top of page
  • YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Yazarın ölümü, gözün doğumu

Yavuz Arkın eleştiri biçimleri ve sanata yeni bir bakış getiren, Berger’ın Görme Biçimleri ile Barthes’ın Yazarın Ölümü üzerine yazdı: “İki farklı ama benzer devrimsel görüşlere sahip yazar: biri bir yazarı öldürdü, diğeri sanatı temsil ettiğini sananları.”


İki farklı ama benzer devrimsel görüşlere sahip yazar: biri bir yazarı öldürdü, diğeri sanatı temsil ettiğini sananları.


İki devrimci: biri edebiyatın, diğeri resmin altındaki sırları ortaya döken. Yeni eleştiri biçimleri ve sanata yeni bir bakış getiren iki kitap: Yazarın Ölümü (Roland Barthes) ve Görme Biçimleri (John Berger).


Edebiyata yeni bir bakış açısı getiren Barthes, Yazarın Ölümü kitabıyla yazarın otoritesini sorgulamamız gerektiğini savunur. Ona göre: Yazarlar, kendi başlarına anlamlı olmadıkları ve okuduğumuz metni veya okuma sürecini kontrol edemedikleri müddetçe her zaman “ölü” dür. Aynı zamanda yazar için kâtip terimini kullanır, bu şekilde yazma eyleminin daha da demokratik bir hale dönüşmesini amaçlar. Bu demokratik tutum, sadece edebi metinlerin değil aklımıza gelen bütün yazınların yorumlanmasına da olanak sağlar.


Benzer şekilde John Berger de Görme Biçimleri ile belli sanat çevrelerinin tekeli altında bulunan sanat kavramını demokratikleştirir; ‘sanat her kesime ulaşmalıdır ve yapıtın anlamı kendi içindedir, başka bir yerde aramaya ihtiyaç yoktur,’ der. Okuyucudan bu varsayımları dikkate almasını ve hatta bunlarla yüzleşmesini ister.Berger Görme Biçimleri’nde biçim, sınıf, zevk ve cinsiyet konularına da değinir. Barthes’den ayrılır bu noktada, Barthes bedeni devre dışında bırakırken, Berger bedeni eserin merkezine koyar.


Geçtiğimiz günlerde Ketebe Yayınları, yeni serisi Keşif dizisiyle bu iki eseri ele alan yazarların kitaplarını bastı. Laura Seymour’ın kaleme aldığı Roland Barthes’in Yazarın Ölümü Bir Tahlil ve Katja Lang ile Emmanouil Kalkanis’in kaleminden, John Berger’in Görme Biçimleri Bir Tahlil.


Keşif serisinden çıkan bu kitaplar, düşünsel bakımdan yoğun metinleri anlama konusunda büyük bir kolaylık sağlıyor. Kitapların girişinde yazar ve metin hakkında yapılan kısa girişten sonra adım adım konulara giriyoruz. Sonrasında metinlerin geçmişte yaptığı etkiler, bunun üzerine çıkan tartışmalar ve günümüz için edebiyata, sanata yapmış olduğu katkıları öğreniyoruz.


Bu sayede, belirtilen asıl metinleri hiç okumamış kişiler bile bu girişten sonra az da olsa fikir sahibi olabiliyor.


Girişten sonra iki kitapta da yer alan ‘Etkiler’ bölümünde dört alt başlık bulunuyor:

● Yazar ve Tarihsel Bağlam

● Akademik Bağlam

● Sorun

● Yazarın Katkısı


Yazar ve Tarihsel Bağlam: ele alınan metnin neden okunması gerektiğiyle ilgileniyor ve yazarın daha derin ele alınması ile devam ediyor, sonunda yazarın yaşadığı dönemin panoraması sunuluyor.


Akademik Bağlam: yazının yazıldığı dönemin sanatsal ve eleştirel yönden bir irdelemesini içeriyor. Aynı zamanda yazarın etkilendiği ve etkilediği tarihsel kişiliklere de yer veriliyor.


Sorun bölümünün ana konusu, yazarın öne sürdüğü metinde ortaya koyduğu soru ve etrafındaki tartışmalar, devamında ise bu konu hakkında kısa yorumlar bulunuyor.



Yazarın Katkısı’nda yazarların öne sürdükleri fikirlerle elde etmek istedikleri sonuçlar hakkında bir analiz bizi bekliyor. Yeni bir fikir ve görüş açısı kazandırmak isteniyor -, bunu da referans aldıkları metinler üzerinden yapıyorlar.


Fikirler bölümünde de benzer alt başlıklar bulunuyor;

● Ana Fikirler

● İkincil Fikirler

● Kazanım

● Yazarın Çalışmasındaki Yeri


Ana Fikirlerle yavaş yavaş metinlerin derinlemesine incelemesine giriyoruz;. yazarın metinlerinde kullandığı imgeler teker teker ele alınıyor.


İkincil Fikirler’de , ana fikirden ziyade devreye giren ikincil temalarla konu üzerinde kurulan farklı bağlantılar üzerinde duruluyor.