• YouTube
  • IG
  • twitter
  • Facebook
Ara

Öykü: Beş Güleç Başkan

Derdi yalnızca biraz anlaşılmamaktır. Muhatabında oluşturacağı algı eksiltisiyle hafif gizemli bir profil çizeceğine ve böylece hitabetindeki etkinliğin artacağına inanmaktadır.

Fatih Selvi

Başkan B fırça kaşları ve toparlak kafasına tas gibi geçirilmiş gözüken keliyle tanınır. Eğer henüz kimden bahsedildiğini anlayamadıysanız, onu artık berrak cildine güneş vurduğunda menekşe rengine dönüşen damarlarının şakaklarında pıt pıt atışından çıkarırsınız. Fena adam değildir. Milli müsabakalarda hakemin annesine ettiği sinkaflı küfürlerden maç sonrasında utanç duyacak kadar vicdanlıdır. Kalın ensesi her daim yüksek ve biçimi bozulmaz gömlek yakalarının arkasına saklanmıştır. Bu haliyle kafası geniş omuzlarının arasına sıkıca vidalanmışa benzer. Ateşli bir kertenkele gibi hareketli dili küçük çenesinin içinde parendeler atar. Kelimeleri ağzından dışarı gargara tükürüğü halinde fırlar. Zihninin korkunç çalışma hızına ayak uyduramayan dilinin raydan çıkması olarak düşünmeyin bunu hemen. Yo, hayır. Derdi yalnızca biraz anlaşılmamaktır. Muhatabında oluşturacağı algı eksiltisiyle hafif gizemli bir profil çizeceğine ve böylece hitabetindeki etkinliğin artacağına inanmaktadır. Başkan A’yı çok kıskanır ve onunla olan rekabeti kurumdaki herkesçe bilinir. Görevinin ne olduğu konusundaki spekülasyonlar yoğundur. Birçoğuna göre kurumun kasasıdır, para trafiğini kontrol eder. Yine iddialara göre; görevini bir şirket muhasebecisi mantığıyla icra ermekte, ‘’Kurum kâr ediyorsa her şey yolundadır’’ düsturuyla gönlü rahat, sırtı pek çalışmalarına devam etmektedir.


Başkan A’nın gövdesi turpu andırır, kırk dokuz numara ayakkabıları dalgıç paletlerine benzer. Başkan H’nin teyzesinin damadı, Asbaşkan P’nin baldızının kaynanasının amcasının torunudur. Kolombiya Ulusal Üniversitesi’nde arıcılık bölümünü bitirdiği için kurumun en entelektüel simasıdır. Afrika katil arılarının göç güzergâhları ve Kolombiya Bayan Milli Voleybol Takımı’ndaki sporcuların bacak boyları türünden bilgilerle şişirdiği genel kültürü göz kamaştırır. Derinlemesine bilgi sahibi olduğu bir diğer alansa, halkı huzursuzluğa itecek zararlı haberler yayan yazarlar, medya kuruluşları ve sakıncalı paylaşımlar yapan sosyal medya kullanıcılarıdır. Asbaşkan P’ye yapılan hakaretleri tespit edip yargıya taşımak da onun görevidir. Kurum içinde ara ara beliren karmaşayı çözmek, hizmet akışını verimli hale getirmek, vatandaşların kurumdan aldığı hizmete ulaşma hızını belirlemek türünden azımsanmayacak görevleri vardır. Kurumun medya kolunu da yönetir, propaganda yapmak, duyurularda bulunmak onun işidir. Oldukça heyheyli bir tiptir. Derdini anlatırken gür sesi bir yükselip bir alçalır, burun delikleri şişe ağzı kadar genişler, gözleri faltaşı gibi büyüyerek yerinden fırlar. İçten içe Başkan B’nin görevlerini de üstlenmek ister. Bazen hırsının kurbanı olup onun hakkında ipe sapa gelmez laflar etmek talihsizliğine düşer.


Başkan C diğer başkanlar tarafından hiç sevilmeyen biridir. Onun da diğerlerini sevdiği iddia edilemez zaten. Karısı Başkan Y’nin torpiliyle koltuğunda olduğu söylenir. Çoğu başkana göre hanım torpili en aşağılık, erkek onuruna en aykırı torpil türüdür. Bu sebeple genel toplantılarda ne zaman söz ona gelse sürekli ‘’kılıbık damat, içgüvey damat’’ şeklinde takılmalara maruz kalır. Böylece anlatacağı çok önemli projelerin önü kesilmiş olur. Kabul etmeliyiz ki Başkan C hisli, alıngan ve dirençsiz yapısıyla diğerlerinin onu sindirmesine fırsat vermektedir. Aslında yakışıklı, uzun bedenini karizmatik bir figüre dönüştürmesi için biraz gayreti kafidir. O ise şu haliyle kabuğunda maydanoz kemiren bir tosbağadan farksızdır. Biraz sır verecek olursak, beyni aslında hakikatli arayışların, halka hizmette çığır açacak nadir fikirlerin cevherine doğuştan sahiptir. Fakat kadere bakınız ki onun bu kaynağa ulaşacak gerekli ekipmanı yoktur. Asıl görevi kurumun iç ve dış hizmetlerde kullanacağı kamyon, tır, otobüs gibi araçların tespit, tedarik ve dağıtımıdır. Bol bol iddia oynar, gün boyu makamında çaktırmadan aldatmalı erotik filmler izler.


