• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Öykü: Dedikodu

Ne garip varlıklarız be Neriman! Kadınlar olarak değil, insanlar olarak yani. İşte istemeyince bir otun varlığı bile batıyorsa insana, bizi istemezlerse eğer her şekilde dert olur varlığımız diye düşündüm. Ama herkes aynı değil ha!

Fatma Yavuz


İnsan mutlu olmak istiyorsa eğer yaptığı şeyle barış içinde olmalı Neriman. Öylesine söylemiyorum bak bunu! Gerçekten! Bu sabah ıspanak ayıklıyorum mesela, görsen beni! Bildiğin, kavga ettim Allah'ın otuyla. Öyle böyle de değil hani. Bağırdım çağırdım ya zavallıya. Dedim istemiyorum ayıklamak seni. İstemiyorum yani! Neden kırk beş dakika buna uğraşmak zorundayım ben. Nimetin varlığı suç oldu iyi mi? Sonra ardı ardına geldi düşünceler. İçimdeki ses de nankör dedi bana. Yokluğuyla imtihan ol da bi, gelsin dedi aklın başına.


Ne garip varlıklarız be Neriman! Kadınlar olarak değil, insanlar olarak yani. İşte istemeyince bir otun varlığı bile batıyorsa insana, bizi istemezlerse eğer her şekilde dert olur varlığımız diye düşündüm. Ama herkes aynı değil ha! Ayşe yıllarca baktı da kaynanasına, gıkı bile çıkmadı kız. Valla! Şöyle böyle derdik ama bazen tırnağı bile olamazmışız gibi geliyor! Kadın yıllarca yatalak kaldı. Bir gün bile şikâyet ettiğini duymadım Ayşe’nin. Sessiz sedasız gelirdi. Usulca, başı önünde girerdi içeri. Bilirsin işte, köyde gündüzleri kilitlenmezdi bizim kapılar. Ben hemen anlardım ama onu öyle görünce. Belli ki çok bunalmış, belli ki hava almaya gelmiş. Önce oturur öylece seyrederdi bizi. Senin gelinlerin de çok iyi çıktı Emine abla derdi. Hiç kendi gençliğinden bahsetmez, ben sorunca da geçmiş zaman der kapatırdı konuyu.


Kız o kaynana neler yapmış ona gençken neler! Kocası ölünce oğluna sarmış iyice. Kaç kere ayrılmış Ayşe, kocasıyla, bu kaynanası yüzünden. Zavallı, az gidip gelmemiş babasının evine. Gözünde yaşı, elinde bohçasıyla… Sonra dayanamamış, kovsalar gitmiyorum demiş ama bu defa da adam çekmiş gitmiş aylarca. İki kadın kalakalmışlar öylece. “Aklımız çıktı Emine abla!” dediydi. Kaynanası sabah akşam dualar etmiş oğlunu kaçırtınca, dönsün diye adaklar adamış. “O zaman aklı başına geldi kaynanamın!” dedi Ayşe. İlk kez baş başa kalınca iki kadın, o zaman “Kızım!” demeye başlamış buna da kaynanası! Çaresizlik de iyi bir öğretmen demek ki Neriman, görüyon mu? Yine de Allah yaşatmasın, valla zor! Ha ne diyordum? Kocası aylar sonra dönmüş ama ne dönüş! Bayram mı etseler, yas mı tutsalar bilememiş garipler! Adam gelmiş lakin yanında başka bir karıyla. Üstelik de gebe! “Evlendim ben!” demiş. “Bundan sonra iyi geçineceksiniz!” deyip, kesip atmış. Bizim bu fukara da atmış içine, susmuş oturmuş ne yapsın? “Emine abla!” dediydi. “Allah günah yazmasın! Onu yanında başka biriyle görünce, keşke öleydi diye düşündüydüm. Nasıl ağır geldi anlatamam sana! Beni günlerce aç bıraksa, tekme tokat dövse, canım o kadar yanmazdı inan bana!” Acıdım zavallıya kız Neriman! Ne zor ya bu hayat denilen şey! Ne oldu ama sonra? Birinin ahı olunca, öbürünün yüzü gülüyor mu? Gülmüyor!


Kuma gelince üstüne, dayanamamış bozmuş yeminini Ayşe. Baba evine gitmeye yeltenmiş yeniden. Tabi araba falan ne gezer o zamanlar. Almış bohçasını, çıkmış sabah ezanı yola. Akşam ezanına kendi köyünde olacak güya. Bi de bakmış kocası, elinde sopa… Allah muhanete düşürmesin gardaş! Demiş “Gidersen namussuzdu derim herkese. Babanın evine de sığamazsın!”. “O kocam olacak adam nasıl eridi gözümde, bilsen Emine abla! Ben, ne gereksiz değer vermişim meğer!” dedi. Çaresiz dönmüş gariban n’apsın? Sonra n’oldu peki? Sefasını sürebildi mi yeni karının? Allah var yukarda Allah!


Bu kocası olacak akıllı, çok biliyo ya! Doğumu gelince yeni karıyı da götürmemiş doktora. “Doğursun evde!” demiş. Karı üç gün ağrı çekmiş de geri adım atmamış ya kız inadından! Namusuna çok düşkün, güya! Öldü kadın! O günü hatırlıyorum ben! Ne anası üzüldü adamın ne Ayşe! Usulca götürüp gömdü mahalleli. Aldılar çocuğu, sardılar sarmadılar. Çocuk da büyüdükçe anası belledi Ayşe'yi! Onca yıl çoluğu çocuğu olmadı Ayşe’nin, sonra da! İşte, akıl sır ermiyor Allah'ın işine Neriman! Ayşe’yi görsen şimdi! Nasıl da seviyor çocuğu! Kendi çocuğu olsa o kadar sever, o kadar bakar insan, inan!


Bu kocası olacak hayta yine kayboldu sonra. Ama Ayşe dedi ki “Hiç dönsün diye dua etmedik!” Dönmedi de zaten! Cenazesi geldi yıllar sonra köye. Trafik kazasında ölmüş dediler ama bilemezsin tabi! Oğlan da kocaman olmuş. Üniversiteyi kazanmış bu yıl, çekip gidecek diye iki gözü iki çeşme anasının. “Kız!” dedim “Ne büyük mutluluk! Niye ağlıyorsun, mutlu olsana!” Doktor olacakmış. Ya işte Neriman, üzülüyor insan dinleyince. Ondan sonra kaynanasıyla ana kız gibi oldu bunlar. Kaynanası yatalak olana kadar bağdı, bahçeydi hep beraber çalışırlardı.

- Alo, Neriman!

- Babaanne!

- Neriman gitmiş herhalde.

- Neriman öldü babaanne!

- Öldü mü? Ne demek öldü? Konuşuyorum ya ben onunla!

- Yine almışsın eline telefonu, anlatıyorsun kendi kendine. Hadi yatırayım ben seni.

- Sen kimsin hem? Turan nerde?

- Babamın başı ağrıyormuş yattı o. Ben torunun Selin! Hadi benim pamuk ninem, bak ben de yorgunum hem. Yatalım mı artık?

- Yatalım o zaman! Ispanak güzel olmuştu değil mi?

- Evet harikaydı. Aynı dünkü gibi...