

Derinlere gömülü define, elbette insanın ta kendisi
Umut Kaygısız, İlay Bilgili'nin 2025 Sait Faik Abasıyanık Hikâye Ödülü kısa listede yer alan Onca Günah Varken adlı kitabı üzerine yazdı: "Yazar, yeryüzünün sayısız imtihanıyla mücadele eden insanı, birbirinden sert ve sade hikâyeleriyle doğadan ve toplumdan soyutlamaksızın günahlarıyla yüzleştiriyor." 2025 Sait Faik Abasıyanık Hikâye Ödülü kısa listede yer alan Onca Günah Varken , dünyanın ortasında bir başına bırakıldığı hissini iliklerine kadar yaşayan insanın çırpınışlar


Yaratıcılık Ritüelleri 66 / Mehmet Bilal Dede: “Fikir geldikten sonra ‘tatlı bir huzursuzluk’ başlıyor.”
"Fikir geldikten sonra hemen oturup yazmaya başlamıyorum, sadece bir cümlelik ana fikri tarihiyle birlikte not alıyorum ve artık onunla yatıp onunla kalkıyorum. " Yazarların yazma deneyimlerine odaklanan Yaratıcılık Ritüelleri'nde Semrin Şahin'in bu haftaki konuğu Mehmet Bilal Dede. Yaratıcı sanatlarda akışta kalmanın, kendimizi yaratma anının içinde tutarak, sürüklenmeden kalabilmenin ne kadar zor olduğu bilinen bir gerçek. Bizi “an” a döndürecek bazı küçük totemler, seremon


"Korkacak bir şey yok"
Şule Tüzül, Georgi Gospodinov'un Bahçıvan ve Ölüm adlı romanı üzerine yazdı: "Gospodinov'un tüm romanları otobiyografik özellikler taşıyor ancak Bahçıvan ve Ölüm baştan sona yazarın yaşamından bir kesiti, yaşamının en zor süreçlerinden birini, kanser teşhisi konan babasını, tedavi ve ölümü sonrası süreçteki ilişkilerini anlatıyor. Ama ne anlatma." İnsanı duygusal olarak çok zorlayan, boğazımı düğüm düğüm eden, yaşamın bakmaya cesaret edemediğim yerlerine baktıran, düşünmekt


Bu coğrafyada kadınlar, yalnızca kaderle mücadele etmez, kaderi belirleyenlerle de mücadele eder
Demet Eker, Ömür Müzeyyen Yılmaz’ın romanı, Defne Yangını üzerine yazdı: "Yılmaz’ın romanı, bir kaybı bulmaktan çok bir sessizliği duymak üzerine kurulu." Bazı romanlar okuru kendi içine çağırır. Ömür Müzeyyen Yılmaz’ın Defne Yangını da bu çağrılardan biri. Sözünü yükseltmeden, bağırmadan söylüyor ama her cümlesi yerin altından gelen bir uğultu gibi derinden duyuluyor. Romanın merkezinde bir kayboluş var, küçük Defne’nin kayboluşu ama yazarın derdi bir ailenin dengesini, bi





























































