• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Eğitimde Edebiyat Semineri Yoğun Katılımla Gerçekleşti

Günışığı Kitaplığı’nın öğretmenler, kütüphaneciler ve akademisyenler için düzenlediği 14. Eğitimde Edebiyat Semineri gerçekleşti. Semineri gün boyunca 71 ilden 1500’e yakın katılımcı izledi.


Edebiyat yayıncılığında 25. yılını kutlayan yayınevinin okuma kültürümüzü geliştirmeyi amaçlayan geleneksel organizasyonunda, uzaktan eğitim koşullarında da öğrencileri edebiyatla yakınlaştırmanın yaratıcı yolları paylaşıldı.


Kapanış Konuşması Buket Uzuner’den


FMV Işık Okulları’nın desteğiyle 10 Nisan’da gerçekleşen Eğitimde Edebiyat Semineri’nin kapanışında konuşan usta romancı Buket Uzuner, “Hayatta tek mucize, iyi bir öğretmene rastlamaktır,” sözleriyle eğitimcilere seslendi. “Çocuklara, insanın kendi şansını yaratması için çok emek vermesi gerektiğini öğretmenlerimiz sayesinde öğretebiliriz. İyi anne baba olmak çocuklara sadece gıda vermek değilse, iyi öğretmen olmak da sadece müfredata uygun ilerlemek değildir,” diyen usta yazar, “Okuru olmayan yazar olamaz. Okurları oluşturan da iyi öğretmenlerdir. Eğer Köy Enstitüleri iyi öğretmenler yetiştirmeseydi, edebiyatımız bu kadar verimli olamazdı,” yorumunu yaptı.


Seminerin açılış konuşmasını, ülkemizin önde gelen eğitim uzmanlarından, MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan yaptı. “Yeni normalde aileler okumalı, okumuyorsa hemen bugün başlamalı,” diyen Özcan, kitap okuma sevgisi diye bir gen olmadığına dikkati çekti ve, “Biz bunu büyürken; evde, okulda, toplumda, bir şekilde öğreniriz,” dedi. Deneyimli akademisyen, “Köy Enstitüleri’nde her öğretmenin her yıl 24 kitap okuması istenirdi. Öğretmenler çok şeyi değiştirebilir, kitap okumayı sevdirebilir,” diyerek meslektaşlarını selamladı.


Günümüz şiirinin en sevilen isimlerinden, şair Gonca Özmen, “şiir bilinci” ekseninde yaptığı konuşmasında, insanın dilin içinde boyut kazandığını, dilin bireysel bir etkinlik ve beceri olduğunun altını çizdi. Eğitimci kimliğinin de deneyimiyle konuşan Özmen, “Şiir bizim özgürlüğümüz, direnişimiz, başkaldırışımızdır. İstediğimiz duyguyu daha iyi anlatmakta, elimizden tutan yakınımızdır. Öğrencilerimizin şiirle arasına koyduğu mesafeyi, şiirin bizim yakın arkadaşımız olduğunu hissettirerek azaltabiliriz,” dedi.


Çocuklara Güçlü Olduklarını Hissettirmek


Milyonlarca çocuğa matematik ve coğrafyayı sevdiren Kraliçeyi Kurtarmak ve Haritada Kaybolmak kitaplarının yazarı, Kanadalı akademisyen, yazar Vladimir Tumanov, eğitimcinin göreviyle iyi hikâyelerin etkisinin çok benzeştiğine dikkati çekti. İkisinin de sorulara kesin yanıtlar vermek yerine, hayat ve dünya hakkında derinleşen sorulara yöneltmesi gerektiğini belirtti. Sevilen yazar, “Yetişkinler tarafından kontrol edilen bir dünyada, genellikle kendilerini güçsüz ve çaresiz hisseden çocuklara, güçlü ve engelleri aşabilecek yetkinlikte olduklarını hissettirmeliyiz,” önerisinde bulundu.


Çağdaş edebiyatımızın iki ödüllü öykücüsü Murat Yalçın ve Berna Durmaz’ı, editörleri Müren Beykan’la buluşturan “Edebiyatla Köprüler Kurmak” söyleşisinde, çocuklukta edebiyat sevgisi yaratan etkenler paylaşıldı. İki yazarın da ilk romanlarıyla katıldıkları Köprü Kitaplar deneyimlerini aktardığı söyleşiyi, “Çocuklara yazmak, çok ciddi bir yazma deneyimidir, hafife alınacak yanı yoktur. Anadilin ustalığı yetmez; imgeler, düşünceler, felsefe, kurgunun katmanlılığı da çok önemlidir,” diyen usta editör Müren Beykan yönlendirdi. Koleksiyona davet edildiğinde, önceki on kitabına rağmen, hiç yazmadığı bu alanda farklı bir sorumluluk hissettiğini söyleyen YKY editörü, yazar Murat Yalçın, “Önemli olan, genç okurun kitapla iyi bir iletişim kurmasını sağlamak, sayfaları çevirtecek bir dil yakalamaktı,” ifadesini kullandı. Eğitimci, yazar Berna Durmaz ise, Köprü Kitaplar’la buluşmasını, doğru bir zamanlama olarak nitelerken, “Kitabı yazdıktan sonra fark ettim ki, önceki öykülerimde şehirdeki zorlukların sadece yetişkinler üzerindeki etkilerini anlatmış, çocukları ve gençleri düşünmemiştim. Oysa asıl anlatılması gereken onlardı, çözüm onlarda,” dedi.