Hayatta gönüllü sadeliği ve basitliği yakalamak
- Litera

- 29 Ağu 2025
- 4 dakikada okunur
S. Serdar Yegül, Henry David Thoreau’nun Walden’ı odağında yazdı: "Gelir ve üretkenlik artışımızı, daha fazla konfor ve lükse değil, daha fazla boş zamana ayırdığımız takdirde özgürlüğe kavuşacağımızı söyleyen Thoreau, devamla: zaten temel yaşam gereksinimlerimizi karşıladıktan sonra ruhi ihtiyaçlarımızı karşılamak için paraya ihtiyacımız yoktur. Hayatımızda gönüllü sadeliği ilke edinmeli ve hayatınızı basitleştirmeliyiz! der."

Okuduğunuz pek çok kitap arasında bazı kitaplar kendiliğinden ön plana çıkar ve zihninizin başköşesine sorgusuz sualsiz oturuverir. Peki, bu nasıl olur? Bunun sırrı nedir? Bu soruların cevaplarını, zihnimin başköşesinde yer alan bir kitaba, Henry David Thoreau’nun Walden’ına bakarak arayalım.
“Ben koruluklara gittim… yaşamın yalnız zaruri ihtiyaçlarıyla karşı karşıya kalabilmek için; bu yaşamın bana öğretebileceği bir şeyin olup olmadığını anlamak için; yaşamın bütün iliğini emmek için, ki ölürken yaşamadığımın farkına varmayayım”
Henry David Thoreau - Amerikalı yazar, şair, doğa bilimci ve düşünür Henry David Thoreau (1817-1862), Walden Gölü’nü ilk defa beş yaşında (1822) anneannesi Mary Jones’u ziyaret ettiği sırada görür ve o görüşten sonra o ormanlık arazinin görüntüsü uzun yıllar rüyalarına girer.
1833-1837 yılları arası Harvard’da beşeri bilimler, doğa bilimi ve dil dersleri öğrenimi gören Thoreau, ardından ömrünün çoğunluğunu geçireceği Concord’a döner. Concord, Boston’un kırk kilometre batısında bir kasabadır. Üniversiteden yeni mezun olmuş gençler kendilerine kazançlı bir meslek seçmeye çalışırken Thoreau konuya biraz daha farklı yaklaşır: Kendi özgürlüğünü korumayı, kusursuz bir doğruluğa sahip olmayı, kendi bağımsızlığını sağlama almayı ve herkesi aynı görevle yükümlü tutmayı düşünür. Bu doğrultuda kendisine şu soruları sorar: “Para kazanmanın en iyi yolu nedir? Bunun için ne kadar zaman harcamalıyım? Özgürce yaşamak için ne kadar paraya ihtiyacım var?” Thoreau, bu sorulara vereceği cevaplar yoluyla, iyi yaşama sanatına ulaşmayı hedefler.
Hukuk, politika, tıp, ticaret ve din gibi alanların kendisine uygun olmadığını düşünen Thoreau, ahşap işçiliği, bahçıvanlık, harita çıkarmak, öğretmenlik, dönemsel öğretim üyeliği ve editör olarak pek çok işte çalıştıktan sonra, yazar olmaya karar verir.
Aldığı okul eğitiminde ve okuduğu kitaplarda: “Nasıl yaşamak gerekir?” sorusuna cevap bulamayan Thoreau, yönünü Concord kasabasında yaşayan hemşerilerine çevirir. Hemşerilerinin hayatlarını incelediğinde, hemşerilerinin bitmeyen işlerle uğraştığını, hep: “iş, iş, iş!” anlayışına sahip olduklarını, para kazanmak için yalan söylediklerini, dalkavukluk ettiklerini, oy kullandıklarını ve kendilerini gereksiz yere nezaket cenderesine soktuklarını görür. Bununla da kalmayan hemşerileri, ellerinde kendilerine yetecek kadar yiyecek, barınma, giyinme ve yakacak olmasına rağmen, bunu görmezlikten gelmekte ve hep daha fazlasını istemektedirler. Thoreau’ya göre bu durum, onların ekonomiyi (ev idaresini) bilmediklerini göstermektedir. Hemşerilerinin sınırsız maddi arzuları onları fakirleştirmekte, dolayısıyla köleleştirmektedir. Hemşerilerinde de aradığını bulamayan Thoreau, yönünü bu kez doğaya çevirir. İşte bu arayış, onu çocukluğundan beri hayalini kurduğu Walden Gölü kıyısına götürür.

