• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Meksika kırsalında talihsiz bir aşk hikâyesi


"İlhamla hazırlanan bir yemeğin pişirme ve yeme sürecinde mutlu hissettirdiği olası bir durumdur genellikle. Üzerine sık düşünmesek de aynı zamanda öfkeye, derin bir üzüntüye de neden olabilir her bir pişirme ve üretme süreci…" İlke Kamar Meksika yemeklerindeki farklı tatların karmaşıklığı üzerinden yaşamlarımızdaki ‘otoriter seslere’ karşı verilen mücadeleyi ele alan Acı Çikolata romanı üzerine yazdı.



Çikolata ve kral tacı


Malzemesi, 920 g kakao (Soconusco)

920 g kakao (Maracaibo)

920 g kakao (Caracas)

1.840 g ya da 2,760 g tozşeker (isteğe göre) …


“Yapılması gereken ilk şey kakaoları kavurmaktır. Bunu yaparken toprak tepsi değil de sac kullanmak daha uygundur. Kakao taneciklerinden süzülen yağ toprak tepsinin gözenekleri arasında kaybolur. Bu tür ayrıntılara dikkat etmek son derece önemlidir. Ayrıca bilesiniz ki çikolatanın iyi olması üç şeye bağlıdır: Kullanılacak kakao tanelerinin çürük ve ezik değil, sağlam ve sağlıklı olmasına, çeşitli tipte kakao taneciklerinin harmanlanarak kullanılmasına, son olarak da kakao tanelerinin kavrulma süresine. Kakao, açıklandığı gibi kavrulduktan sonra kalburdan geçirilerek taneler kabuklarından ayrılır. Metate’nin altına içi iyice harlı kor dolu bir kap konur. Taş iyice ısındıktan sonra kakao tanelerinin ezilmesine başlanabilir. Matate’nin üzerine şekerle karıştırılmış kakao taneleri konur ve ikisi birlikte tahta tokmakla dövülerek ezilir. İyice ezilip hamur haline gelmiş şekerli kakaolar hemen parçalara ayrılıp isteğe göre dikdörtgen ya da yuvarlak şekiller verilir. Çatalın ucuyla işaretlenerek bölünecek yerler belirlenir”.


Acı Çikolata 1992 yılında Alfonso Arau tarafından sinemaya uyarlanmıştı

Bu tarif bir yemek kitabından değil, sizi yanıltmasın, Laura Esquivel’in Acı Çikolata romanından, Tita’nın nefis tariflerinden biri sadece. Tita’nın geleneğe karşı özgür olma mücadelesi, Meksika’nın bilinen yemekleriyle bir araya geliyor. Acı Çikolata, yemekler ve üzerimizdeki anlamlarına yoğunlaşırken tarih, mekân, devrim, ahlak ve anaerkil kodlarla şekillenen bir katmana da sahip. Tita’nın yaşamının en önemli anlarına eşlik eden 12 tarif adeta onun hikayesinin bir parçası oluyor. Laura Esquivel, Meksika yemekleriyle roman kahramanının sevinçlerini, endişelerini, heyecanını anlatırken yemekleri adeta fizyolojik bir ihtiyacın çok ötesine taşıyor. Öyle de değil mi! Çoğu zaman hayatımızda temel bir ihtiyacın ötesinde yiyecekler toplumsal, kültürel ve inancı da içeren farklı şekillerde, anlamlarda yer edinir. Yemek kültürünün, birbirleri ile olan etkileşimleriyse bu kavramı beslenmenin dışında başka boyutlara taşır birçoğumuz için. Yemeklerin yaratım sürecinden üretimine kadar tadı ve etkisiyle yaşam alanlarına kendine özgü bir dokunuş yaptığıysa aşikâr. İlhamla hazırlanan bir yemeğin pişirme ve yeme sürecinde mutlu hissettirdiği de olası bir durumdur genellikle. Üzerine sık düşünmesek de aynı zamanda öfkeye, derin bir üzüntüye de neden olabilir her bir pişirme ve üretme süreci… Özellikle zorunlu bir görev ve zorlu bir sürecin parçasıysa. İşte, Latin Amerika edebiyatına önemli katkıları olan Meksikalı yazar Laura Esquivel’in Acı Çikolata kitabı, yemek kültürü ve bireylerin iç dünyasıyla bağlantı kurarken, geleneği ve kadın kimliğinin sıkışmışlığını bir arada anlatan farklı bir okuma deneyimi sunuyor. "Büyülü Gerçekçilik" akımının en önemli temsilcilerinden biri sayılan Laura Esquivel’in 1989’da yazdığı ilk romanı, 19. yy. Meksika devrimi sırasında de la Garza çiftliğinde yaşananları yazarın sakin, telaşsız üslubuyla aktarıyor. Kitabın yazıldığı dönem, tarihinde birçok savaş, işgal ve mücadele barındıran Meksika’nın, bağımsızlık mücadelesine soyunduğu yıllarda geçiyor. Meksika’nın dönüşümden geçtiği devrimle birlikte yeni formların oluşmaya başladığı bir dönemdir bu tarih. Can Yayınları’nın Havva Mutlu çevirisiyle bugünlerde yeniden okuyucuyla buluşturduğu kitap, kadının var olma mücadelesini odağa alan yanıyla yazıldığı dönemden günümüze güncelliğini koruyan kitaplardan biri.


Yemeğin hazzı ve hüznü


Sinemaya da uyarlanan Acı Çikolata romanı ‘imkânsız bir aşkı’ merkezine alarak Meksika sosyal yaşamı, baskıcı aile gelenekleri, toplumun kadına yönelik bakış açısı gibi konuları tartışıyor. Ama tüm bunları ülkenin en bildik yemeklerinin hazırlanışını da işin içine katarak anlatıyor. Yemeğin hangi duygular ile yapıldığı, lezzeti, hazzı ve hüznü hikâyeye eşlik ediyor. Dönemin sosyal yapısını, gündelik hayatı ve aile ilişkilerini tarifler ve