Başkan U ilginç bir kişiliktir. Kuzeydeki Mamalocos şehrinde doğmuş olmak ona göre, bir insandaki en büyük yetenektir. Dolayısıyla hayatında başka bir marifete ihtiyaç duymaz. Zaten başarılı olabilmesi için gerekli bütün yeteneklerin anahtarına sahip olduğunu düşünür. Her konuşmasına muhakkak, ‘’Biz Mamalocoslular biraz şöyleyizdir, Mamalocos’un çayı da bir başkadır, siz hiç Mamalocos yaylalarına gittiniz mi, ben Mamalocos’ta çocukken...’’ şeklinde eklentiler yapar. Ara ara konuşmasına Mamalocos şivesini sokuşturmaktan çekinmez. Kurumdaki asıl görevi Mamalocos geceleri, Mamalocos mutfağını tanıtım şenlikleri, Mamalocos yöresine ait geleneksel müzik ve dans gösterileri düzenlemektir. Özellikle yazları işi başından aşkındır. Bu yoğun temposunun içinde fırsat bulabilirse, hemşerilerini kurumdaki boş birimlere yerleştirmeye, kurumda çalışmakta olanlarınınsa mevkiinin yükseltilmesine uğraşır.


Başkan H’yi çoğunuz tanır sayılırsınız çünkü sık rastlanan insanlardan biridir. Hemen hemen her yerde ona çok yakın fenotipte bir örnek muhakkak görebilirsiniz. Yüzü kalın köseleden, gözleri neye benzetseniz benzeyen, orta boylu, dar omuzlu, zayıfça biridir. Sesi bungundur. Kibar adamdır. Kalabalıkta içinin ruhani yönü dışarı taşar. Fotoğraf çektirirken mütebessimdir. Halkın başına gelmesi muhtemel felaketleri defetmek için tüm gayretini gösterebilmesi ve bu gayretkeşlikte herkese örnek olabilmesi için çevresinden yardım isteklerinin sürekli olarak onanması, ricalarının emir kabul edilip emirlerinin kanun bellenmesi gereken insanlardandır. Reddedilmeye gelemediğini belirtmek bu şartlarda gereksizdir. Ola ki böyle bir durum başına gelirse, o dingin, ağladı ağlayacak surat ifadesinin altından jaguar kadar yırtıcı yüzünün görünmesi işten değildir. Olayları kişiselleştirmedeki bu eğilimi çevresindekiler açısından potansiyel bir yıkımın habercisi olduğundan, onunla konuşurken dikkatli olmakta fayda vardır. Çocukken babası ve arkadaşlarından sık sık dayak yediğinden dolayı kronik bir mağduriyet hissinden ne yapsa kurtulamadığı söylenir. Bu sebeple bazı noktalarda onu anlayışla karşılamak gerektiği düşünülebilir. Cesurdur, kararlıdır ve sadakati ödüllendirmeyi sever. Bu kadar üstün özelliğine rağmen azıcık rüşvetçidir. Kurum tesislerinde damacanaya hallenen garsonun aklanması için ‘’Damacana Vergisi’’ adı altında para sızdırdığı anlatılır. Asbaşkan P’nin yerine geçmeye en uygun adayın kendisi olduğuna inanır. Fakat temayülün Başkan U yönünde geliştiğini gördüğü için ondan ölesiye nefret eder. U Başkan’ın kusurlarını yakalamak için hep pusudadır ve elde ettiği bir şey olursa derhal Asbaşkan P’ye yetiştirerek kurum geleceği adına doğru tercihlerin ne kadar önemli olduğunun fark edilmesini ister.


İşe bakınız ki bu beş başkan bir gün kurumdan aynı anda çıkmak talihsizliğini yaşadı. Ufak bir şaşkınlık ve panik anını takiben hararet ve gayretle birbirlerine sarıldılar. Çünkü etraf kalabalıktı ve henüz söylemediğimiz ayrıntının; tek ortak notaları olan kalabalık fobilerinin onları beraber hareket etmeye mecbur kıldığının farkındaydılar. O esnada halkın kafasının bu fobiden haberdar olarak boşu boşuna karışmasını istemediler. Gösterecekleri uyumsuz ve gergin bir görüntünün kurum geleceği açısından bazı sakıncalar barındırdığına inandıklarından doğaçlama olarak bu yönteme başvurdular. Sevgiyle sarılmaları sona erdiğinde ayna gibi dişlerle olimpiyat halkaları düzeneği alıp kol kola dizildiler. Uzun uzun, tatlı tatlı, ışıl ışıl gülümsediler. Ta ki kalabalık onların bu tuhaf hâllerinden sıkılıp başka işlere yönelene kadar.