• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Neden 100 almadın?

Ece Karaağaç, Anıl Basılı'nın Başarısızlar Kulübü adlı kitabı üzerine yazdı: Başarısızlar Kulübü, içimizdeki yaralı çocuğu kolundan tutup yerden kaldıran, bu yüzden de sadece çocuklara değil, yetişkinlere de hitap eden bir hikâye.


Ece Karaağaç


“Neden 100 almadın?” Zorlu bir matematik sınavından sonra, 85 almanın huzuru ve mutluluğuyla dolup taşarak döndüğümüz evde hangimiz duymadık ki bu soruyu? Yine bu soru değil miydi başarıyı bizim için her zaman ulaşabileceğimizin bir adım ötesinde duran bir havuç haline getiren?


Başarısızlar Kulübü, içimizdeki o yaralı çocuğu kolundan tutup yerden kaldıran, bu yüzden de sadece çocuklara değil, yetişkinlere de hitap eden bir hikâye. Hikâyenin kahramanı ve anlatıcısı Çimen birçok yetişkinin olamadığı, ihtimal ki olamayacağı kadar cesur bir çocuk. Zira kendisi Başarısızlar Kulübü’nün kurucusu! Aynı zamanda iki farklı başarı tanımını temsil eden bir anne babanın tek çocuğu. Fesleğen Ortaokulu’na gelirken sadece arkadaşlarını değil, kendini ait ve rahat hissettiği ortamı da geride bırakmış. Bu da yetmezmiş gibi, annesi hayallerinin peşinden ta Tanzanya’ya gidince iş hayatındaki başarısıyla var olan ve başarısızlığa pek de tahammülü olmayan babasıyla baş başa kalmış. Çocukluğu bir okuldan diğerine sürüklenerek geçmiş biri olarak herkesin birbirini tanıdığı, kendini çoktan ispat ettiği bir ortamdaki “yeni çocuk” olma hissini iyi bilirim. Arkadaş olmak isteyeceğiniz çocukların sizi sevmesine, uyuşamadığınız çocuklarınsa sizinle uğraşmamasına yetecek kadar güçlü, başarılı ve popüler olmak istersiniz. Kendi değerinizi ispat etmek istersiniz çaresizce, kendi değerinizi yeniden inşa etmek. Durum Çimen için de pek farklı değil en başta.


Pek çoğumuz için bir dehşet vesilesi başarısızlık, özdeğerimizle doğrudan bağlantılı gördüğümüz ve temelleri çocukluğumuzda atılmış derin bir kuyu. Gelin, biz de hiç olmazsa bir seferliğine Çimen gibi cesur olalım ve kendimize şunu itiraf edelim: Hemen hepimiz içten içe başarısız olursak toplum tarafından kabul görmeyeceğimizi, değerli bulunmayacağımızı ve ne yazık ki sevilmeyeceğimizi düşünmeden edemiyoruz. Üstelik bu öyle bir döngü ki kendi ulaşamadığımız havucu çocuklarımızın burnuna dayıyor, çoğu ulaşılması imkansız bu yüksek standartları onlara da dayatıyoruz. Anıl Basılı’nın sıcacık hikâyesi Başarısızlar Kulübü, başarısızlık olarak yaftalanan yönlerimizi kucaklamanın nasıl köklü değişimler yaratabileceğinin güzel bir örneği. Yeteneklerimizin ve ilgilerimizin yeni yeni ortaya çıkıp serpildiği çocukluk çağlarında akademik başarıyı hedef tahtasından indirip yerine başarısız olma hakkını koymanın yaratacağı değişimi bir düşünün! Fakat aynı tuzağa bir daha düşmek, bu defa da yetenekleriyle etrafını hayran bırakan bir “harika çocuk”un peşine düşmek yok! Yalnızca bu bile dünyayı temelinden sarsabilir ve değiştirebilir!



Başarısızlığı bir altkültüre dönüştürmeden kabul eden, övmeden benimseyen Çimen, Yağmur ve Poo, çocukların birer yarış atına dönüştürüldüğü eğitim sistemimizin asıl kazananlarının yarışanlar değil, dayanışanlar olduğunu da gözler önüne seriyor. Çünkü bu hayatta geriye ne matematik sınavında alınan yüzler, ne birinci olunan testler, ancak ve ancak gerçek dostlar ve ancak kendi içine bakacak ve kendini olduğu gibi kabul edebilecek olanların özümseyebildiği bir hayat bilgisi kalıyor. Hayatlarımızda rekabetin ve başarının yerini elbette yadsıyamayız ama konu çocukluk olunca “Bu kadarına da gerek var mı cidden?” diye düşünmeden edemiyor insan. Kendi adıma bu bilgiyi edinmemin ancak yetişkinlik çağımda mümkün olduğunu itiraf etmem gerek. Ama bizden sonra gelen nesiller de aynı kadere mahkum olmamalı ve bu zincir bir yerde muhakkak kırılmalı.


Bu kitabı çocuğunuza almakla yetinmeyin. Onu siz de okuyun. Çünkü Çimen haklı, “Tarih, sadece komşu çocuklarının başarılarını yazmayacak!”


BAŞARISIZLAR KULÜBÜ

Anıl Basılı

Timaş İlk Genç, 2022

Resimleyen: Emre Karacan

160 s.