“Dünyanın kurtuluşu yabanda / doğada yatar. Her ağaç, dallarını yabanı aramak için uzatır. Ben ormana, dereye ve mısırın büyüdüğü geceye inanırım. Yaşam yabandan ibarettir. En canlı olan, en yaban olandır. Ümit ve gelecek benim için çimenlerde, ekilmiş tarlalarda, su geçirmez bataklıklardadır; kasaba ve kentlerde değil!”
Walden Gölü Deneyimi
Thoreau Walden Gölü civarına geldiğinde önce birkaç ağaç keser ve bu ağaçlardan elde ettiği kerestelerle bir kulübe ve o kulübede kullanacağı eşyaları yapar. İnşaat işi aylar sürer. Çünkü kulübesine bir de şömine yapması gerekecektir. Thoreau’nun eşyaları; bir yatak, bir çalışma masası ve iki sandalyeden ibarettir. Kestiği ağaçların artıklarını ise odunluğunda biriktirir.
Walden Gölü kıyısında her mevsimi iki kez yaşayan Thoreau, bu süre zarfında eline bir dürbün ve bir not defteri alarak her gün dört saat boyunca koruluklarda yürür, hayvanları ve bitkileri inceler ve komşu çiftliklerdeki insanlarla konuşur ve onlara yardım eder. Kulübesine oldukça yakın bir yerde, orman içi bir boşlukta bir tarla oluşturur. O tarlada fasulye, bezelye, mısır, turp ve patates yetiştirir. Ayrıca, Walden Gölü ve çevredeki küçük göllerde balık tutar.
Thoreau bazen, kulübesinden bir buçuk kilometre uzaklıktaki Concord kasabasındaki arkadaşlarına ziyarete gider, bazen de arkadaşları ona ziyarete gelir. Yalnız, arkadaşları kulübesine ziyarete geldiğinde, Thoreau’nun bir adet misafir sandalyesi vardır. Bir misafirin haricindeki diğerleri ayakta beklemek zorunda kalır. Misafirlerine ikram edeceği yiyeceği de olmayan Thoreau, su isteyen misafirine boş bir maşrapayı verir ve Walden Gölü’nü gösterir.
1845-1847 yılları arasını Walden Gölü kenarında geçiren Thoreau, burada tuttuğu notlardan hareketle ünlü yapıtı, Walden; ya da Ormanda Yaşam’ı yazar. 1846 yılında yazmaya başladığı Walden’i yedi defa gözden geçirir ve her defasında büyük ölçüde yeniden yazar. Walden, 1854’te yayımlanır.
Yiyecek, Barınma, Giyinme, Yakacak
Thoreau’nun Walden Gölü civarında iki yıl yaşamasının amacı öncelikle yiyecek, barınma, giyinme ve yakacak gibi temel yaşam gereksinimlerinin en az düzeylerini bulmaktır. Thoreau, iki yıllık gözlemlerine dayanarak, yıllık yiyecek ihtiyacının tamamını yılda yaklaşık altı hafta gibi bir sürede karşılayabildiğini görür. Thoreau, bu altı haftalık sürenin haricinde, kendisine zaman ayırabileceğini, istediği kitapları okuyabileceğini ve doğada istediği gözlemleri yapabileceğini düşünür. Ayrıca, tarlada yiyecek yetiştirmenin sadece yiyecek yetiştirmek olmadığını, toprağa ve doğaya dokunmak ve kendini doğanın bir parçası olarak görmek anlamına geldiğini de fark eder.
Barınma gereksinimi ile ilgili olarak ise Thoreau, sahip olduğumuz evlerden daha rahat ve lüks evler tasarlayabileceğimizi, ancak onları satın almaya gücümüzün yetmeyeceğini söyler. İnsanlar mütevazı bir konaklama tarzını seçerek, yıllarca çalışmadan yapabileceğini ve en zengin insanlardan bile daha zengin olabileceklerini söyler. Thoreau’ya göre insanlar, asgari yaşam gereksinimlerini karşıladıktan sonra, kendilerine: “Daha ne kadarına ihtiyacım var?” diye sormalıdır.

Lüks Şeyler İçin Acı Çekmek
Dört temel yaşam gereksinimine ilave olarak, konfor, lüks ve araçlar gibi üç başlıktan daha söz eden Thoreau, konforun yaşam için gerekli olmamakla birlikte yaşamımızı iyileştirdiğini kabul eder. Ancak konforun bağımlılık yaratma, yaşamımızın merkezine oturma ve enerjimizin büyük bir kısmını tüketme gibi riskleri vardır. Thoreau lüks için ise, “insanlar öyle bir noktaya geldiler ki, gerekli olan şeyler için değil de, lüks şeyler için inanılmaz derecede acı çekiyorlar, araçların aracı haline geliyorlar” der.
Gelir ve üretkenlik artışımızı, daha fazla konfor ve lükse değil, daha fazla boş zamana ayırdığımız takdirde özgürlüğe kavuşacağımızı söyleyen Thoreau, devamla: zaten temel yaşam gereksinimlerimizi karşıladıktan sonra ruhi ihtiyaçlarımızı karşılamak için paraya ihtiyacımız yoktur. Hayatımızda gönüllü sadeliği ilke edinmeli ve hayatınızı basitleştirmeliyiz! der.
Thoreau’nun Deneyiminden Yararlanmak
Yazının başında Thoreau’nun kendine sorduğu soruları, binyıllardır pek çok düşünür kendine sormakta ve cevaplamaktadır. Thoreau’yu pek çok düşünürden ayıran özellik büyük olasılıkla, Thoreau’nun samimiyeti, sorularının cevaplarını yabanda araması ve bizzat kendini işin içine dâhil etmesidir. Tüm bu özellikler bir araya geldiğinde ortaya güçlü bir etki ve sarsıcı bir ses çıkmaktadır.
Günümüzde hızla artan konfor ve lüks eğilimi, Thoreau’nun güçlü etkinden yararlanmayı ve sarsıcı sesini duymayı zorunlu hale getirmektedir. Hayatımıza gönüllü sadeliği ve basitliği getirmekten başka çıkış yolu gözükmemektedir.
Kaynaklar:
• Thoreau, Henry David, Walden; Ormanda Yaşam, Zeplin Kitap, 2. Baskı, 2017.
• Thoreau, Henry David, Geziler, Çeviri: Aytek Sever, Doğu Batı Yayınları, 1. Baskı, 2024











































Yorumlar