Öykü: Lotus Siyah Açar
- Litera

- 3 saat önce
- 4 dakikada okunur
"Bilmek ve yapmak arasındaki uçurum, tıpkı göl yatağının şu anki derinliği gibi: Neredeyse ölçülemeyecek kadar sığ, ama yine de içine düşünce boğulabilirsiniz."
Işın Güner Tuzcular

Belediye başkanı, monitöre gözlerini kısarak baktı, parmaklarıyla masaya sinirli ritimler vuruyordu.
"Serhat Karadüş hesabı, son 24 yirmi dört saatte yirmi bir paylaşım yapmış, çok yorum var," dedi hızlıca, ekrandan gözlerini bir an bile ayırmadan. "Hepsinde aynı etiket: #EberÖlüyor."
Öfkeyle dosyayı kenara fırlattı. Masanın üzerinde bir avuç kurumuş bitki duruyordu. Sarı taç yaprakları, ince sapları... Acımasız gerçeğin kanıtı: Kuruyup ölmüş bir Eber sarısı.
"Bu sabah evini siyaha boyadı," dedi yardımcısı telaşla. "Tam da hanımefendinin ziyarete geleceği, turizm hamlesi yapacağımız gün! Hanımefendi mutmain olmazsa şimdi..."
Belediye başkanı sinirle başını iki yana salladı. Monitördeki siyah evin fotoğrafına bakıyordu. Önünde önceden bankacı, sonra balıkçı, şimdilerde kendini çevre aktivisti ilan eden Serhat Karadüş duruyordu. Gölün eski bir fotoğrafı elinde, milyonlarca nilüfer... arkasında simsiyah duvarlar.
"Ah bu entel danteller... ah..." diye mırıldandı ve hemen valiyi aradı.
Afyonkarahisar Valiliği'nden Bir Açıklama:
"Eber Gölü Koruma Projesi kapsamında, göl çevresindeki evlerin boyası ile ilgili tartışmalar basında yer almıştır. Evini siyaha boyayarak protesto eylemi gerçekleştiren ve bu sebeple gözaltına alınan Serhat Karadüş'le ilgili şu hususu belirtmek isteriz: Doğal yaşam alanlarının ve sulak alanların korunması için tüm gayretimizle çalışmaktayız. Ancak bu gayret, kanunlara saygı çerçevesinde olmalıdır.
Öte yandan, vatandaşlarımızın çevre duyarlılığını takdirle karşılıyoruz. Bu sebeple, 'Eber Gölü Yeniden Canlanıyor' projesini başlatmış bulunmaktayız. Ayrıca, gölün sembolü olan nilüfer (lotus) çiçeklerinin ve endemik Eber sarısı bitkisinin korunması için özel bir çalışma başlatılmıştır.
NOT: Evlerin rengi ile ilgili kısıtlamalar, şehir estetiği ve turizm potansiyelini korumak amacıyla getirilmiştir. Ancak vatandaşlarımızın duygularını ve çevre duyarlılığını göz önünde bulundurarak, evlerin dış cephelerinin %30'una kadar siyah detaylarla süslenmesine izin verilmiştir."
Karakolda parmak izleri alınırken Serhat pencereden dışarı baktı, gözleri uzaklardaydı. Bir zamanlar göl manzarası olan yerde şimdi sadece çatlak toprak görünüyordu. Göl, eski genişliğinin üçte birine inmişti. Parmaklarının mürekkeple lekelenmesi, tıpkı evinin duvarlarını boyadığı gibi, garip bir tören hissi uyandırdı onda.
"Neden yaptın?" diye sordu Komiser sert bir sesle, başını kâğıtlardan kaldırmadan.
"Neyi?" diye meydan okudu Serhat.
"Evin," dedi Komiser, gözlerini dar açarak, "neden siyaha boyadın?"
"Çünkü göl ölüyor," dedi Serhat, sesi buz gibi.
Komiser hafifçe başını kaldırdı, ilgisi artmıştı.
"Ve Eber sarısı artık yok," diye ekledi Serhat.
"Ne?" Komiserin kaşları çatıldı.
"Dünyada sadece Eber Gölü'nde yetişen endemik bitki türü. Sarı çiçekli." Serhat'ın sesi titredi. "2023'te son örneği kurudu. Ben fotoğrafladım."
"Normal bir çiçek o, ben buralıyım," dedi Komiser savunmacı bir tavırla. "Nilüferler gibi azametli de değil. Çocukken de gölde nilüferlerin arasında yüzerdim."
Serhat ilk kez gülümsedi, yüzünde acı bir ifadeyle. "Şimdi yüzebilir miydi komiser..."
"Evinizi siyaha boyamak zorunda değildiniz," dedi nöbetçi savcı, Serhat'ın dosyasını hızla kapatırken.
"Benim evim bir anıt," dedi Serhat, sesinde bir tutku vardı. "Siyah bir anıt. Kaybolmakta olan bir doğa harikası için. Bir gölün, nilüferlerin, Eber sarısının anıtı."
"Tutuklanmanızı ve sonrasında yaşadıklarınızı düşününce, başka yollar olabilirdi," dedi savcı yorgun bir sesle. "Hepimiz doğayı seviyoruz, hanımefendi sizin yüzünüzden Eber gezisini iptal etti, turizm projemiz ertelendi."
"Biliyorum," dedi Serhat kederle. "Ama bilmek ve yapmak arasındaki uçurum, tıpkı göl yatağının şu anki derinliği gibi: Neredeyse ölçülemeyecek kadar sığ, ama yine de içine düşünce boğulabilirsiniz."
Savcı başını salladı. "İstanbul'dan gelip, buraları karıştırıyor," diye düşündü. "Ah bu entel danteller..."
