"Genç olmanın rengarenk ve isyankar dünyasının bir arada yürümesi mümkün mü?"
- Litera

- 21 Şub
- 2 dakikada okunur
Tuğçe Tatari, yeni kitabı Gençler Nereye'de ülkenin önemli sorularından birini ele aldı.
"Bu kitap yalnızca bir saha çalışması değil, ülkenin geleceğini kendi evlatlarının gözünden görme cesareti. Bu kitap gençleri duymak, anlamak ve artık kaybetmemek için gecikmiş bir çağrı niteliğinde." Gençler Nereye'yi konuşmak için Literaedebiyat olarak Tuğçe Tatari ile bir araya geldik.

Gençler Nereye’nin yazım sürecini biraz sizden dinleyebilir miyiz?
Açıkçası gelecekten endişeli bir gazetecinin annelikle buluştuğu düşünceler bu yola çıkmama neden oldu.
Gençlerin sürekli korkunç, vahşi, karanlık ve kötücül şekilde gündem olması.
Aynı zamanda ülkenin içinde bulunduğu karanlık koşullarla genç olmanın rengarenk ve isyankar dünyasının bir arada yürümesinin imkansız olduğunu düşünmeye başladım.
Gençler Nereye bir saha çalışması olmanın ötesinde güçlü bir yüzleşme çağrısı yapıyor. Bu çağrının en çok kimlere ulaşmasını istediniz?
Siyasetçilere, hükümete, gençlik üzerine politikalar üretebilecek herkese.
Gençliği anlaması gereken ebeveynlere, gençlerin eşit fırsatlara ulaşabilmesini sağlayacak yatırımcılara.
Kitabı kaleme aldıktan sonra Türkiye’nin geleceğine dair bakışınızda bir değişim oldu mu? Daha umutlu musunuz, yoksa daha mı kaygılı?
Çok daha umutsuz ve kaygılıyım şimdi tabi.
Tüm konuştuğum bu çocuklar yarının yetişkinleri. Çözümsüzlüklerle ve vazgeçişlerle baş başa bırakışmış bir nesil… Ülkenin geleceğini belirleyecek bu insanları düşünsel bir kuraklık, imkansızlık ve eşitsizliğe mahkum etmek yarınımıza da bir perspektif sunuyor tabii.
Kitapta yer alan hikâyeler, gençlerin yalnızca bugünüyle değil gelecekle kurdukları ilişkiyle de ilgili. Sizce gençler artık gelecek kurabiliyor mu, yoksa daha çok “hayatta kalmaya” mı odaklanıyor?
Çok üzücü ama evet hayatta kalmak, karnını doyurmak, bir iş bulabilmek… hayallerinden vazgeçmiş bir nesil.
Belki de hiç hayal kuramamış. Yaşının ona sağladığı uçuşan fikirlerini hep bastırmak zorunda kalmış.
Gençler Nereye, okuru tarafsız bir gözlemci olmaktan çıkarıp sorumluluk almaya davet ediyor. Sizce bu sorumluluk ilk olarak nerede başlamalı?
Önce ebeveyn isek evinizdeki genci, çocuğu anlama sorumluluğumuzu hatırlatmalı.
Sonra da elbette iş devlete düşüyor.
Devlet parlak bir gelecek inşa etmek derdindeyse önce gençliğini parlatarak işe başlamalı. Zaten sorun, evde ebeveyn, dışarıda devlet… Bu iki yapı da gençlerin belini kırmaya programlı adeta.
Bir noktada “artık bunu yazmasam daha mı iyi olurdu” dediğiniz bir an oldu mu? Olduysa sizi devam ettiren neydi?
Uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden gençlerin röportajlarını yayınlayıp yayınlamamayı çok düşündüm. Fakat anlattıkları deneyimleri önemli buldum, bir çok insana da aileye de uyuşturucu ile mücadele alanında çalışan kurumlara da fayda sağlayacak deneyimler olduğunu düşündüm ve kitapta yer vermeye karar verdim.
Gençler Nereye’yi okuduğunda kendilerini daha az yalnız hissederler mi, yoksa yalnızlıklarının daha mı farkına varırlar?
Okuduklarında ne düşündüklerini bilmiyorum ama bu çalışmada yer almak, konuşmak ve derdini anlatmak konusunda çok hevesliydiler. Kendilerinin derdini dinlemek isteyen, onları gündeme getirecek bir çalışma olmasından ve görünecek, duyulacak olmaktan memnundurlar.
Genç okurlar bu kitabı ellerine aldığında sizce kendileriyle ilgili hangi duyguyu ya da soruyu bulacaklar?
Tanıdık hikayelerle karşılaşacaklardır.
Bu dertleri tek yaşayanın kendisi olmadığı, içinde bulundu çaresizliklerin kendi yetersizliği veya başarısızlığı olmadığı yaşananın tamamen politik ve ülkeyle alakalı bir gençlik krizi olduğunu fark edeceklerdir.
Yeni projeniz ya da projeleriniz varsa bahsedebilir misiniz?
Şu an aklımda birden fazla iş var, koşullar oluşursa önce barışa yönelik bir çalışma sonra da çocuk işçiler konusunda çalışmak istiyorum.
GENÇLER NEREYE
Tuğçe Tatari
Literatür Hayat, 2025
176 s.







































Yorumlar