top of page
  • YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara
  • Yazarın fotoğrafıLitera

Klişelerden kaçınan bir tavır

Başar Yılmaz, Elvan Kaya Aksarı'nın ilk öykü kitabı Pandispanya Gazetesi adlı kitabı üzerine yazdı: "Elvan Kaya Aksarı, felsefeden edebiyat tarihine, psikolojiden sosyolojiye, Engels’ten Hegel’e renkli bir Atlas seriyor önümüze. Kısa görünen bir kitabı dura düşüne, araştırarak okunacak bir boyuta sokuyor bu özelliği."


Edebiyatçılarımızda klasik dönemden çağdaş döneme uzanan, dil ile kurgu arasında bir “önem & öncelik” çekişmesine şahidizdir. Ekoller meydana getiren, yeni teknikleri besleyen, okurları biçimlendiren bu tatlı -yer yer de tartışmalı- çekişmenin bir kazananı olmak zorunda değil elbette. Mutlaka olacaksa da edebiyat olsun demek gerekir.


Öyle ki edebiyat, üzerinde uğraşılmış, işçilik gerektiren bir estetiğe de zihnin kıvrımlarında dans eden, sanatın vadettiği yaratıcılığa da iştah duyar. Her ikisini de anasının memelerini emer gibi somurur ve büyür.


Bu kanaatimden ötürü olacak, gözüm hep bu iki kanalda dengeli miktarda su gezdiren yazarları arar. Haznesinden adaletli dökmüş, hikâye kadar onun atmosfer ile dinamiklerine uygun bir dil inşa etmeye de vakit ve emek ayırmış bir kalemi kayırırım ister istemez.



Elvan Kaya Aksarı hakkında çağdaş edebiyatımızın dili mahir, fikri özgün, kalemi adil yazarlarından biri desek yanılmayız. İlk romanı At Sancısı ile Everest Yayınları İlk Roman Ödülü (2019) ve Attila İlhan İlk Roman Vakıf Özel Teşvik Ödülü’nü (2020) alan Aksarı, 2022 yılında Saatçi İbrahim Efendi Tarihi isimli novellasıyla geniş okur kitlesine kavuşmuş bir isim. İlk öykü kitabı Pandispanya Gazetesi Ekim ayında Vacilando Kitap etiketiyle okurları ile buluştu.


Sanırım onu daha önce okumayanlar, bu öykü kitabını çağdaş emsallerinden kitabın özgün tasarımı ile ayırt etmeye başlayacak ve okudukça Aksarı’nın inşa ettiği dil, atmosfer, kurgu ve mizahta belirgin nevi şahsına münhasırlığı yakalayacaklardır.


“Gizem namına her şey koku değildir ama her şey kokuyla başlar ‘Theseus’un Gemisi’ misali medeniyet sürekli değişerek günümüze kadar geldi ama antik zamanlardan beri kokular aynı kaldı. Yağmur sonrası toprak kokusu, kitap kokusu, yeni devşirilmiş gül kokusu hep aynıydı. Kokular yanılmaz, iyi bir tanıktır.” – Telvelerin Fısıldadığı

Kapak tasarımı ve sayfa düzeni ile klasik edebiyat eserlerimize tabiri caizse selam gönderen Pandispanya Gazetesi‘nin ismi de bilmeyenlerin zannedeceği üzerine kitap için yaratılmış özel bir ad değil. Pandispanya Gazetesi, yalan, uydurma haberlerle ya da sözle alay etmek için kullanılan bir deyim olarak geçiyor Türkçemizde. Kitabın arka kapağında da “uydurulmuş hikâyeler, yalanlar. Bir öykü kitabı başka ne vadedebilir ki?” denilerek okurun zihnine mim koyulmuş.


Sekiz öyküden oluşan kitapta, ilk öykü Büyük Ğ Sözlüğünün Hikayesi’nden itibaren mizahi üslup kendini belli ediyor. Kıvrak bir dil, bazı gün yüzü görmemiş deyimler, kendine has benzetmelerle, belagat sahibi, bazen hayalperest, yer yer de muzip bir anlatıcıdan dinler gibi okutmak istemiş yazar.



“Bize dair esrarlı hülyalar kuran oryantalistler, şu umumhanelerden birine girse akıllarına kazınan o harem kurgusunun anında yok olduğunu kabul etmek zorunda kalırlardı. Böyle şeylerin arz talep meselesi olduğunu düşünüyorum. Ben zaten her şeyin üstüne bir parça düşünürüm, bunu da kabul ediyorum ama ABD’de cazı yaratan genelevler bizde kerhane tatlısını yarattı.” - Müze Manukyan

Zaman olarak çoğunlukla çağdaş döneme ait öykülerle karşılaşsak da kuvvetle muhtemel 1940-1970 aralığındaki klasik döneminden hikayeler okuyoruz hissi alınacaktır. Kurgu, zaman, atmosfer ve dilin oluşturduğu bu sentez kulağa riskli gelebilir. Ne var ki bu sayede eklektik forma bürünmüş bu metinler okuma hazzını arttırıyor. Bir görüntü yönetmeninin filme dokunuşu adeta.


Öykülerin içeriği kayda değer bir birikimin ip uçlarını vermekten de geri durmuyor. Elvan Kaya Aksarı, felsefeden edebiyat tarihine, psikolojiden sosyolojiye, Engels’ten Hegel’e renkli bir Atlas seriyor önümüze. Kısa görünen bir kitabı dura düşüne, araştırarak okunacak bir boyuta sokuyor bu özelliği.


Pandispanya Gazetesi’ndeki öykülerde konu seçimlerinde özgünlük okuru tatmin edecek düzeyde. Günümüz öykücülüğün “birbirine benzer konuların işlenmesi”‘ne dair eleştiri radarına yakalanması mümkün olmayan metinler. Büyük hikayeler anlatmak yerine cımbızla çektiği özel konuları çapaksız dil ve kurgu mekaniği ile yürütüyor. Okur, bu mekanizmanın, anlatım tekniğinin biraz daha çeşitlenmesi ile dinamizminin artmasını bekleyebilir, hakkıdır. Bu hakkı kendince şöyle ifade etmesi muhtemeldir:


Dilin ince işçiliğini gördüm, ince fikirleri, nüktedan atıfları, klişelerden kaçınmış tavrı sezdim. Üslup ve akışta farklı çeşnilere de yer ayrılabilir miydiniz bu metinlerin arasında? Neden olmasın? Hak ediyorlar, vesselam.


Gelgelelim Elvan Kaya Aksarı’nın kalemi aceleye mahal yok demiş. Damıtarak süzdüğü nice hikâyenin ileride farklı biçimlerde bütünleşeceği, burnumuza farklı rayihalar getireceği, ille de değişik lezzetlerle damağımızı şenlendireceğini kestirebiliyoruz.



PANDİSPANYA GAZETESİ

Elvan Kaya Aksarı

Vacilando Kitap, 2023

88 s.

تعليقات


bottom of page