• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Öykü: Hanımeli Kokusu

"Bahçe, yolunu şaşırmış ağaçlarla doluydu. Görkemli dallarıyla önce bahçeyi sarmalıyor sonra evi kucaklıyorlardı."

Aslı Sökmen Gediz


Karısının saçlarını okşadı. Yeşil ela gözlü, uzun kıvırcık kirpikli bir kadındı. Kesmişti kara saçlarını geçenlerde sebepsiz kendi kendine.

Adamın elleri kocamandı, içine sığdırmıştı kadının beyaz avuçlarını.

Pembe bir elbise kuşanmıştı kadın. İlk danstaki gibi. İlk aşktı, ilk bakışta aşktı.

Hayatlarıydı evleri. Sahile yakın, çarşıya yakın, mezarlığa yakın. Aile yadigarıydı. İki katlı, dört odalı, iki çocuklu. Önce kendileri büyümüştü bu evde, sonra çocukları. Bahçe, yolunu şaşırmış ağaçlarla doluydu. Görkemli dallarıyla önce bahçeyi sarmalıyor sonra evi kucaklıyorlardı.

Karısının saçlarını okşadı. Akşamdan kalan bir titremeyle.

Evin önündeki kumsalda, ayakları çıplak... Pembeleşince tanelenip etrafa dağılan irmik taneleri gibi incecik kum taneleri…

Denizi gözden yitirmeden geçirdikleri yıllarda, neleri yitirdiklerini düşündü adam. Eve baktı. Ne misafirler ağırlanmıştı yıllardır bu evde. Kimse pansiyoner diyememişti onlara. Söylenmeyenleri de görebilen yeşil gözlerin zerafeti himaye etmişti herkesi yıllarca. Nüvesinde vardı bu onun.

Karısının saçlarını okşadı. Çok sevmişlerdi. İyi geçinmişlerdi. Kıymet bilmişlerdi.

Bitmemişti borçları küçük oğlanın. Annesinin kıyamamalarına, babasının sayamadığı miktarlar yatırılmıştı. Dinmemişti oğlan.

Kız doktor çıkmıştı. Saramadığı yara yoktu. Bir tek sızısı hatıraların.

“Unutmayın bizi yine gelin” derdi Şükran teyze her gidenin ardından

“Seni unutmak mümkün mü Şükran teyze” derdi her giden.

Karısının saçlarını okşadı. Kadının beyaz avucu adamın kocaman elinin içindeydi.

“Kahvaltı etsek” dedi kadın. Sesi narin, yumuşak.

“Şimdi ettik ya” diyemedi Adam. Sustu. Ne tuhaf şeydi acıyla hiç konuşamamak, yalnız bırakmak.

“Biz de kendimize böyle bir yazlık alalım ilerde” dedi Kadın, yeni evlendiği kocasının elini aşkla sıkarken.

Karısının saçlarını okşadı. Eski yazların hanımeli kokusu sardı dünyayı.

“Bir tek beni unutmaman için, bir tek beni” diye mırıldandı Adam.

Dua ederken içinden.