• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Yaşamları yazılarından ayrı olmayan yazarlar

Özgür Taburoğlu, “Anlatı Desenleri” kapsamında Oğuz Atay, Samuel Beckett, Bilge Karasu veya Leylâ Erbil’i okurken yazarların yaşam öyküleriyle fazla ilgilenmeden, metinlerindeki temel izlekleri aralamayı deniyor. Eserlerindeki olay örgülerine odaklanmadan, yazılarında saklı yer ve zaman şekillerini belirlemeye çalışıyor. Yaşamları yazılarından ayrı olmayan yazarların resimlerini çiziyor.




Oğuz Atay’ın yapıtlarında saklı anlatı desenleri, yazı, oyun, eylem, vicdan, içeri ve dışarı gibi sözcükler etrafında açığa çıkar. Metinlerin içerik ve biçiminden daha eski böyle desenleri birleştirdiğimizde bir yazarın mizacına ve onun yapıtına dair bazı ayırt edici kıvrımlara ulaşırız. Yazarın kendisini tekrar ederken farkını da dile

getirdiği desenlerin etrafına anlatı dünyasının parçası olaylar, eylemler, fiiller ve failler yerleşirler. Tüm yapıtını kararlı biçimde kat eden bu çizgiler sayesinde, yazar, anlatıcı ve anlatı kahramanları yanında anlatının da kişiliğini, huylarını ayırt edebiliriz. Böylece yazarın kendine özgü yollardan tasvir ettiği bir edebi manzaradaki derinlikler ve yükseklikler ortaya çıkar.





Samuel Beckett’ın yapıtlarında saklı anlatı desenleri, irade, eylem, olay, aralık, varlık, eşlik ve ölüm gibi sözcükler etrafında açığa çıkar. Metinlerin içerik ve biçiminden daha eski böyle desenleri birleştirdiğimizde bir yazarın mizacına ve onun yapıtına dair bazı ayırt edici kıvrımlara ulaşırız. Yazarın kendisini tekrar ederken farkını da dile getirdiği desenlerin etrafına anlatı dünyasının parçası olaylar, eylemler, fiiller ve failler yerleşirler. Tüm yapıtını kararlı biçimde kat eden bu çizgiler sayesinde, yazar, anlatıcı ve anlatı kahramanları yanında anlatının da kişiliğini, huylarını ayırt edebiliriz. Böylece yazarın kendine özgü yollardan tasvir ettiği bir edebi manzaradaki derinlikler ve yükseklikler ortaya çıkar.





Bilge Karasu’nun yapıtlarında saklı anlatı desenleri, yazı, ışık, dirim, zemin, hayvan ve ilişki gibi sözcükler etrafında açığa çıkar. Metinlerin içerik ve biçiminden daha eski böyle desenleri birleştirdiğimizde bir yazarın mizacına ve onun yapıtına dair bazı ayırt edici kıvrımlara ulaşırız. Yazarın kendisini tekrar ederken farkını da dile getirdiği desenlerin etrafına anlatı dünyasının parçası olaylar, eylemler, fiiller ve failler yerleşirler. Tüm yapıtını kararlı biçimde kat eden bu çizgiler sayesinde, yazar, anlatıcı ve anlatı kahramanları yanında anlatının da kişiliğini, huylarını ayırt edebiliriz. Böylece yazarın kendine özgü yollardan tasvir ettiği bir edebi manzaradaki derinlikler ve yükseklikler ortaya çıkar.





Leylâ Erbil’in yapıtlarında saklı anlatı desenleri, bilinç akışı, tekrar, çile, hınç, kendilik ve ucube gibi sözcükler etrafında açığa çıkar. Metinlerin içerik ve biçiminden daha eski böyle desenleri birleştirdiğimizde bir yazarın mizacına ve onun yapıtına dair bazı ayırt edici kıvrımlara ulaşırız. Yazarın kendisini tekrar ederken farkını da dile getirdiği desenlerin etrafına anlatı dünyasının parçası olaylar, eylemler, fiiller ve failler yerleşirler. Tüm yapıtını kararlı biçimde kat eden bu çizgiler sayesinde, yazar, anlatıcı ve anlatı kahramanları yanında anlatının da kişiliğini, huylarını ayırt edebiliriz. Böylece yazarın kendine özgü yollardan tasvir ettiği bir edebi manzaradaki derinlikler ve yükseklikler ortaya çıkar.



1973 yılında Kırşehir'de doğan Özgür Taburoğlu, 1997 yılında Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü bitirmiştir. Özgür Taburoğlu, Toplum ve Bilim, Defter, Virgül, Birikim dergilerinde yazmaktadır. Ankara'da yaşamını devam ettiren Taburoğlu, bilgisayar mühendisi olarak çalışmaktadır.