

Edebiyatın, dilin, beşerin ötesi: Saf Canavar
Şule Tüzül, Sema Kaygusuz'un son romanı Saf Canavar üzerine yazdı: "Roman, doğayı yüceltmeden, olduğu gibiliğiyle tanımlayarak, insanın doğaya yeniden yakınlık kurabilme ihtimallerini sorguluyor." Sema Kaygusuz, edebiyatımızın en özel yazarlarından biri. Onun kitaplarından birini okumak, uzun süre etkisinde kalacağım bir dünyaya girdiğimi bilmek demek. Muazzam bir dil lezzeti demek. Aydınlanmak demek. Bir şeylerin ötesine geçmek demek. Aklımdan çıkmayacak sorular dizisiyle ba


Kahraman olmak istemeyen bir semt çocuğunun metafizikle imtihanı
Zeynep Yıldız, Hüseyin Meşeli'nin romanı, Kabir Böcekleri üzerine yazdı: "Roman, insanın kendi gölgesiyle yürümek zorunda kalışının, vicdan ile kibir arasındaki bitmeyen savaşın ve karanlığın içinden geçerek hakikate ulaşma arzusunun hikâyesi." Hikâyeyi Yazdıran Ses Hüseyin Meşeli, 1969 yılında Malatya’da doğdu. Görece renkli ve kozmopolit bir sosyo kültürel çevrede, sözün, sohbetin ve müziğin hiç eksik olmadığı bir evde yetişip büyüdü. Meşeli’nin yazarlık serüveni, birçok ya


Rüya Oteli: Herkesin başına gelebileceklerin spekülatif anlatısı
Gülsel Ceren Güneş, Laila Lalami’nin romanı, Rüya Oteli üzerine yazdı: "Kitapta, Kurumsallaştırılmış olmanın çaresizliği, kişinin “normal” olduğunu kanıtlamak zorunda kaldığı sistem ve sıradan görevlilerin sahip olduğu korkunç güç çok iyi anlatılmış." İlk kez spekülatif kurgu türünde bir eser okuduğumda en sevdiğim türü bulduğumu anlamıştım. Bu türde de bilimkurgudaki “Falanca bilimsel ya da teknolojik değişim olursa ne olur?” sorusuna benzer bir soruyla yola çıkılsa da ondak


Bir lügatın peşinde: Mahir Ünsal Eriş’ten bin sayfalık bir edebiyat macerası
Murat Şahin Öcal, Mahir Ünsal Eriş'in romanı, Harikalar Lügati üzerine yazdı: "Mahir Ünsal Eriş’in Harikalar Lügati, eski kelimelerin, unutulmuş bir dilin ve İstanbul’dan Urfa’ya uzanan gizemli bir yolculuğun izini sürerken okuru yavaşlamaya davet ediyor." Ah, kimsenin vakti yok, oturup kalın kitaplar okumaya. Hızlı okuma alışkanlıkları ile geçiyorlar küçürek öykülerin üzerinden. Bir leğen dolusu suyu çıplak ayaklarıyla şıpırdatırken okyanusları aştıkları vehmiyle. Mahir Ünsa



















