Karakoldan çıkarken eşi arabaya bindiklerinde tedirgin bir şekilde konuşmuş; 'Evimiz hem siyah hem beyaz şimdi.' 'Nasıl yani?' 'Belediye ekipleri geldi. Evin üst yarısını beyaza boyadılar. Alt yarısını siyah bıraktılar. 'Uzlaşma' diyorlar.'"
Serhat acı acı güldü. İroni mi? Uzlaşma mı? Ya da belki de... bir diyalog başlangıcı? Onu tutuklamamalarının nedeni bu muydu acaba...
Serhat doğruca göle gitti. Eski teknesini kurumuş çamurun üzerinde buldu. İçine oturdu, bir zamanlar suyun üzerinde süzüldüğü noktaya gözlerini dikti, yüreği ağır bir taş gibi çökmüştü.
Telefonunu çıkardı, hesabına girdi: "Göle su geldi diye göl kurtulmuş olmaz. Evimi kısmen beyaza boyasam da içim hâlâ siyah. #EberDireniyor mu? Direniyor. #EberÖlüyor mu? Ölüyor. İkisi aynı anda nasıl doğru olabilir? İşte tam da bu paradoksu yaşıyoruz."
Teknenin ardında, göl yatağının kurumuş çamurundan bir filiz uzanıyordu. Göz alıcı sarı bir çiçek: Eber sarısı.
Serhat heyecanla eğildi, bitkiye dokundu. Bir an için yaprakların siyah olduğunu sandı. Sonra güneş bulutların arkasından çıktı ve sarı renk tekrar ortaya çıktı.
Günler sonra hanımefendi teşrif edecekti, belediye başkanı telaştan elleri titreyerek hazırlıkları kontrol ediyordu. Köyün girişindeki büyük billboard'a gururla baktı:
"EBER GÖLÜ TURİZM BÖLGESİ- Türkiye'nin En Güzel Lotusları"
Billboardın hemen altında, küçük harflerle: "Görsel gerçek değildir, gelecekteki muhtemel görünümü temsil eder."
Billboardın en altında, birinin spreyle eklediği yazı: "Göl yoksa turizm de yok. #siyahevler"
"Hemen bunu sildirmeliyim!" diye haykırdı. "Münasebetsizler, hanımefendinin mutmainliğinden ne istiyorlar?!" Telaşla telefona sarıldı.
Yerel Gazete Makalesi "EBER'DE İLGİNÇ BİR DÖNÜŞÜM"
Hanımefendi Eber'de en çok evleri sevdiğini söyledi. Evler onu çok mutmain etmiş. Belediye Başkanımız da siyah beyaz bir otel ve millet bahçesi yapılacağını gururla belirtti.
Afyonkarahisar'ın Çay ilçesine bağlı Eber kasabasını son zamanlarda ziyaret edenler, ilginç bir manzarayla karşılaşıyor: Evlerin alt kısımları siyah, üst kısımları beyaz boyalı.
Bu görsel dönüşüm, yaklaşık 6 ay önce evini tamamen siyaha boyayarak Eber Gölü'nün kurumasını protesto eden ve bu sebeple tutuklanan doğa fotoğrafçısı ve eski bankacı Serhat Karadüş'ün eylemiyle başladı.
Karadüş'ün protestosu, başlangıçta yerel yetkililerin tepkisini çekse de, zamanla ulusal bir çevre hareketine dönüştü. Şu anda Eber'de evlerin çoğu "yarı siyah yarı beyaz" boyanmış durumda.
Belediye Başkanı konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Bu renk seçimi artık resmi olarak onaylanmıştır. Alt kısım siyah, gölün yasını; üst kısım beyaz, geleceğe olan umudu temsil ediyor" dedi.
Çevre Bakanlığı'nın Eber Gölü'nü kurtarma projesi kapsamında su seviyesinin yükseltilmesi çalışmaları devam ederken, nilüferler ve Eber sarısı bitkisinin korunması için millet bahçesinin içinde ve otelin bahçesinde özel alanlar oluşturuldu.
Beş yıl sonra...
Turizm Dergisi, yeni açılan "Eber Oteli"ni "yılın en özgün tasarımlı tesisi" seçti. Alt katı siyah, üst katı beyaz olan otelin her odasının duvarında, çerçevelenmiş bir Eber sarısı fotoğrafı asılıydı.
Lobide, mermer bir platform üzerinde, cam bir fanusun içinde son kalan gerçek Eber sarısı sergileniyordu. Çiçeğin etrafında, minik bir sulama sistemi ve yapay bir göl yaratılmıştı.
Otelin arkasında, bir zamanlar gerçek göl olan yerde şimdi büyük bir yüzme havuzu uzanıyordu. Yüzeyde, plastikten yapılmış nilüfer çiçekleri yüzüyordu - "otantik göl deneyimi" için.
Serhat Karadüş'ün mürekkeple lekeli parmak izleri, lobi duvarında sanat eseri olarak sergileniyordu. Altındaki plakette şöyle yazıyordu: "Direnişin İzi - 2025".
Turizm Bakanı otelin açılışında yaptığı konuşmada, "Doğa bazen bize çözümlerimizi kendisi gösterir - siyah ve beyaz, yas ve umut, geçmiş ve gelecek, hepsi aynı çatı altında..." derken, havuzun kenarında hanımefendi kahvesini yudumluyordu.
Otelin altın renkli broşüründe, "Gerçek Eber Deneyimi" yazıyordu. "Göl yok, ama artık ona ihtiyacımız da yok."









































Yorumlar