkışmışken, Don Kişot anlatımı ve hayal gücünü özgürleştirme özelliğiyle bir çığır açmıştır. Birinci bölümü 1605’te kaleme alınmıştır ve aradan dört asır geçmiş olmasına rağmen günümüz okuru da aynı keyfi alarak okumaktadır. Bu yönüyle tam bir klasik eserdir; zamanın eskitici, yıpratıcı etkisine göğüs germenin ötesinde her geçen gün değerine değer katmıştır; dünyanın dört bir yanındaki okurlara ulaşmasını sağlayan evrensel fikirleri modern insana yol gösteren önemli bir kılavuz olmuştur. Neruda’nın Cortázar için söylediği, “Onu okumamış birisi hayatında hiç şeftali yememiş gibidir,” sözünü pekâlâ Don Kişot’u okumamış olan birisi için de söyleyebiliriz.


Don Kişot’un Türkçede çok sayıda baskısı yapılmış. Bunların arasında iki ciltlik tam metinden 50-100 sayfalık kısa özetlere kadar farklı versiyonları mevcut. Don Kişot’un Koridor Yayınları’nın klasikler dizisinden yayınlanmasına karar verince yaptığımız araştırmada Don Kişot’un kısaltılmış versiyonları arasında nitelikli bir metnin daha ivedi bir eksiklik olduğunu görüp şu an için eserin özünü barındıran, omurgasını teşkil eden nitelikli bir metin yayınlamaya karar verdik. İspanyolca basılmış çok sayıda örneği getirip inceledikten sonra birbirini tamamlayan 3 kısaltılmış versiyonun senteziyle bu metni ortaya çıkardık. Burada önemli olan bu metnin kesinlikle özet değil kısaltılmış metin olması. Özet dediğimizde cümleler o özeti çıkaran kişiye ait olur, ama bu kısaltılmış metindeki bütün cümleler Cervantes’in özgün dilini yansıtıyor. Bu sayede metni okurken o günün İspanya’sını, Don Kişot felsefesini içinizde hissedip eserin özüne tamamen vakıf olabiliyorsunuz. Bu yönüyle çok güzel bir metin oluşturduğumuzu düşünüyorum.

Don Kişot çevirmek açıkçası zorlayıcı bir uğraş oldu, çünkü bugünün İspanyolcasından doğal olarak çok farklı bir dille kaleme alınan metinde çok sayıda eski, artık kullanılmayan sözcükler yer alıyor. Neyse ki basılı kaynakların yanı sıra internet üzerinde bu konuda çok araştırma, inceleme, tezler bulunduğu için bazen uzun aramalar yapmak zorunda kalsam da aradığım her türlü bilgiye ulaşıp bu insanlık mirası metni aslına en sadık biçimde Türk okuruna sunmayı başardığımı düşünüyorum. Bana göre metnin diğer bir özelliği de çok geniş yelpazedeki bir okur kitlesine hitap etmesi, genç yaşlı her türden okurun onda kendine göre bir cevher bulacak olması.

Bundan sonrası okurlara kalıyor. Umarım Koridor Yayınları’nın bu nefis baskısı sayesinde ülkemizde çok daha fazla okur bu eşsiz kitapla tanışmış olur ve herkes kendine göre illaki bir feyz alır. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki bu metni okuyup bitiren okur kesinlikle bir şeyler eksik mi kaldı diye düşünmeyecek ve kendini Don Kişot felsefesinin bütünlüğünü yakalamış hissedecek. Bu kitabı ortaya çıkarmak için çok yoğun bir çaba harcadık, umarım okurlardan hak ettiği ilgiyi görür.

Keyifli okumalar. DON KİŞOT

Miguel de Cervantes Saavedra

Çevirmen: Süleyman Doğru

Koridor Yayıncılık, 2021

430 s.