• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Eco bugünün araştırmacısına ne anlatıyor?

Hasan Basri Çifci

Geçtiğimiz aylarda yeni baskısını yapan Tez Nasıl Yazılır? Umberto Eco’nun 1977 yılında kaleme aldığı akademik bir rehber. Eco, tezlerin daktiloda yazıldığı, fotokopinin yeni icat edildiği, kütüphanelerde mikrofilmlerin ödünç verildiği bir zamanda İtalyan üniversitelerinden mezun olabilmek için tez yükümlülüğünü yerine getirmesi gereken öğrencilere yol göstermek istiyor ve bu mütevazı iddiayla döneminde evrensel kabul edilen bir metne imza atıyor. Peki, bu metin 2021’in gerçekliğine nasıl hizmet ediyor, bugünün araştırmacısına ne vadediyor?


Tez Nasıl Yazılır? her şeyden evvel, tez yazma sürecinin bir gerekliliği yerine getirmekten çok, hayat boyunca etkisini hissettirecek bir öğrenme pratiği olduğunu anlatıyor. Hatta, Eco bu pratiği bir tür ilk aşk gibi ele alıyor (s.318). Bu yüzden de pek çok günümüz danışmanının genç araştırmacılarla arasına koyduğu mesafeyi kapatıyor ve nüktedan bir tavırla genç araştırmacıları başarılı bir tez yazmaya yönlendiriyor.


Bunun yanında, araştırmacının bir tezi neden, nasıl ve kim için yazacağından istismarcı bir danışmandan nasıl kurtulacağına kadar, belki de bugünün danışmanlarına sorulamayacak basitlikteki soruları bile teker teker yanıtlıyor. Çevirmen Betül Parlak’ın da metne çok az müdahale etmesi sayesinde, okur kendini samimi bir akademik sohbetin ortasında bulabiliyor. Böylece Eco, en güdük engebeleri bile hiç gocunmadan atlatıyor okura.


Ayrıca, hâlâ güncelliğini koruyan birtakım kuruntulara kişisel deneyimler üzerinden cevap veriyor. Söz gelimi, “Bilimsel mütevazılık” başlığında iyi bir fikrin nereden geleceğinin belli olmadığını, bu yüzden en niteliksiz görünen kaynakların bile dikkatle incelenmesini öğütlüyor (s.216-8). “Bilimsel gurur” başlığı altında, konuyu doğru belirlemek ve yeterince çalışmış olmak şartıyla, araştırmacının kendisini yeterli görmesi gerektiğini söylüyor (s.270).


Kütüphanelerde Eco’nun zamanındaki gibi basılı kaynakçalar yok belki, ama bu metin, örneğin Türkiye’de yürütülen bir araştırma için Ulusal Toplu Katalog’un kullanılabileceğini düşünmeye yönlendiriyor. Eco’nun yaptığı gibi bibliyografya, okuma ya da bilgi fişlerini elle doldurup kutulara koymak şart değil belki ama bu metin, meselâ bilgisayar ortamında bir dosya açarak bu fişleri oluşturmanın ve araştırmayı böyle yürütmenin mümkün olabileceğine yönelik bir ilham veriyor. Nihai redaksiyon için daktilo baskısı üzerinden grafik ölçütleri incelemeye ihtiyaç yok belki ama bu metin, bugünün araştırmacısını son incelemeyi bir çıktı üzerinden yapmanın yerinde olabileceğine ikna ediyor. Bu örnekler çoğaltılabilir.


Sonuçta, denebilir ki, Tez Nasıl Yazılır? mütevazı iddiasının dönemsel sınırlarını aşıyor ve yalnızca evrensellik değil, bir tür zamansızlık da taşıyor. Bu yüzden 2021’in araştırmacısına da söyleyeceği, söylemese bile düşündüreceği çok şey var.








TEZ NASIL YAZILIR?

Umberto Eco

Çeviren: Betül Parlak

Can Yayınları

İstanbul, 2020

320 s.