Edebiyatın iki dev ismi Londra’da buluşuyor
- Litera

- 1 saat önce
- 1 dakikada okunur
İngiliz edebiyatının yaşayan iki büyük ismi Barnes ve McEwan 20 Ocak’ta bir araya gelip felsefe, sanat, hafızanın kayganlığı, zamanın geçişi, ölümlülük ve keder üzerine konuşacaklar.

İngiliz edebiyatının yaşayan iki büyük ismi Julian Barnes ve Ian McEwan, Barnes’ın yeni romanının yayımlanması vesilesiyle Londra’da Intelligence Squared'in canlı bir etkinliğinde bir araya geliyor. 20 Ocak’ta Union Chapel’de gerçekleşecek olan bu buluşma için şimdiden 2026’ın en önemli edebiyat olaylarından biri demek mümkün.
Edebiyat dünyası, Ian McEwan’ın son romanı What We Can Now’un heyecanı henüz geçmeden Barnes’ın merak edilen yeni romanı Departure(s) üzerine yapılacak bu büyük buluşmayı bekliyor. Zira bu etkinlik, yalnızca bir kitap lansmanı değil, Barnes ve McEwan’ın edebî üretimlerinin kökenlerini, birbirlerini nasıl etkilediklerini ve çağdaş romanın bugünkü yönelimlerini tartışacakları, okurların da görüşlerini alacakları bir platform olacak. Buluşma aynı zamanda Barnes’ın 80.yaşgününün de bir kutlaması olarak duyuruluyor.
Julian Barnes’ın Departure(s) adını taşıyan yeni romanının, 22 Ocak 2026’da yayımlanması bekleniyor. Orta yaş sonrası aşka, hafızaya ve yaşamın geçişlerine odaklanan bir anlatı olarak duyurulan bu eser, okur çevrelerinde “yaşlanma ve insan ilişkileri üzerine incelikli bir kurgu” beklentisi yaratıyor. Ian McEwan’ın son romanı What We Can Know ise yazarın edebiyatında giderek belirginleşen tarih, bilgi ve etik sorumluluk temalarını geleceğe uzanan bir perspektifle ele alıyor. Roman, erken dönem eleştirilerine göre, bilginin kaybolduğu ya da manipüle edildiği bir dünyada geçmişle ilişki kurmanın imkânlarını sorgulayan bir anlatı kuruyor. McEwan’ın edebiyatının uzun süredir merkezinde yer alan “bireysel ahlak ile tarihsel sorumluluk arasındaki gerilim”, bu romanda daha spekülatif ve düşünsel bir düzleme taşınıyor diyebiliriz.
Kısacası 20 Ocak saat 18.00’de Union Chapel’de İngiliz edebiyatının altın çağına dair bir buluşma yapılması beklenirken bize de bu iki büyük yazarın son romanlarının Türkçeye çevrilmesini beklemek düşüyor.









































Yorumlar