"Birkaç sayfada kocaman bir dünya kurmaya çalışıyorum."
- Litera

- 1 saat önce
- 3 dakikada okunur
Litera Edebiyat’ın kurulduğu günden bugüne en çok okunan bölümü hep sizden gelen öyküler oldu. Okurlarla yeni yazarları buluşturmaya aracı olduğumuz bu kıymetli bölümü bir adım daha ileri taşıyoruz artık. Sizden gelen öykülerden her ay en çok okunanı seçip yazarlarıyla kısa birer söyleşi yapıyoruz. Yeni yazarlarla okurlarımız arasındaki bağı güçlendireceğini düşündüğümüz bu söyleşi serisinin ilk konuğu ise Yelin Bilgin. Çocuk Gibi adlı öyküsü çok dikkat çeken yazarla öykü serüvenini, edebiyatla kurduğu ilişkiyi konuştuk. Herkese iyi okumalar.

Bu ay Litera Edebiyat’ın en beğenilen, en çok okunan öyküsünün yazarı oldunuz. Bize öyküyle kurduğunuz ilişkiyi, yazma deneyiminizi, sürecinizi anlatır mısınız?
İlk öyküm Varlık'ta çıktığında 17 yaşındaydım. Aradan geçen 25 yıl yazmadığım değil, kendi kendime yazdığım bir süreç oldu. Yazmak benim için vazgeçilmez varoluş halim, terapim, geçmişim, şimdim ve geleceğim. Yapmadan yaşayamayacağım, kimsenin de beni yapmaktan alıkoyamayacağı tek şey. Roland Barthes'ın Yazarın Ölümü kavramına inanıyorum ve yayımlanan her öyküm, bu anlamda, bana ayrı bir mutluluk veriyor. Kelimelerimin, cümlelerimin artık onları okuyanların sahiplenebileceği, yorumlayabileceği, onlara dokunabileceği bir noktaya gelmiş olmasına, kendilerine benim dışımda bir ev, bir sevgili bulabileceklerine seviniyorum. Yazar Yelin okundukça ölüyor, yaşayan Yelin'in ise hayatta kalabilmek için daha çok yazmaya ihtiyacı oluyor. Yazarak küllerinden doğan bir Anka kuşu gibiyim belki. Müthiş bir döngü ve akış. Buna hayranım, düşündükçe deli oluyorum. Yazdığım her şeyde kendimden, hayatımdan parçalar var. Ancak yazdıklarımın hangisi gerçekten yaşandı, hangisi kurgu onu bazen ben bile karıştırıyorum.
Sizce öykünün edebiyattaki yeri nedir?
Edebiyatın temel taşı desem abartmış olmam bence. Birkaç sayfada kocaman bir dünyayı vermeye çalışmak, kelimeleri inci taneleri gibi seçip arka arkaya dizmek ve her seferinde anlatmak istediğimi daha da kısa, daha da net ama duygusunu kaçırmadan nasıl verebilirim diye düşünmek müthiş bir süreç.
Bu öykünüzden okurun aklında tek bir şey kalacak olsa, onun ne olmasını isterdiniz?
Sonsuz döngüdeki gibi hiçbir şeyin iyi ya da kötü, beyaz ya da siyah, güzel ya da çirkin olmadığını, hepimizin güçlü ve zayıf yönlerimizle birlikte ahenk içinde var olduğumuzu, bizi etkileyici yapanın da bu olduğunu, içimizdeki çocuğa ve etrafımızdaki çocuksuluklara sımsıkı sarıldıkça yaşayacağımız hafifliği hissettirebildiysem ne mutlu bana. Bir gün beni okuyanlar "Yaşadığı zamanın İstanbul'unu ve aşkı, sevmeyi en az Sait Faik kadar güzel anlattı" deseler keşke... Başka bir şey istemem.
Türk ve dünya edebiyatında en çok sevdiğiniz öykü ya da öyküler hangileridir?
Türk edebiyatında Sait Faik Abasıyanık - Havuz Başı, Sabahattin Ali - Değirmen, Ömer Seyfettin - Eleğim Sağma, Pınar Kür - Bir Deli Ağaç (kitabın tümü) ilk aklıma gelenler. Mehmet Erte'nin Bakışın Kirlettiği Ayna kitabındaki öykülerini de çok seviyorum.
Dünya edebiyatında ise Haruki Murakami'nin öykülerini çok severim, hatta benim için Murakami romancı değil öykücüdür. İlk aklıma gelen Doğumgünü Kızı isimli öyküsü. Onun dışında Maupassant, Salinger, Stevenson, Balzac, Marquez öyküleriyle büyüdüm diyebilirim. Adam Öykü'de ne çıkarsa okur, sıkı sıkıya takip ederdim.
Şimdilerde Adam Öykü'nün yerini The New Yorker aldı gibi benim için. Deborah Treisman hayran olduğum bir edebiyat editörü, podcastlerini de yakından takip ediyorum. En son dergide çıkan öykülerden Nathan Blum'un Outcomes öyküsünü çok beğenmiştim. Henüz kitabı olmayan bir yazar, umarım bir an önce çıkar ve Türkçe'ye de çevrilir.
Şu sıralar masanızda neler var; öykü, roman ya da sadece okumalarınız…Litera edebiyat okurlarıyla paylaşabilir misiniz?
Masamda aşırı fazla kitap var şu sıralar. Arkadaşım Yenal Bilgici'nin ilk romanı Kuşlar İçin Ağaçlara Konma Kılavuzu, tekrar okumaya giriştiğim Pınar Kür'ün Bitmeyen Aşk'ı, Lao Tzu'nun Tao Te Ching'i, Roald Dahl'dan Boy, Sait Faik'in Büyüyen Eller'i, henüz okumadığım için hayıflandığım Moby Dick, çeşitli Edip Cansever ve Turgut Uyar şiir kitapları... Yazmaya konsantre olduğumda okuma düzenim epey dağılıyor, ama buna kafayı takmıyorum artık. Akışta kalmak güzel.
Öyküyü okumak için tıklayın.







































Yorumlar