• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara
  • Litera

Bir rüyada başlayan aşk kutludur

Nazan Bekiroğlu'nun Kehribar Geçidi adlı romanı, Roma İmparatorluğu ile hem İslam hem Hristiyan kültürlerinde yer bulan "yedi uyurlar" anlatısını birbirine bağlayan, sekiz yıllık bir emeğin ve titiz bir çabanın ürünü.


"Kiraz ağaçlarının henüz çiçek açtığı o güzelim bahar gününde Roma darphanesinde basılan binlerce sikkenin biri bir öfkenin kurbanı oluverdi. Zeytini ve üzümü ve inciri olgunlaştıran yakıcı güneşin altında, sırtında boyasız ham ketenden bir harmaniye ile Kudüs’ün sokaklarında yürürken çözük saçlarının ucu omuzlarında terleyen peygamberin Golgotha tepesinde çarmıha çekilmesinin üzerinden iki buçuk asırdan biraz fazla zaman geçmişti. Gün gelir hissetmediğin acının da hesabı senden sorulur. Kalbimden sorumsuzum sanma. Azatlı köle Vitalis, lâhit kopyacısı Efesli Linus, yazıcı köle Simonides, tapınak kandilcisi Feliks, uykusuz çoban Fazelis, gezgin Al-Mina, barbar Yüzbaşı Geta ve boynunda beyaz madalyonuyla Kehribar, Roma’dan çıkıp sığındıkları mağarada kendilerini uykunun güvenli kollarına atmışlardı daha bir gece önce."

Forum’un, Colosseum’un, Senato’nun, İmparator Diocletianus’un, toga picta’nın, Tiber ırmağının, Şifa Tapınağı’nın, elden ele dolaşan kusurlu sikkenin, sonradan kaybedilmiş veya hiç edinilmemiş özgürlüklerin, hitabetin, kitabetin, yontunun, şifalı otların, kurtların kuşların, dağların, uzun yolculukların ve en can yakıcı dövüşlerin içinden geçip ulaştıkları o mağara hikâyeyi hikâyeye, uykusuzluğu uykuya, rüyayı rüyete ve erdemli bir köpeği yedi kişiye ekledi.


O yedi kişi ve Kehribar 309 yıl sonra uyandıklarında hiçbir şeyi bıraktıkları gibi bulmadılar. İmparator Diocleatianus’un Roma’sı yerle yeksan olmuş, Nasıralı İsa’nın dininin nişaneleri şehrin her yerini tutmuştu.


Şimdi artık tanrılar susmuş, ikonalar konuşmaya başlamış, paganların yerini ruhbanlar almış, saf inancın bağlılarına bir şeyler olmuştu.


Usta yazar Nazan Bekiroğlu’ndan ihtişamın ve sefaletin, adaletin ve zulmün başkenti Roma’yı yedi uyurların öyküsüne bağlayan bir edebi şölen Kehribar Geçidi...


Zengin karakter yapısı, incelikle işlenmiş detayları ve insanlığın bin yıllara uzanan macerasından gösterdikleriyle destansı bir roman…


Nazan Bekiroğlu, 3 Mayıs 1957, Trabzon. Dört yıllık üniversite hayatı hariç hep bu kentte yaşadı. Bulut. Deniz. Yağmur. Türk Dili ve Edebiyatı eğitimini Erzurum’da aldı. Kar. Rüzgâr. Ova. Halide Edip’le doktor, Nigâr Hanım’la doçent. Şimdilerde Trabzon, KTÜ Fatih Eğitim Fakültesinde Profesör. Suyun kıyısında. İki kız çocuğuna anne. Görünürdeki hayatı bundan ibaret.


KEHRİBAR GEÇİDİ

Nazan Bekiroğlu

Timaş Yayınları, 2021

Editör: Seval Akbıyık

605 s.